abbas kiarostami

1 /
phoebe phoebe
sansürün filmlerini olumlu ya da olumsuz yönde etkilemediğini, ancak karşılaşılan zorlukların film çekme arzusunu artırdığını söyleyen, efsane yönetmen.
sokak kültürü sokak kültürü
son cannes film festivali ödüllü copie conforme(aslı gibidir)filmi iranda juliette binoche'un kıyafeti uygunsuz bulunduğu gerekçesiyle yasaklandı.bir yönetmenin kendi ülkesinde kendi filmini gösterememesi ne kadar trajik.neden her şeye cinsel atıf yüklerler ve bunu din üzerinden ilişki kurarak bağlantılarlar anlamıyorum.
satürn sakini satürn sakini
ülkesinde yaşadığı tüm sıkıntılara rağmen;

"bir ağacı kök saldığı yerden ayırıp başka bir yere taşırsanız, ağaç meyve vermez olur. verse de, kendi yerindeyken vereceği meyve kadar güzel olmaz. bu, doğanın kanunudur. bence, ülkemi terk etmiş olsaydım, aynen o ağaç gibi olurdum." diyerek gemisini terketmeyen kaptan olmuştur ve bugün iran sineması festivallerde ödül avcısı olarak görülüyorsa nitekim gemisini kurtarmış bir kahraman sayılır. batının endüstüriyel sinemasına okkalı bir ayar vermiştir. tabi bu gemide mohsen makhmalbaf ve majid majidi gibi ustaları es geçmemek gerek.

her ne kadar uzun metrajlı filmleri bilinse de, kısa filmleri çok daha başarılı. şiddetle tavsiye edilir.
director director
sinemasında geçmişte etkilendiği yönetmenlerin filmlerinden referans göstermek yerine, kendi geçmiş filmlerini, yeni filmleri için referans gösteren, iran sinemasının en zeki, en kaliteli yönetmeni. uluslararası alanda, kendi ülkesinden daha fazla tanınmaktadır. hakkında söylenen sözler ise, es geçilmeyecek cinstendir;

"dünyanın en sanatsal sinemasını kiarostami yapıyor." / martin scorsese

"sinema d.w. griffth ile başlayıp kiarostami ile sona eriyor" jean luc godard

'79 iran devrimi sonrası neden ülkesinde kaldığını sorduklarında ise o unutulmaz cevabı veriyor yönetmen;

“toprağa kök salmış bir ağacı yerinden koparıp başka bir yere ekmeye kalktığınızda ağaç artık meyve vermez, veya verse bile ilk yerindeki kadar tatlı olmaz meyveleri… ben en iyi ürünlerimi ülkemde veriyorum.”
toshiro toshiro
sıradan iran insanlarının yaşamlarına tuttuğu sabit kamera çekimleri ile yaşam üzerine derin sorular sordurtan, hemen hemen her filminde araba içinde çekim yapan, kara gözlüklerini de hiç çıkarmayan şu anda iranın ve dünya sinemasının yaşayan efsanesidir.
melankolik alkolik melankolik alkolik
ismi kirazın tadı olarak türkçeye çevrilmiş bir filmini izlediğimde kirazla kastedilenin dut olduğunu öğrendim. ya da alt yazı çevirmeni kirazı dut olarak çevirmişte olabilir. araştırmadım açıkçası.

kiraz ya da dut her ne olursa olsun bu filmden sonra her meyve yiyişimde bu filmi hatırlar ve hayattan ayrı bir tad alırım. yani film meyvenin hayata katacağı lezzet konusunda bende farkındalık yaratmıştır.

filmleri tıpkı tarkovsky filmleri gibi anlam yüklüdür. sembolizm ağır basar ve izlerken alt anlamlara dikkat etmek gerekir. üzerine düşünerek izlemezseniz anlamsız gelebilir. şimdi her yönetmen öyledir demeyin özellikle hollywood'da öyle yönetmenler var ki çektikleri filmleri bırakın düşünerek anlamayı, izlemeseniz bile anlamanız mümkün.
1 /