acı aşk

1 /
güse güse
dün izledim. bence gayet güzeldi. türk filmi gibiydi hem de değildi. filmin tarzı hoşuma gitti. olayları anlatışı hoşuma gitti. zevkle izledim.
filmdeki psikopatlık harikaydı. olayların hızlı gelişmesi harikaydı.
oyuncular ezgi asaroğlu hariç gayet iyiydi.
cansu dere her ne kadar itici bir kadın olsa da oyunculuğunu baya geliştirmiş.
songül öden son sahnelerde sen hala öndesin ama diyerek filmden aldığım zevki zirveye taşımıştır.
halit ergenç her zamanki halit ergenç işte. o hep aynı kalitedeydi.
kısacası değişik bir tarz izlemek isteyen varsa izlesin.
bence filmi düşününce saçma gelen tek şey eskişehirde hocasını tiyatroya davet eden kızdı...o çok saçma bir sahneydi bence. hiç konulmamalıydı. öylece kaldı. neyse daha fazla detay vermiyim. gidin ve görün.
mümtaz mümtaz
şimdi efendim, vavien'i görmüştük ki hemen şöylece düşündük: türk sineması bir dirilme dönemine girdi. muhakkak surette desteklemek gerekir. o telaş ve heyecanla hemen bu filme gidildi. aa bir baktık ki her zamanki türk klasiği karşımızdaydı: türkiye burası; bir güzelliği bir başka güzellik takip etmiyor burada. illa batırmak gerekiyor işte. ah onur ünlü ah... belli ki "polis" gibi bir absürd güzelliğe imza atmak istemiş. ancak kendisi yönetmediği için mi, yoksa hakikaten senaryo çok yetersiz, hatta kendi içinde tutarsız ve hatalarla dolu olduğu için mi bilinmez, ne yazık ki hiç olmamış.
biztemetersiz biztemetersiz
filmden çıktığımda mal gibi kaldım. “ee ne anladım bu filmden ben şimdi?” cidden düşünüyorum da hiçbir şey anlamadım ben. cidden psikopat bi filmdi. o onu dövüyor, o onu öldürüyor, sonra kimin eli kimin cebinde belli değil, sen oya’ya acırken o da manyak çıkıyor falan.. bayağı ilginç bir filmdi. şimdi çıktım filmden sevdim mi filmi diye düşünüyorum ama sevdim mi sevmedim mi filmi onu bile anlamadım ki. güzel bi film miydi onu da bilmiyorum. tek anladığım gerçekten psikopat bir film olduğuydu. filmin geçişlerini falan çok beğendim ama. değişikti.. bayağı değişikti.. yorum bile yapamıyorum. ama yok be sevdim ben filmi. evet, evet sevdim.
tio tio
yani duygusal bir film beklerken gayet de gülünücek bir film..senaryo değişik hakikaten gerçek hayatta bu kadar da olmaz ya da bunlar anca filmlerde olur denicek cinsten bir film. aslında sinemaya gidip izlemeye değmez alıp evdede izlenir ama türk sinemasına bir katkı olması için gidilir. çok kötü değil ayrıca kör olmadığım için bin kere şükür ettiren bir film. senaryoda kim ağlarsa ağlasın bilin ki gözyaşı hep sol gözden bir damla olmak üzere akıyor. orhan karakterinden de iğrendim hakkaten psikopatın önde gideni.
schizophrenia schizophrenia
film izlendi..
geyet radikal, romantik (!) ve detayları bol bir görseldi.
müzikler harikaydı. film herşeyden biraz almıştı, yer yer güldüm, tüylerim diken diken oldu, kanımın donduğu anlarda vardı elbet, lakin psikopatlık pek farklıydı arkadaş.. (hehe)
filmi çok sevdim. en azından farklılığını sevdim. yok artık dedirtecek türden, değişik bir deneme.
tavsiye...
şorşak kirpi şorşak kirpi
onur ünlü / ah muhsin ünlü sıçsa bir süre izlerim dedirten filmdir. polis ile güneşin oğlu'nu şaşkınlıkla izlemiş birileri için -misal ben- bu film birkaç parmak bal olacaktır yeni film beş şehir'e kadar.

nefis ayrıntılarla dolu, "aşk" üstüne, eski türk filmleri üstüne ve hatta bence uzakdoğu filmlerindeki estetik anlayışı üstüne de yeterince düşünüldüğünü gün gibi ortaya koyan acı aşk, türk sinemasının reha erdem'li, zeki demirkubuz'lu ve onur ünlü'lü "ikibinler" şenliğinin en şahane patlamalarından birisidir. haydi hayırlı uğurlu olsun.
sistematik duyarsızlaştırma sistematik duyarsızlaştırma
öncelikle belirtmek gerekir ki; müzik seçimileriyle 10 puanı fazlasıyla haketmiş bir filmm.ilk yarı biraz yavaş ilerlese de ikinci yarıda tempo yükselmekte ve sürekli olarak acaba dedirtmekte izleyene. bu da onur ünlü klasiği gibi bir şey artık.gayet seyiri güzel bir film olmuş.klasik sonlardan çok farklı sonu ile filmden çıkarken gayet dumur olmuş bir şekle girebilirsiniz.ve filmden dram,komedi,korku,gerilim,acı,mutluluk her türlü duyguyu almış olarak çıkarsınız.
son olarak filmin eskişehir'de başlamış olması da ayrı bir güzellik katmakta filme.sanırım onur ünlü üniversite'yi okuduğu şehire bir vefa borcu ödemiş.
yasssss yasssss
aslında sıkılmadan izleniliyor. tüm film boyunca merakla heyecanla izliyorsunuz lakin fiyasko bir sona sahip. issiz adamın tam tersi. orada tüm film sıkıla sıkıla izlemiş sonunda hönkürerek ayrılmıştık ya sinemadan, hah iste acı aşk issiz adamın bu yönden tam tersi. cansu dere'nin kazadan sonra arabadan çıkıp şaşkınlıkla (sanırım hiç bir şey görmediği için) etrafına bakındığı sahne bilmiyorum neden ama beni çok etkiledi. korkuyu "bana ne oldu" yu çok güzel oynamış. bir de aralarda güzel cümleler var.
1 /