1 mayıs 1977

1 /
cellman cellman
taksim meydanında 1 mayıs kutlamalarında çapraz ateş sonucu oluşan panik ve sonrasında gelişen olayların yaşandığı tarihtir.. ölenlerin çoğu panzerlerin altında kalarak, diğerleri ise mevzilenmiş keskin nişancıların atışlarıyla hayatını kaybetmiştir.. 34 kişinin öldüğü bu olayda paniği başlatanların kimler olduğu hala belirsizliğini korumaktadır..
(bkz: kanlı pazar)
libertar libertar
ruhi su'dan

şişli meydanı'nda üç kız

şişli meydanı'nda üç kız
biri çiğdem, biri nergis
vuruldular güpegündüz
sorarlar bir gün, sorarlar

sabahın bir sahibi var
sorarlar bir gün sorarlar
biter bu dertler, acılar
sararlar bir gün, sararlar

bin dokuz yüz yetmiş yedi
unutulmaz yılın adı
bir mayıs bayramı idi
sorarlar bir gün, sorarlar

sabahın bir sahibi var
sorarlar bir gün sorarlar
biter bu dertler, acılar
sararlar bir gün, sararlar

beş yüz bin emekçi vardık
taksim meydanı'na girdik
öyle bir istanbul gördük
sorarlar bir gün, sorarlar

sabahın bir sahibi var
sorarlar bir gün sorarlar
biter bu dertler, acılar
sararlar bir gün, sararlar

al gözlerim seyir eyle
birin bırak, birin söyle
bu yeryüzü ilk kez böyle
bir istanbul görüyordu
kucaklayıp sarıyordu
baruch baruch
"sabahın bir sahibi var,sorarlar bir gün sorarlar" sözleriyle hafızalara kazınmış, ruhi su'nun şiir gibi sesinden insanın içine akan muhteşem şarkı sözlerinin yazılmasına neden olan olaylı gün.grup yorum'u da unutmamak gerekir.
azwepsa azwepsa
bu olaydan sonra taksim sadece bir mayıs kutlamalarına değil bütün kutlamalara kapatılmıştır. istiklal caddesine problemsiz yönelmeyecek her grup itinayla(!) dağıtılır. bu açıdan bakarak "sivil olmayan" bir meydan* denilebilir burası için. geçtiğimiz senelerde dünya kupası vesilesiyle bir iki kutlama yapılmıştır. lakin onun dışında asker bile meydanda toplanıp geçmez bayramlarda.
kör kuyu kör kuyu
1 mayıs ve taksim'e çıkıyorsun, öyle mi?
gömlek cebinde iki mahsun karanfil
ve serseri bir kurşun ve resmi bir zaman
daaaan!
üşenmiyor düşüyorsun caddeye
üşenmiyor ölüyorsun bu güzel havada
ahh, gafil!
ama sen hiç mi kitap okumadın cahil?
hiç mi roman, hiç mi şiir?
yer çekimlidir karanfil.

met üst
rita rita
babamla annemin da bu tarihte taksimde bulundıkları kanlı gün, anlatırlar, anlatmakla olmaz o dönemler, yaşanmalı, bu günlerin zeminini oluşturan o zamandardan ders alınmalı.
why georgia why georgia
sol cephenin seçimler öncesinde işçi bayramında bir gövde gösterisi yapma kararından sonra, disk'in, ülkedeki sol grupları haberdar etmesiyle düzenlenmesi planlanmış mitingdir. dönem içinde gerek basında gerekse halk arasında önemli bir yere oturtulan miting, sağcı basının o gün halkın dışarı çıkmaması gerektiği yönünde uyarı yapması neticesinde daha bir korku yaratmıştır. tedirgin olan salt sağ basın değil aynı zamanda disk ve diğer katılımcıların da korku duyduğu bir 1 mayıs kutlamasıydı. bu tedirginliğin bir başka sebebi işçi bayramından iki üç gün önce üç kişinin istanbul ve izmir'de öldürülmesiydi. bu ortamı yaratan gruplar taksim'de çatışabilirlerdi, bu sebeple gerek gelen halkın koordinesini sağlamak, gerekse hangi yollardan meydana yürüneceğini, hangi grubun nerede duracağını ayarlamak için 20000 kadar işçi disk tarafından görevlendirildi. ancak tüm bu güvenlik önlemleri alınırken, taksim intercontinental oteli'nin* 213, 510 ve 713 numaralı odalarına kimliği belirsiz kişiler yerleşmişti ancak ilginç ki otel kayıtlarında hiçbir şekilde bir ize rastlanmamıştır. aynı şekilde yine kimliği belirlenemeyecek bir başka grup insan da sheraton oteli'nin çatışına yerleşti.

