a song of ice and fire

1 /
theodenking theodenking
george r r martin'nin yazdığı orta çağdaki feodal yapıya benzeyen bir ortamda geçen fantastik bir seri.
serideki kitaplar şunlardır :
- a game of thrones (1996)
- a clash of kings (1998)
- a storm of swords (2000)
- a feast for crows (2005)
- a dance with dragons (daha basılmadı)
- the winds of winter (daha basılmadı)
- a dream of spring (daha basılmadı)

türkçeye sadece a game of thrones kitabı taht oyunları adıyla 2 kitap halinde basılmıştır.
luthien luthien
hbo tarafından bu serinin bahar ayında dizisi de yayınlanmaya başlayacaktır, merakla bekliyoruz, kadroda ex sarah connor abla ve boromir ağabey var. her kitabın bir sezon olması düşünülmüş.
traileri az önce izledim ve kitabı hemen okumalıyım.
morado morado
kitap güzel, hikaye şahane, olaylar efsane. efsane efsane olmasına ama, jon snow kardeşim sürekli jon kar olarak geçiyor kitapta. adam piç olabilir. lakin piç diye de bu kadar üstüne gidilmez ki? kar da kar, saygımı yitireceğim bu delikanlı kardeşime sizin yüzünüzden. niye çevirdiniz yahu o soyadını?
bak, bu iyi gene. snow'dur, kar'dır gene bi nebze kabulleniliyor. yahu kardeşim, greyjoy'u bozneşe diye çevirmek hangi aklıevvelin fikriydi ben onu merak ediyorum en çok.

bırakın lan şu soyadları kendi haline. abidik gubidik çevirilerle kitabın zevkine sıçıyorsunuz. madem bi iş yapıyorsunuz, güzel yapın. zira muhtacım o çeviriye. çok taşşaklı ingilizcem olsa okuyacağım zaten orijinalini. vay anam karmış, otmuş, bokmuş uğraşmayacağım. senelerce de yapacağınız garip soyadı çevirilerini beklemek zorunda kalmayacağım. ama el mecbur. o yüzden yapmayın şunu.

of, bozneşe ne yæ?
julia roberts ın ağzı julia roberts ın ağzı
memlekette pek çok fantastik öğe gibi sadece bir alt kültür ürünü olarak kaldığından hakettiği yere ancak dizinin çekilmesinden sonra gelebilmiştir. gerçi piyasayı yoklayınca dünyada da durum bu gibi. ve uzuuunca bir süre game of thrones olarak bilinmeye mahkum olacak seridir.
nicholai hel nicholai hel
daha son iki kitabı yazılmamış -ya da basılmamış diyelim martin belki yazmış olabilir- olmasına rağmen gelmiş geçmiş en iyi epik fantastik seri olarak lanse edilen seridir. sonunun bilinmemesine rağmen çoğu otorite tarafından böyle bir ünvan verilmesi çok değerli ve önemli bir şey.

benim bu seri ile ilgili tek sinir olduğum şey var o da diziden sonra serinin hayranı olmuş bazı insanların yorumları. seri diziden kaç yıl önce yayınlanmaya başlandı ve daha o zamanlarda best seller oldu. zaten dizinin çekilmesi de bu yüzden. ama sanki dizi sayesinde seri best seller oldu mantığı var ben buna kızıyorum. hae bi de biliyo musun böyle bi seri var süper aa okuman lazım ben buldum ben keşfettim ayağında ki insanlara sinir oluyorum. la yarraam biz onu ta ne zaman okuduk senin haberin var mı diyesim geliyor. gerçi bu olay bu seri ve dizi için geçerli bir şey değil her konu da böyle davranan tipler var.

tabii ki dizinin katkıları da çoktur seriye. mesela a clash of kings in türkçeye çevrilmesi dizi sayesinde olmuştur ne yazıkki daha erken çevrilmemiştir. ama kitapları bi de türkçe okuma fırsatı bulduğumuz için çok seviniyorum.

