abdülhamit gül

melle melle
milli görüş kökenki gaziantepli siyasetçi.doğuda ve güneydoğuda çok tanınan alim merhum mehmet emin er efendinin torunu. kapatılan mgv (milli gençlik vakfı) üniversiteler başkanlığını yürüttü.daha sonra saadet partisinin yönetiminde bulundu.numan kurtulmuşun saadetle yolunu ayırıp has partiyi kurduğunda en büyük destekçisi oldu.has parti ankara kurucu il başkanı oldu.has partinin ak partiye geçmesiyle ak parti mkyk üyesi ve seçim işleri başkan yardımcısı görevine getirildi.dün akşamda antalya büyük şehir belediye başkanı olan menderes türelden boşalan yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcılığına getirildi.gelecek genel seçimlerde milllet vekili ve bir sonraki adımda bakan olabilecek kapasitede olan biri.
kırmızı ruh kırmızı ruh
yeni gelen uygulamalarla sahalarda görmek istediğimiz hareketler dediğimiz adalet bakanı. artık hakim ve savcılar kendilerine gelen davaları dosyaları yıllarca bekletemeyecek, kendilerine verilen sürelerde davalarını dosyalarını kapatamayan hakim savcı ceza alacakmış :) geçti artık o odalarda terasta toplanıp saatlerce sigara çay tavla devri. bu sadece adalet bakanlığına değil tüm kurumlarda uygulanmalı. gece yarıları, hatta hafta sonu bile adliyelerden çıkmayan çalışan savcılarımız varken, aylarca dosya yüzü açmayıp, hsk müfettişi gelince personelin canına okuyan savcılarda var. bence çok güzel bir uygulama oldu. vatandaşın mağduriyeti bir nebze giderilir umarım.
dumrul dumrul
türkiye'ye demokrasi gelecekmiş. düşündüğü için kimse hapislerde sürünmeyecekmiş. 3 sene iddianame bile çıkmadan, neyle suçlandığını bilmeden tutuklu kalamayacakmış kimse...

müthiş muhalefet yapıyor adam. insanları 3 sene boyunca neyle suçlandığını bile bilmeden, içerde tutan faşist diktatörlüğe karşı oyum aq partiye.
dumrul dumrul
aslan gibi muhalefet yapıyor. "düşüncesinden dolayı hiç kimse bir gün bile cezaevinde kalmasın" demiş.

ey imamoğlu insanları düşüncelerinden dolayı niçin hapislerde süründürüyorsun ki sen?
elcordobez elcordobez
türkiye tarihinin en başarısız ve gerçeklikten kopuk adalet bakanı. türkiye tarihinin en başarısız içişleri, dışişleri ve ekonomi bakanının çağdaşı.

bugün kapasitesinin 4 katı mahkum barındıran cezaevlerinde ne zulümler yaşandığı apaçık gerçekler. biz kafamızı o yana çevirmiyoruz diye yaşanmıyor değil o zulümler. ''ama onlar suçlu'' diyerek işin içinden çıkamayız. atilla taş'ın bile 4 yıl hapis yattığı bir dönemde yaşıyoruz. 80 gram esrarla yakalanan bir çocuğa 6 yıl hapis kesildiği bir dönemdeyiz. 60 kilo yakalatıp da bir gün hapis yatmayan insanların da olduğunu bilmekteyiz.

bir hakime 100 dosya düştüğü bir zamanda kimse kimseyi suçlu diye damgalayamaz. yargı kararlarının uygulanmadığı bir devirden geçiyoruz. korkunç günlerdeyiz.
doğal maden suyu doğal maden suyu
kendisine sempati duyuyorum çünkü kafamın baya iyi olduğu bi gece arkadaşlarla otururken. kendisi beni dakikalarca gülme krizine soktu. sadece adıyla. bazı şeyleri de karıştırınca bende hatlar koptu xd. oturuyoruz küçük loş bi oda. sohbete müdahil değildim ama sadece abdülhamit gül kelimesini beynim ayırdı ve zihnimde tekrarlamaya başladı.
abdülhamit gülll
abdülhamit? gül?
abdullah gül değil miydi o?
cumhurbaşkanı
abdülhamit padişah mıydı?
son padişah mıydı o?
kaçıncı abdülhamit?
o son değilse son padişah kimdi?
38 tane mi padişah vardı 36 mı?
38 hangi arkadaşımın uğurlu sayısıydı?
gibi sorular zihnimden akıyor hepsi 2 sn içerisinde.
en son yerde nefes almaya çalışırken abdülhamit gül diye sayıklıyorum. böyle bi gülmek, arkadaşlarım bana bakıp gülüyor, birisi oğlum bilmem ne bakanı falan diyo ama ben hala padişah lan o diye bağırıyorum. birisi de açmış hemen ismini googlelamış bana gösteriyor.
-abdülhamit gül- fotosu da var.
ben hala çıldırıyorum. işte böyle absürt bi hikaye yüzünden adını duyduğumda tebessüm ediyorum bazen.
bazı şeyleri karıştırmamak gerek.