adsız şiirler

one more cup of coffee one more cup of coffee
adı koyulmamış aşklara yazılan adı koyulmamış şiirlerdir.
bana ait bir örnek için:

akşam vakitleri karanlıkla bir
pencerene tel tel düşen yağmurla
al eline sevgi dolu bir şiir
her mısrasında beni hatırla!...

gökyüzündeki en parlak yıldız
en güzel şiirde en güzel mısra
hey sarı saçlı, yeşil gözlü kız
her ağlayışında beni hatırla!...
asllll asllll
canım ablamın bana adadığı adsız şiiri..sevdiğimiz insan öldüğünde karanlıkta bile ağlayamadığım anda yazdığı şiir..
kuyu gibi derin gözleri
karanlık bakıyor
içinde ne fırtınalar
kim bilir
hep suskunluğu
hep hırçınlığı
bu da onun hayatı
suyu çekilmiş bir çift iri göz
kuyu gibi derin gözler...
küfrüm edebimi aştı bu gece küfrüm edebimi aştı bu gece
evet ben, ailenin arsız ve yaramaz çocuğu,
bugüne kadar bir çok günah işledim.
ve şimdi bir söz istiyorum senden.
uslu bir çocuk olursam düzelecek mi herşey?
pencereme yine eskisi gibi kuşlar konacak mı?
hatta çiçekler de açsın kuruyan saksımda.
ruyalarima girsin ne olur o kanatlı periler...
ve sen sevdiğim kadın,
artık o kadar uzaklardan,
yaban ellerden çık gel,
çık gel ki yeşersin ağaçlar.
gökyüzünün karanlığı aydınlansın.
denizi de al gel,
yakamozu sen de sevdim ben.
kurduğum yalan düşlerim...
öfkeli arsız gülüşlerim,
bu ben değilim...
küfrüm edebimi aştı bu gece küfrüm edebimi aştı bu gece
bir şarkı vardı hatırlar mısın?
nasıldı sözleri, mırıldansana biraz...
hani ayrılık vardı içinde,
hasret vardı, hüzün vardı...
beraber kurduğumuz düşler,
senli ahlaksız gülüşler vardı...
martılar, deniz ve yakamoz vardı.
bir çınar ağacının altında cıvıl cıvıl çocuk sesleri...

olmadı, ben gittim. yıldızlar da gittiler.
zifiri karanlığa gömüldü geceler...
ay kayboldu,yakamoz yok oldu.
senin yerini alan kadehim bile boşaldı yine.
hem söylesene kaç kadeh kırıldı,
meyler arkadaşın oldu mu?

şimdi hayalini kurduğum tüm senli düşlerim,
üzerime büyük bir ağırlık yapıyor.
eziliyorum altında çaresizliğin...
dağda, denize bakan o koyda...
ormanların soğuk havasında,
içtiğim içkinin acılığında,
ayazın verdiği ürpertiyle soruyorum...
ellerim titriyor, dilim dönmüyor ama soruyorum.
neredesin ey canan? nerede hayallerim?
soğuk kış gecelerinde içimi ısıtan sesin nerede?

belki bir bahar, belki bir kış daha geçer,
kaç güneş daha doğar üzerime bilinmez.
sensiz ölecek olsam da,
görmesem de yüzünü,
sesini bir daha duyamasam da...
içime kazınmış hasretin
ve kefenime yazılmış kaderim,
asla silinmez...