ayrıca belirtmeden geçmeyelim ilk kitap a game of thrones, dizisi yapılmadan iki üç sene önce çevrilmişti. iki kitap halinde çıktı piyasaya arkabahçe yayınlarından. fakat çevirisi o kadar kötüydü ki pek tutmadı. dünyada best seller olmuş bir eseri zaten bi biz sikerdik sanırım onu da becerdik.

edit: bu arada sibel alaş imzalı epsilon çevirileri de bekleneni verememiştir. şu bölge, kale ve karakter isimlerini türkçeye çevirme sevdası nedir hiç anlamıyorum mk.
aegontargaryen aegontargaryen
bana göre tüm zamanların en iyi fantastik edebiyat eseridir,yüzüklerin efendisi hikayedir.çıkan 5 kitabının beşini de okudum,sonra tekrar okudum,sanırım sonraki zamanlarda tekrar okuyacağım.henüz çıkacak iki kitabı daha vardır,ve george r.r.martin yavaş yazmasıyla bilinen bir yazar olduğu için bu kitapları okumaya başlamamız hayli sonraya kalacak gibi.

şimdi,a song of ice and fire niye yüzüklerin efendisinden ve diğer fantastik edebiyat eserlerinden daha iyi?

-karakterler ve olaylar,ayrıca düzen işleyişi inanılmaz boyutlarda gerçekçi,kitabı okuyanlar,bu üzerinde bir hayli çalışılmış çok katmanlı düzeni görünce mevsimlerin yıllar sürdüğü,ejderhaların,büyücülerin ve ölümden geri dönen insanların,ölümsüzlerin ve 'ak gezenler' olarak anılan ürkütücü,bebek katili dostlarımızın varlığına rağmen sanki okudukları kitapta yazanlar gerçekmişçesine kapılıp gidiyor.

-her karakter,kim olursa olsun her an ölebilir.kimse güvende değildir,kimse çok değerli değildir,kral ya da kasabın çocuğu,hiç fark etmez.

evet aslında bu kadar.okumayanların okumasını,okuyanların da tekrar okumasını tavsiye ederim.

dipnot:kulanıcı adım da bu serinin karakterlerlerinden birinden gelmekte.
geldik gördük yakında gideriz geldik gördük yakında gideriz
g.r.r martin neden ensest ilişkilerin kol gezdiği, sübyancılığın mübah sayıldığı, köylerde bile genelevlerin bulunduğu bir hikaye seçmiştir acaba. yoksa freudun dediği gibi sanat yoluyla içindeki sapıklığı dışamı vurmaya çalışıyor.
chemicalenginar chemicalenginar
dünyanın eski dönemlerinde ensest ilişki, kızların 9-10 yaşında evlenmesi ve genelevlerin belki de şu andaki ortalamadan daha fazla olduğu dönemler var. george r.r martin röportajlarından anlaşıldığı kadarıyla çok iyi bir tarih bilgisine ve bunları çok iyi kurgulayacak kadar da zekaya sahip biri. nitekim de kitaplarını türkçeye çeviren sibel alaş ta bunun bu şekilde olduğunu her fırsatta dile getiriyor.

george r.r martin'in kitaplarından sapık olduğunu çıkaramayız sadece ekranlarda görmediğimiz bir müstehcenliğe kapı araladığını söyleyebiliriz. ama ben kitaplarını okurken sapık değil de obur ve yemekleri çok seven biri olduğunu söyleyebilirim. çünkü her yemeği bir şölen havasında ve en ince ayrıntısına kadar açıklıyor. insan ister istemez acıkıyor.
peder naumoski peder naumoski
itiraf etmem gerekirse ben fantastik edebiyat seven bir adamım diye geçinerek geçirdiğim onca senede a song of ice and fire'ı da george r. r. martin'i de hiç duymamıştım. öte tarafı cnbc-e, kitaplar ve bitmek bilmez bir hayranlık.

