13 aralık 2018 beşiktaş malmö maçı

delikadirulen delikadirulen
oğlum ayıptır insan hiç olmazsa taşak geçmek için açar başlığı.
son dakikaları oynanan ve malmö'nün 1-0 önde olduğu maç. bu sonuçla grupta 3. oluyoruz. ulan inşallah son dakikada falan atmayız da bu işkence devam etmez. herşey negredo'nun attığı son dakika golüyle başladı zaten. o golü atmayıp elenecektik ne güzel bir önceki sene galatasaray ve fener'in yaptığı gibi. bak elenmedik iyice perişan olduk amk.

czn burak

meşa meşa
arkadaşı veysel zaloğlu ile okuluma konuşmacı olarak gelmişti.
bu bilgiyi ne yaparsınız bilmiyorum ama gerçek hayatında bu kadar aptal bir sırıtışı yok. bir de sözlüklere bakıyormuş. ekşi de gülüşüyle ilgili yazılan şeyler dolayı çok mutsuz günler geçirdiğini söylemişti. burada işin tuhaf kısmı, o gülüşü bilinçli yapıyor oluşu. ben o sıra kimi dinlediğimi bilmediğim için yani kendisini tanımadığım için "bu gülüşü fenomen olmak için bilinçli yapıyorsan, ekşi de yazılanlara neden mutsuz oluyorsun" diye soramadım. siz görürseniz sorarsınız.

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

aphross aphross
ben kendimi dünyanın en panik, en kuralcı, en ciddi insanlarından birisi sanırdım. bugün ofiste yangın tatbikatı yapıldı. tamamen habersiz ve nasıl becerdilerse yangının kokusu bile var. önce koridora bir bakıp, odama dönüp özel eşyalarımla birlikte yeni gelmiş olan filtre kahvemi de alıp kimsenin kullanmadığı arka merdivenlerden aşağı indim. kahve kupasını alırken aklımdan havanın çok soğuk olduğu geçiyordu sanırım, emin değilim.

oha kahveni de mi aldın diyenlere "yeaa ben biliyordum tatbikat olduğunu" diye ağzımı eğe eğe cevap verdim ama hangi ara bu rahatlık mertebesine erişmiş olduğuma olan şaşkınlığımı hala üzerimden atamadım.

vurula vurula, vurulacak yerim kalmamış galiba.

instela yazarlarının itirafları

adagiettoo adagiettoo
haziran 2018'de iş yerinde bir kızla tanıştım, kızın ailesi köyde. kız da acayip hanım hanımcık bir kız. arkadaş olduk. benim arkadaşlığım da işte sen anlatırsın ben dinlerim. ben sana bir şeyimi anlatmam, öyledir. bunda da öyle oldu. ben eve kimseyi almam bu kızı almıştım. arkadaşlık süresince bir kötülüğünü sezmedim. bir gün bu benden uzaklaştı, pat diye. ben ne olduğunu anlamadım. ekim 2018 gibi işte. twitter'ına yazmış "dost görünen aşağılıklar var" falan filan yardırmış bana. öyle şeyler yazmış ki gidip hesap sormak bile gelmedi içimden. kendi kendime "gerizekalı bu kız. insan bi' gelip benle konuşur ne olduysa" deyip geçtim. ben sakin sakin hesap soramam cinlenince, yıkarım ortalığı. şimdi aynı odada çalışıyoruz yüzyüze bakacağız diye hesap sormaya bile yeltenmedim.
normalde de bu kadar sakin değilim ha o an bir sakinlik geldi bana, bazı şeylerin yaşanacağı varmış demek ki.
ondan sonra herkes bana cephe aldı. ben ne olduğunu bilmiyorum tabi. hiç ummadığım kişiler bile irtibatı kesti benle. ne olduğunu sordum, cevap yok. iki aydır psikolojim bozuldu cidden. iş mi değiştirsem diye düşünmeye başladım. ne yaptım ki ben? diye düşünmekten delirecektim. çok sevdiğim bir abi var iş yerinde, o bile "benden uzak ol" dedi bana. kimseye bir şey demedim ama çok ağladım çok üzüldüm çok yıprandım.
çok durgunlaştım.
bugün o kız geldi yanıma, mahcup baya. 'hakkını helal et ben sana iftira attım' dedi. bu kız nişanlı. benim için "nişanlıma ahlaksız tekliflerde bulundu" falan demiş. daha bir sürü şey demiş de benim tansiyonum çıktığı için susturdum." ben senle arkadaşken aslında senin arkandan konuşuyordum çok. çok iftira attım neler dedim duysan fenalaşırsın" dedi. ağzıma sıçmış bizim köylü hanım hanımcık kız. herkese itiraf edeceksin duyacağım itirafını anca öyle hakkımı helal ederim, dedim. bugünü itirafla geçti. itiraf etti, millet şok. nişanlısının da kulağına gitmiş yaptıkları. adam te elazığ'da ona da biri yetiştirmiş ne ara yetiştirdiyse. o da nişanı atmış. yönetime kadar gitti konu, ben taşıdım tabi ki yoksa katil olabilirdim.
işten de çıkarıldı. gitti öyle. ben de kimseyle konuşmuyorum şu an af dileseler de, o kadar zoruma gitti ki. ben de bu şartlarda ne kadar çalışabilirim bilmiyorum tadım kaçtı baya. bende nasıl böyle bir potansiyel gördüler onu anlamıyorum. biri de dememiş ki 'o kız demez öyle'. iki aydır rüyamda hep akrep yılan böcek görüyordum hocaya sormuştum en son bu rüyaların ne anlama geldiğini de "arkandan konuşuluyor" demşti, vay anasını cidden. 
bugün o kadar sıfırlandım ki bitti tüm enerjim, yaşama isteğim. 
millet işten çıkar iştekilerle toplanır içmeye sıçmaya gider. ben işten çıkar koştur koştur eve gelirim, kendi dünyamda yaşarım. buna rağmen olanlar... aramız iyiydi, hiçbir sorun yoktu buna rağmen neden böyle yaptın? diyorum. cevap yok.
nişanlısını bile hiç görmedim. bir yerde karşılaşsak da kıskançlıktan evham yapsa diyeceğim de gerçi evham da değil bu.
bu ne cidden ben de bilmiyorum. valla şöyle kale gibi annen baban kardeşin olacak arkanda. onlar da yoksa kimsen yok demektir. kimseden arkadaş, dost, sevgili olmasını beklemeyeceksin. böyle bir anda harcıyorlar insanı. daha kimlere kimlere anlattı acaba bunu? e iş yerinden herkes bi' arkadaşına anlatsa ben bittim demektir. adımız orospuya çıktı. derin düşününce kızı evire çevire dövesim geliyor, aşırı sinirleniyorum. ben de ' niye x'le konuşmuyorsunuz?' deyip onu karalamak isteyenlere diyordum ki "konuşmama kararı almış, sorgulamadım. hayırlısı olsun uzatmayalım" kız ağzıma sıçmış ben hayırlısı olsun diyormuşum. millet de "suçunu biliyor ya alttan alıyor" diyormuş. bugün spora gidecektim enerjim yerindeydi, öyle sıfırlandım ki. kimseye de anlatamıyorsun böyle böyle oldu bugün diye. buraya yazdım ben de.
8