14 numara

aytok aytok
başrollerinde hakan balamir ve serpil çakmaklı'nın oynadığı, 1985 yapımı "bir sinan çetin filmi". genelev yaşamının zorluklarının ve pisliklerinin anlatıldığı film, irfan yalçın'ın bir romanından uyarlanmış olup sinan çetin'e rağmen iyi bir filmdir. sinan çetin'e rağmen iyi olan bir diğer film için: (bkz: çiçek abbas)
sir da ros floyd sir da ros floyd
''kralım tabi disco kralı'' nanesi bu filme nazire yapıyor gibi.

- şimdi sen bana ''lan arap beni buraya niye getirdin bok mu var'' diye bir sor bakayım.
- yok sormam kızarsın.(burada ana gral diyeceksiniz)
- yok yok kızmam sor sor.
- niye getirdin beni buraya?
- ''bok mu var burda'' de öyle sor.
- bok mu var burda?
- hiyeah gel bak. bok var burda hıahıa.



- bak la bak şunlara bak şunlara ahıahı ahı
- ne güzel arap, çocuklara bak ne güzel. ne farkı var ki o karının benden. otuz yıl yaşasaydım ama çocuklarım olsaydı.
- yok yağh
- e yağh
- onun benden ne farkı var?
- onunki altından seninki tenekeden(haha)
- yok yok elmastan(haha)
- altından lan işte!
- gümüşten(kıkırdaşmalar)
- hasiktir hasiktir hadi len tenekeden len(hahahaha) seninki tenekeden teneke hehehe..

dertler deryasındaki kayık dertler deryasındaki kayık
kanan d gece 12 den sonra yayınlamaktan hala bıkmadığı film. 12 den sonra cine 5'li geceleri yad ediyorlar sanırım.
kötü yola düşen, bir kızın hazin hayatını konu alan sinan çetin'in yönetmeni olduğu 1985 yapımı film.
gerçekleri film tadında anlatır.
mezarına tüküreceğim afişinde benzer bir afişi de var.
senmurw senmurw
her izlediğimde de üç farklı kesitteki şu diyaloglar beni hep etkiler:

"serpil çakmaklı elinde kafes ile 14 numaraya girer;
hikmet gül: oha, o ne kız?
yaprak: hiç anne, bu cennet kuşuymuş.
hikmet gül: ne cenneti salak kız.
yaprak: bu kuşu besleyen cennete gidermiş, on bin lira verdim.
+: kandırmışlar seni bin lira bunlar.
yaprak: ama cennete gideceğim.
-(ortamın yaşlısı): getir kızım getir, bize de sevap olur...
+: bu kuş da orospu olur muhakkak."


"yaprak: arap, bu gemiler demir mi?
arap: heağ.
yaprak: niye batmıyor? demirden balık olsa yüzer mi, he? demirden balık olur mu?
arap: olur, olur..
yaprak: var mı peki? adı ne?
arap: zargana..."


"yaprak: arap!
arap: heeöğ.
yaprak: sana bir şey soracağım ama gülme.
arap: sor bakalım.
yaprak: allah iyidir, değil mi?
arap: iyidir, iyidiir.
yaprak: o zaman kim kötülük yapmak isterse onu hemen taş etse ya.
arap: yok yieağ! allahın işi yok da kerizler ile mi uğraşacak."

rollerine ithafen hakan balamir'ler bitmeyeceği gibi serpil çakmaklı'lar da bitmeyecek. benzeri hikayelerden biri de, taşı toprağı altın şehir adıyla 14 numara'dan önce çekilmiş ayşegül atikin (fatma) başına gelmişti.

velhasıl, 14 numarayı; yoksulluğun, biçareliğin, düşmüşlüğün, saflığın getirdiği güvenin simgesi olarak ele alırsak: 14 numaralara kilit vurmak imkansız gibi bir şey olsa gerek.