olay kurgusunun ya da karakterlerin ne kadar insanı kendine çekici ve akıllıca yaratılmış olduğundan burada bahsetmeyeceğim. kitaplar da, uyarlama tv dizisi de ortada. şiddetle tavsiye etmeme gerek bile yok. beni canevimden asıl vuran şey şuydu: fantastik ya da genel olarak edebiyat hatta insanlıktaki kimi klişelerin tersine ve tam da benim istediğim şekline döndürülmüş olması. ne demeye çalışıyorum? bir kitap yazılacak olsa; kırmızı bayraklı ve aslan simgeli sıcak ülke hanedanı en iyisi, en onurlusu ve en cesuruyken kurt simgeli soğuk ülke hanedanının kötüler olmasını beklerdin. soğuk kötü, sıcak iyidir. baktığım her yanda bir 'güneş gelse de kurtulsak' edebiyatı görüyorum ve bu benim gibi kar kış karanlık gibi temalara on metre sarkan dille sarılan beni itiyor. bu klişe, hayatımda en büyük yeri olan eserlerde, tolkien destanlarında bile var. bu destanınsa başından sonuna tüm gönlümüzle yanında olduğumuz stark ailesinin sözü ise 'winter is coming'. [bu cümle her ne kadar felakete hazır ol anlamını da içerse de starklar ve sancak lordları her fırsatta sıcağı ve güneyi yerer ve soğuğa dayanıklıdırlar]

tanım: hakkında george r. r. martin'in, 'destan 7 kitap olarak bitecek mi?' sorusuna "keyfim isterse 10 kitaba bile çıkarırım." diye cevap verdiği fantastik dram serisi.
emo the unlucky polar bear emo the unlucky polar bear
serinin ilk kitabı olan a game of thrones taht oyunları adıyla ilk başta arkabahçe yayıncılıktan 2005 yılında türkiyede yayınlanmış olan seri.
itiraf etmeliyim ki o dönem fantastik kurguya oldukça merak salmamdan mütevellit türe doyduğumdan bu kitabı adam yerine koymamıştım. bunun bir sebebi arkabahçe yayıncılığın o dönem ejderha mızrağı evreninde geçen ve konusu 'aralarında dönek olan kahraman grubu, kötü adam ve herkesin peşinde olduğu artifact' olan o kadar çok dandik eser yayınladılar ki malesef kurunun yanında yaş da yandı ve taht oyunları hak ettiği ilgiyi göremedi. tabii bir de buna rezil çeviri de eklenince olaya iyice tuz biber oldu.

genelde kitaptan uyarlanan diziden sonra popülerleşen kitapları sevmem ancak geçen sene yayınlanmaya başlayan dizi ve hem serinin orjinal kitapları hem de epsilon yayınevinin nispeten eli yüzü düzgün yeni basımlarıyla hak ettiği ilgiyi görmesi açıkçası beni çok mutlu etti. altın çamura bulansa da altındır sözünü hatırlatıyor bu seri. yıllarca çamurun içinde kaldı, ancak şimdi kuyumcular değerini bilmeye başladı. e çok da güzel oldu.
barhal barhal
iktidar mücadelesi odaklı insan ilişkilerinin ön planda bulunduğu sürükleyici fantastik kitap serisi.

----- spoiler ------

5. kitabında bile hala net bir tablo olmaması bir yana ilk tanıştığımız karakterlerin alayının ya ölmesi ya da ellerindeki güçlerini kaybetmesi insanı merakta bırakıyor iyi güzel de. corç* amca biraz hızlı yazsa şu kitapları da bir an önce okusak. 4. kitapla 5. kitap arasında beklettiği kadar ara verirse corç amca seriyi tamamlayamadan ned reyisin yanına gider, alacağı tonla beddua da yanına kar kalır.

----- spoiler ------

tyrion* adamsın.
1 /