90 lar denince akla gelenler

7 /
havadakalansorular havadakalansorular
pek çok şey var. 90 lar bu ülkede popun çıktığı ve zirve yaptığı en güzel sözlerin yazıldığı zamanlar bana göre. sokakta oynayan, bilgisayar telefon nedir daha tam olarak bilmeyen son çocuklardır. kot cekettir. şaka yüzüğüdür. he-man voltrandır. ayı yogidir. temel reistir. bizimkilerdir mahallenin muhtarlarıdır süper babadır. 90 larda siyasilerin televizyon kanallarında birbirleriyle yüzleşip münazara yapabilmeleri ellerindekini ortaya medeni bir şekilde dökebilmeleridir. bu kadar varlık içinde değildik belki ama daha mutluyduk sanki o zamanlarda.
dikkatsi dikkatsi
öyle şeyler yazılır ki, sadece hatırladığınla kalırsın. pek çok şey senin için, yıllar sonra bir anlam ifade etmeye başlar. bazıları ise sadece akılda kalan hatıradır. ama sanıyorum o yıllarda çocukluğunu yaşayanların en çok ortak olarak özledikleri: müzik ve diziler olacaktır.

gülgün feyman'ın sunduğu star ana haber'de, haber okunurken ekranın bir köşesinde haber görseli verilirdi. tank, tüfek, bomba resimleri hatırlıyorum. bosna savaşı vardı o yıllarda. haber bitiminde engin ardıç yada meriç köyatası yorum yapardı. haber sonrası sarışın bir hanımefendi hava durumu sunuyordu. kanal d'de güneri civaoğlu başlamıştı bir ara yorumlara.

cine 5 resmen büyüklerin buraya giremezsin dediği oda gibiydi. en şaşalı zamanlarında şahsıma girmek hiç nasip olmadı.

o dönemki kadar kaliteli çizgi filmler kadar kalitelisi pek gelmedi denebilir. taş devri, voltron, he-man..

o dönemki seviyenin asla yakalanayamayacağı şeylerden biri de türk dizileridir. süper baba, bizimkiler, gerçek kesit gibi yapımlar o an ekranda olduğu için seyrettiğimiz şeylerdi. severdik ama neden sevdiğimizi bilmeden. şimdi şimdi bakıyorum da gerçekten bambaşka bir seviyeymiş.

keza 2000li yıllarda pek çok abuk sabuk, şimdilerde adını dahi unuttuğumuz lüzumsuz kişinin domine ettiği müzik piyasası yozlaşmadan hemen önceki son kaliteli dönemiydi.

kapanışı, bizim için pazar gecelerinin kapanışı anlamına gelen parliament cinema club müziği ile yapalım.


gelutopya gelutopya
refah partisi...

siyasetten bir haber biçimde top peşinde koşturduğum yıllardı doksanlar. mahallede kalabalık bir çocuk grubuyduk. o gün aramıza katılabilen tek alt mahalleli gambak, mahalle takımının değişmez kaptanı üst komşunun oğlu eko, tüm senelerin en kova kalecisi ben deniz yogi, 50 cm yüksekliği ile nobele aday kaldırıma oturmuş çitliyorduk.

caddenin üzeri parti bayrakları ile doldurulmuştu. toprak yol daha yeni asfalt yapılmıştı. şehirle bizim mahalle arasında yolcu taşıyan minibüslere laf atıp puanlamaktı derdimiz. kimin minibüsü daha iyi ve güzel süslenmiş tüm derdimiz buydu. benim gözdem tepe sis farları, afilli ek göstergeleri ve mavi ışıkları ile 98 numaraydı.

biz minibüslere bakarken önümüzden bangır bangır müzikleri ile anavatan partisinin seçim otobüsü geçti. gördüğüm ilk seçim otobüsüydü. gözlerimizi kamaştıran yolcu minibüslerine göre daha iyi bir ses sistemi olduğu açıktı.

bir süre sonra shp'nin seçim otobüsü geçti. bu otobüs anap'ın otobüsüyle aynı büyüklükteydi ama ses sistemi o kadar iyi değildi. ve daha yavaş ilerliyordu. dayım shp'nin il başkanı olduğu için dayımın arabası gibi baktım arkasından. eve gidip çocuklarla oynamak yerine partide müzik çalıyorlar diye hayıflandım.

maç için sahaya kimse gelmediğinden oturduğumuz yerde çekirdek tepesi gittikçe büyümekteydi. eko mhp minibüsü geçerken kurt işareti yapıp ulumaya başladı. minibüsü yan komşumuz ayfer abla'nın sarkık bıyıklı kocası kullanıyordu. mahallenin ülkü ocağı başkanıydı. çok parası yoktu ve elektriği kaçak kullandığını hatırlıyorum. ve bir kaç sene sonra ayfer abla'nın üzerine köylü bir kızı kuma olarak getirmesi dün gibi hatırımda.

mhp minibüsünün ardından eski kahverengi torostan yarı bellerine kadar sarkmış üç kişinin bayraklar sallayarak son hız geçtiği refah partisi arabası geldi. mücahit erbakan diye bağırıyorlardı. arabanın arkası yere yapışmak üzereydi. arabanın eskiliğine ve fakirliklerine üzüldüğümü hatırlıyorum.

o fakir torostan bu güne çok şey değişti. o torosun öğrencileri şimdi saray gibi külliyelerde.
küçükharfleyazılanherşeyyanlıştır küçükharfleyazılanherşeyyanlıştır
ozetlersem
sokak, boru silahlar, uc bes tane de olsa kavgalarim, cimde ve asfaltta mahalle maclari, mahalle maclarinda gelene gecene oturusumuz, aksam ezaninda yankilanan anne sesi, insaattan atlama challenge, hakan peker, ege ve gitari, surekli kaza gecirmem neticesinde sikca rontgen cekilmem, sunnetim, sunnetimde bakkal abla tarafindan hediye olarak gelen pringles, alanya, deprem, cadir hayati, sefillikte yasanan tuhaf mutluluk, ak sakalli dede hikayeleri vs vs
7 /