1 mayıs 1996

neverwinter nights neverwinter nights
kadıköy'de deyim yerindeyse taş taş üzerinde kalmamış gündür. altıyol'dan aşağı inen caddedeki mağazaların, bankaların vitrinleri inmiş, polis ve tek tip giyimli bölücü örgüt militanları arasında ciddi çatışmalar meydana gelmiştir. boğanın üzerine yanılmıyorsam spreyle ekim yazılmıştı.
eriyenadam eriyenadam
yıllar geçmesine rağmen aklımdan silemediğim sahnelere sahip 1 mayıs savaşı olmuştur. içinde yaşadığım ülkeyi henüz tanımamamdan, hayat tecrübemin eksikliğinden ve çocukluktan gençliğe geçiyor olmanın etkisiyle, memleketin sonu budur herhalde diye düşünmüştüm. inanılacak gibi değildi. istanbulun ortasında ünüformalı pkk militanları resmi geçit yapıyordu! polis nerdeydi diye düşündüğümde zihnime çakılmış, o günün özeti görüntü geliyor aklıma; bir sivil polis, kalabalığın arasında ölesiye dayak yiyor, hiçkimse müdahale edemiyor... ölüm haberleri geliyor, kadıköy darmadağın... o zamanki çocuk bünyem uzun zaman atamadı üzerinden bu şoku, ne yapsam diye fırdönüp durdu.

bugün yine 1 mayıs, taksim yasağının 30uncu yılı aynı zamanda. yalan yok, korkuyoruz 1 mayıstan. sadece bir mayıstan değil, dünya kadınlar gününden dahi korkmaya başladık. itü özelinde itü maslak bahar şenliklerinden de. hepsinin ortak özelliği, bir şekilde bölücülerin boy gösterme fırsatlarına dönüşmeleri. sayılarını tam bilmesemde, 3-5 provakatörün(1 mayıs 1996'da bir bölük ünüformalıydı) ortalığı karıştırma yetisine sahip olduğu eylemler olmaları. müdahale edilince 1 mayısta emekçilere tahammülsüzlük, kadınlar gününde kadınlara saygısızlık olarak görüldüğü için korkuyoruz. ve en önemlisi, basında boy boy provakasyon görüntülerinin çıkıp genç bünyelerin zehirlenmesinden, cevap verilmesinden korkuyoruz.

bu günleri kutlayan samimi vatandaşlar, art niyetlileri enselerinden tutup 'senin yerin bura değil' diyerek kalabalıktan uzak bir yere koysalar, bölük bölük ünüformalıların yürümelerine izin vermeseler, cam çerçeveler yerlerinde kalsa, koca sopaların ucuna bir karış bayraklar takılıp, bir anda bayraklar kötek aletine dönüşmeseler, bu günlerin anlamları daha rahat anlaşılır, amaçları yerini daha rahat bulur. bir çok ülkede bu gün resmi bayram, umarım bir gün bizde bugünün bayram olduğunu anlayacak olgunluğa erişiriz.
eriyenadam eriyenadam
22 mayıs 2007'de ankara ulusta kendini havaya uçuran güven akkuş'un, bir sivil polisin teröristler(eylemci diyen de var) tarafından ölesiye dövüldüğü sahnede, yerdeki polisi tekmeleyenlerden biri olduğu anlaşıldığı olaylı 1 mayıs kutlamarı(!)dır.
mevlüt şekeri hüznü mevlüt şekeri hüznü
çocuktum hatırlıyorum. evet, bir hafıza da bizde mevcut; balıktan iyi filden kötü. hasılı, hesaplayayım...11 yaşımda olmalıyım, dibimdeki adamı, yukarılara konuşlanmış uzun menzilli bir silahla öldürdüklerinde hazırlıktaydım.

uzun süredir öyle bir 1 mayıs olmamıştı. çocuk kortejleri, gençlik kortejleri, üniversiteler, liseler, genç işçiler, işçiler...mahşer yeri gibiydi. küçüklüğümden değildi bu ayırsamam. çoktuk. "babama iş, bana süt" pankartını taşıyordu 7-8 yaşında bir çocuk yanımda ve 3 yaşındaki kardeşi, büyük bir abimizin sırtında bunu bağırıyordu sevimli sevimli.

bir anda kalabalık hareketlendi. silah seslerini duyduk. korktum. üç adım ilerimdeki adam yere yığılmıştı, annem kolumdan çekiştiriyordu, abilerimden biri "bu tarafa" diyordu. o tarafa koşuyorduk. orası rıhtımdı. canımızı vapurlara atmaya çalışıyorduk. turnikelerin altından üstünden atlayarak vapurlara doluşmuştuk. çil yavrusu gibi dağılıyordu herkes.

sonrasında herzamanki gibi "yüzü kapalı" birilerinin 1 mayıs kutlamalarına hallenmelerini dinleyecektik haberlerde.
bu yüzü kapalı birileri hep ülkedeki siyasi gerilimin arttığı zamanlarda ortaya çıkıyorlardı. kimdi bunlar? iddia edilen şekilde "bölücü örgüt" militanları mıydı hepsi? ortada bir bölünme olduğu gerçekti de, bölen kimdi hakkaten?

bir kısmı maraş'ta kapıları boyalıyor, sivas'ta slogan öncülüğü yapıyor, eylemlerde ilk taşı vitrinlere atıyordu. sonrasında yarattıkları kaosa bakıp gülüyor olmalıydılar.

1 mayıs 96 idi, ölen üç kişinin pkk'lı olduğu gibi bir şey çıkmış mıydı açığa sahi? polisin çocuklu bir kalabaliğa rastgele ateş etmesi neyle açıklanacaktı?

"güvenlik güçlerinin koca kalabalık içinde 3 kişiyi vurduğu 1 mayıs olmuştur" bu da tanım olsun.
pool of sorrow pool of sorrow
devletin kendi eliyle provake ettiği, insanlara kıydığı bir kanlı bir mayıs. edilen laflara bakınca bölücüleri doğuda değil yakın bir yerde aramak gerektiğini düşündürüyor zira.
onurene onurene
sikimsonik "devrimciler yüzünden yeaa" moduyla anlatılıp duran ama nedense olayların başlangıcı ile ilgili kimsenin fikir yürütemediği konu. böyle durumlarda devrimcileri suçlarız ki başımıza bir iş gelmesin. de mi la coni.
byzantion byzantion
nerede okuduğumu hatırlamıyorum ama ufak bir hatıra, altıyol'dan aşağı gruplar inerken bir grup elinde büyük bir lenin heykeli ile yürürken arkadan bir dayı ulan türkiye'de ne kadar rus varmış diye kendi kendine söylenmesinden sonra kenarda bekleyenlerin dik bakışlarından sonra ortadan tozladığı bir mayıstır.