miting günü geldiğinde katılımın çok fazla olduğu, bir bölüm insanın beşiktaş'tan, bir bölümünün saraçhane ve tarlabaşından meydana akın akın geldiği ve kortejlerin sonunun görünemeyecek kadar uzun olduğu görgü tanıkları tarafından belirtilmektedir. güruhun tek korkusu provokasyonlardı ve gözcülerin tek endişesi provokasyonlara alet olablecek insanlardı. dev-genç de kurulan barikatları geçerek yerini almıştı. taksim meydanı hınca hınç doluyken ilk önce bir el silah sesi duyuldu ardından iki el silah sesi daha. meydandaki kimse kimin, kime ateş ettiğini anlayamamıştı, ardından meydanın dört bir yanından bir yaylım ateşi başlamış ve tüm kalabalık bir panik hali içinde kargaşaya sürüklenmişti. bütün bunlar yaşanırken yine görgü tanıkları tarafından anlatıdığına göre kalabalığın içine renault marka beyaz bir araç girer ve havaya ateş etmeye başlar, daha sonra bu arabanın polise ait olduğu açıklanır.

bütün bu kargaşa yaşanırken meydana bir anda panzerler girer ve hiç önüne dahi bakmadan insanları ezerek ilerlemeye devam eder. bu görüntülerin kayıtları hala gerekli yerlerde mevcuttur. meydanın çevresinden açılan yaylım ateşini açanların yine görgü tanıklarının anlattığına göre tüm kalabalığı kazancı yokuşu'na sürmek ister gibi bir niyetleri vardır ve sonucunda emellerine de ulaşmışlardır. yokuşun ortalarına doğru konmuş boş bir kamyonet birçok insan için bu yokuşun bir tuzak olduğu anlaşılmıştır. bir çok insan bu yokuşta ezilerek hayatını kaybetmiştir. yine bu insanlardan birçoğunun gözlerinin açık ölmesi olayın en dramatik noktalarındandır. yine bu fotoğraflara araştıtılarak ulaşılabilir.

olay üzerine çok fazla iddia atılmış, çok fazla fikir yürütülmüştür. suçlular bellidir aslında da yine her zaman olduğu gibi dava kapanmış ve bir netice çıkmamıştır. türkiye tarihinde bir utanç günü olarak hafızalara yazılmıştır. olay hakkında daha geniş bilgi edinmek isteyenler 12 eylül belgeseli'ni ve akabinde çıkan belgeselin kitabını araştırabilirler.
kayler kayler
taksim meydanında, yaklaşık 500 bin kişinin katıldığı miting'de sular idaresi binasının üstünden ve intercontinental otelinin çeşitli katlarından ateş açılmış, panik haldeki kitlein üzerine panzerler sürülerek bir kamyonetin tıkadığı kazancı yokuşunda sıkıştırılmış, tüm bu yaşanan olaylarda 34 can katledilmiştir. sorumluları elbette yakalan(a)mamıştır.
quasi magistra quasi magistra
uğur mumcu nun:

''sağ güçler, bu olaydan çıkar sağlamaya çalışıyor. partiler, dernekleri trt’si yazar ve çizeri ile, disk’i sanık sandalyesine oturtmak, istanbul’un ilerici, namuslu ve yürekli belediye başkanı ahmet isvan’ı karalamak, bundan siyasal yarar sağlamak istiyorlar. buna meydan vermemek gerekiyor.

türkiye’de yıllardır bir oyun oynanıyor. bir plan adım adım uygulanıyor. önce, sağ kesim içinde, silahlı örgütler oluşturup, sol kesim üzerine saldırttılar. bu yetmedi... şimdi de, solu kendi içinde parçalamak, solu, yine solun bir “fraksiyonu” ile yıpratmak, yoketmek ve yozlaştırmak istiyorlar.''

