action painting

ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi
yere serilen kocaman tuallere boya damlatarak, akıtarak, fırlatarak, dökerek saçarak rastık çekerek resim yapma işi. bu resimlere verilen ad. soyut ekspresyonizmin bir parçasıdır çünkü sanatçının iç dünyasını en doğal şekilde dışavurmasıdır ve ortaya çıkan imgeler figüratif değildir.

ortaya çıkan resimler bir sonuç ürün olarak değil de, bir sürecin ifadesi olarak görülür çünkü sanatçının resmi yaparken yaptığı hareketlerin (action) kaydıdır aslında o resimler (belirtisel/indexical gösterge), aristoteles'in edimsel nedenidir. bu, sanatta önemli olanın sonuç ürün değil de sanatçının düşünme ve yaratma süreçleri olduğunu savunan çeşitli kimselerin, grupların, güç odaklarının hoşuna gidebilecek bir özellik.

bu action işinin çeşitlemeleri de mevcuttur tabi, en doğalı veya en acayibi yakalamak için. the big lebowski'de erkeklerin çektiği iplerle çalışan bir düzenek ile havada süzülen ve o sırada boyayı yerdeki tuale döken feminist kadın sanatçı (julianne moore oynuyordu) güzel bir örnek buna. özellikle soyut resmin sonradan yediği "white male genius" yaftası ve "maço pollock" ile birlikte düşünüldüğünde.

jackson pollock bu işin piridir evet.

denemek isteyenler şöyle buyursun: jackson pollock by miltos manetas, original design by stamen, press any key to s jackson pollock by miltos manetas, 2003, original flash animation by michal migurski jacksonpollock
zaht zaht
postmodern entellektüellerle dalga geçmek için en büyük silahlardan birisidir. coenler de the big lebowski'deki maude lebowski karakteri üzerinden dalga geçmektedir bu işle. jackson pollock gibi bu işi yaparken ne yaptığının farkında olan adamlar (%50 farkında olsa gene iyi) dışında da hem bu işi yorumlayanlar hem de yapmaya kalkan amatörler bu aşağılanmayı hakeder. çünkü yoruma aşırı açık olması (o kadar açıktır ki pollock eserlerine isim yerine numara verir, insanların hayalgücünü etkilememek için) bokundaki boncuktan hayatın anlamına ulaşan çakma entellektüelleri deşifre eder. öyle deşifre eder ki, sanat eserlerini yorumlarken, emrehan halıcı'nın kafasından zeka soruları uydurması gibi sadece kendilerinin anlayacağı yorumlarla sizi kitleyebilecek kişiler action painting sözkonusuyken zirve yaparlar.

bir de hikaye vardır bu konuda, sanat galerisinde ayaklarına boya bulaşmış bir köpek gider tuvalin üzerinde biraz gezinir ve gider. bir süre sonra tuvalin önüne gelen bir grup "hmm, ooo" nidalarıyla eseri değerlendirmeye başlarlar.