10 ekim 2015 ankara da meydana gelen patlama

20 /
driving einstein driving einstein
ankara'nın başına melih gökçek'ten bile daha kötü bir şekilde gelmiş facia.

siyaset yapılması doğru değildir bu olay üzerinden. şansa yaşadığımın net farkına varalı 2 yıl geçmiştir. acısı olan herkesin acısını paylaşıyorum, unutmadım ben ve unutmam da mümkün değil bu saatten sonra.
ofansif sol bek ofansif sol bek
bu katliam ile ilgili müfettiş raporlarına dahi geçen emniyet yetkililerinin ihmallerini haberleştirdikleri için cumhuriyet gazetesi muhabiri kemal göktaş, cumhuriyet gazetesi eski genel yayın yönetmeni can dündar, evrensel gazetesi genel yayın yönetmeni fatih polat, evrensel gazetesi muhabirleri tamer arda erşin ve cem gurbetoğlu hakkında 1-3 yıl arasında hapis cezası istemiyle dava açılmış.

www.cumhuriyet.com.tr
thomas sankara thomas sankara
ilk patlama haberini duyduğumuzda yaşanan panik, kaybettiğimiz ve yaralanan dostlarımızın haberleri, ölü sayısının gittikçe artması, yapılan eylemler.. herhalde hayatımın en kötü haftasını bu katliamla yaşamışımdır.

şöyle bir video vardı ki, hala her izlediğimde gözlerim dolar, hüzünlenirim:


di mi ya di mi ya
balık hafızalı bir topluma donustugumuzun en guzel orneklerinden biri, 100 kusur kişinin öldüğü bu patlamayı bile nasıl da unuttuk. üstünden 3 yıl bile geçmemişken.
ben bile bir an " ya ankara garı patlaması mıydı bu acaba" diye düşündüm.
unutma halkım unutma
soma maden ocağı patlamasını da unutma bunu da unutma.....listelercesini unutma...
allahdiyenpense allahdiyenpense
an itibariyle türkiye'de can bedelinin yaklaşık olarak 3077 tl olduğunu resmi olarak kanıtlayan bir kararı okudum. iç işleri bakanlığı ve ankara valiliğine toplamda 400 bin tl tazminat ödemesi çıkmıştır. şaşırdık mı ? hayır
bar filozofu bar filozofu
bugüne gelen ne kadar boktan şey varsa hepsinin başladığı an.

78'li bir abiyle birlikte kendimizi sıhhıye'ye zor atmıştık. biraz soluklanınca sağına soluna bakıp ilk dediği şey şu olmuştu, "türkiye'de bir iç savaş var. bu iç savaşın en savunmasız tarafı da solcular. eşşek gibi ortadalar"

sonraki gelişmeler aynen bunu gösterdi.

edit: bu arada patlamadan sonra kitlesini alandan çekip, megafonla ajitasyon çekeceğiz diye yardıma gelen türk tabibler birliğine yol vermeyen ahlaksızları da unutmadık. adam bir de utanmadan "beş dakika bekle lan" diye bağırıyordu doktorlara. sol'dan silinmelerini, chp'de ikbal aramalarını keyifle izliyoruz. bize uzak allaha yakın olun.
2
erdinant erdinant
3 sene oldu.alıştırıldık acılara, ses çıkartmamaya.3 sene önce tam bugün yoldaşlarımız ve küçük bir çocuk katledildi, onlarcası yaralıydı.sonra dalga geçildi bu insanlarla, milli maçta saygı duruşu yuhalandı.iyi ki öldüler terörist, alevi, kürt, komünist dendi.bir şey soracağım veysel'in kameraya ürkek bakışından da mı utanmadınız hiç?


aphross aphross
o günden kalan, aklımdan hiç çıkmayan bir fotoğraf karesi var. ekleyemeyeceğim buraya, bir insanın ölümü, başka bir insanın acısı...

sigarayı birakalı tam 8 ay olmuştu, özel hayatımda yaşadığım onca sinir strese rağmen tekrar içmek aklıma gelmemişti hiç. fotoğrafı görünce arkadaşın paketini alıp bir sigara yaktım.

bazen, çok sinirleniyorum insanların vurdumduymazlığına, çıkarcılığına, cahilliğine, şark kurnazlıklarına... amannn banane yaa diyesim geliyor tüm olanlara, banane benim tuzum kuru diyecek oluyorum, sonra o fotoğraf geliyor aklıma.
yaseminkokulupatika yaseminkokulupatika
"canı cehenneme rahat uyuyanın,
kapısını örtenin perdesini çekenin,
yüreği yalnız kendiyle dolu olanın.
duvarları ancak çarpınca görenin,
canı cehenneme başkasının yangınıyla
evini ısıtıp yemeğini pişirenin."
(bkz: şükrü erbaş)

korkmaz abim, dilerim ki ordan hala umutla hala dirençle bakıyorsundur bize...
uğurlar olsun.
zirabenisizdelirttiniz zirabenisizdelirttiniz
üç sene oldu. dile kolay, üç sene oldu. bizim sadece canlarımızı değil, her şeyimizi aldılar. gülerek geçtiğimiz her sokağı, her köşeyi binlerce anıyla doldurdular. attığımız her kahkaha daha buruk, mutlu olduğumuz her anda kalbimizde ince bir sızı. bizden gülüşlerimizi de aldılar. geçmişe dönüp gülerek anacağımız tüm anıları çaldılar, geriye sadece bölük pörçük görüntüler kaldı. geriye, yüzlerini unutmaktan korktuğumuz için kötü çekilmiş bir fotoğraf başında uykusuz geçen geceler kaldı. ama bize bizi verdiler, üç senedir daha sıkı sarılıyoruz birbirimize. üç senedir her gördüğümüzde birbirimizi, son kez görüyormuş gibi yaşıyoruz. biz çok korktuk, biz çok kanadık evet, ama artık korkma sırası onlarda. biz yaralarımızı sarıp gözümüzde yaş da olsa kaldırdık birbirimizi yerden, ama onlar düştüğünde yerden kaldıracak kimse olmayacak.
20 /