olarak ifade ettiği kanlı 1 mayıs
don draper don draper
1 mayıs'ı kutlamak amacıyla meydanları dolduran yüzbinlerin karanlık güçler tarafından yok edilmeye çalışıldığı kanlı 1 mayıs. disk eski genel başkanının konuşması esnasında çevre binaların çatılarında mevzilenmiş güçler tarafından ateş açılmış, insanlar çıkmaz sokaklarda sıkıştırılmıştır. 34 kişi yaşamını yitirmiştir. panzerle ezilmek suretiyle katledilen kadın devrimci için (bkz: meral özkol)
xix xix
işçi sınıfından, gençlerden, soldan ürken egemen güçlerin baskı kurmak amacıyla pis ellerini kullandığı gün. ölen otuzdört kişinin beşi açılan ateşle, biri üstüne sürülen panzerin altında kalarak, geri kalanı ise oluşan panikte ezilerek can vermiştir. planlı ve organize bir şekilde gerçekleştirildiği anlaşılan katliamın oluşturduğu travma düzenin korkusuna rağmen umuyorum ki bu yıl bir gövde gösterisiyle geride kalacak, emekçi kelimesinden bile dizleri titreyenler korkularıyla ve pislikleriyle ufacık kalacaklar, ayaklar devleşecek.
elpinoras elpinoras
halaylarla, davul zurnalarla, müzik eşliğinde kutlanan bir bayramın, haklı eyleme dönüştüğü gündür.

artık hiçbir 1 mayıs'ın eskisi gibi olmayacağını imler, kanla boyanmıştır, güç odaklarının kirli mermileriyle sulanmıştır, lastik tekerlekli panzer görünümlü tanklarla ezilmiştir, yıkılmıştır, yerle bir edilmiştir, insanlar; ölmeye ve birbirlerini ezmeye zorlanmıştır, bir beyaz toros içinden ateşler açılmıştır...
pell in pell in
öyle bir katliam günüdür ki bugün, 32 yıl sonra, katillerin bulunması için açılan pankarta dahi tahammülü yoktur kimsenin. 32 yıl sonra bile hala kim olduklarını bilmeden sadece bulunmalarını istemekten başka çağremiz bulunmamaktadır. 32 yıl sonra bile o günün korkusuyla tinercilere açık olan taksime, işçiler gireceği için 20bin polis görevlendirilmektedir.

evet bulunsun o günün katilleri, ölmeden bulunsun, mezara girmeden bulunsun. çünkü onlar eğer yaşıyorlarsa haksız bir şekilde, o gün ölen masum insanlardan 32 yıl fazla yaşamışlardır. hayır artık mezardalarsa yinede haksız yere fazla yaşamaları nedeniyle mezardan çıkarılıp yargılansın. adları açıklansın. emri verenler açıklansın. yoksa taksim korkusu bitmeyecektir, hiçbir hükümetin, yoksa bitmeyecektir taksim korkusu hiçbir emniyet müdürünün.

ve 1 mayıs 1977'yi hiçbir kuşak unutmayacaktır. nasıl ki biz yaşamadığımız halde, yaşamış gibi o gün için uğraşıyorsak hala, 1000 yıl geçse de yitirilen masum insanların anısına unutulmayacaktır 1 mayıslar, unutulmayacaktır 1 mayıs 1977.
de te fabula narratur de te fabula narratur
şimdiki ismiyle the marmara oteli'nin bazı odaları ile sular idaresi'nin tepesinden, disk önderliğinde düzenlenen mitinge katılan insanların üzerine ateş açılması, panzerlerin topluluk arasına dalması, beyaz bir mercedes'in içinden insanlara ateş açılması olaylarının yaşandığı 1 mayıs 1977 günü istanbul taksim meydanı'nda yaşanan siyasal tarihimizin yüz kızartıcı, yürek burkan olayı. hala failleri yakalanamadı. hatta bazıları bugün devlet içinde çok önemli yerlere gelmiş yüzlerinde daha bir mide bulandırıcı gülümseme yerleşmiştir.
anneanne anneanne
aklıma geldikçe, özel nedenlerden dolayı on dakika önce oradan ayrılmış olmasaydım, belki de bugün yaşamıyordum diye düşünmeme neden olan kara gün.
1 /