agnostisizm

1 /
foreone foreone
kanımca en mantıklı fakat existent bir beyin yapısına sahip olduğum için asla uygulama(ma)da başaramayacağım inanç. kendi örneğimi vermem gerekirse nasıl bir bir su damlası içerisindeki mikrobun bizim dünyamızı anlaması mümkün değilse bizimde bu tür konuları anlayışımız en fazla kendi dünyamızdan vereceğimiz abuk subuk örneklerle olacaktır. bundan dolayı bunları sorgulamak vakit kaybı ve gereksizliktir.herhangi bir geçiş evresi falan değildir agnostiklerin çoğu zaten ateisttir. her hangi bir kanıt sunulana kadar tanrıya inanmamayı seçmişlerdir...
jellicle jellicle
tanrıyla ilgili tartışmalara girmeyen fakat dinleri kabul etmeyen düşüncedir. ateist olmaktan veya körü körüne inanmaktan (ki bence ikisi arasında bir fark yoktur. iki düşüncede dogmatiktir çünkü) daha mantıklı olan düşünce akımı.
fempusay fempusay
1800'lü yıllrda biyolog t.huxley tarafından geliştirilmiş bir düşünüştür. buna göre, tanrının varlığı kesin olarak bilinemez. şu haliyle 'tanrının varlığı kesindir' diyen teistlerden veya 'tanrı yoktur' diyen ateistlerden ayrışır, ona göre; dinler kesinlikle tanrıdan gelmemeiştir ve bu nedenle dinlerin tanrısı kabul edilemez. ancak yine de başka bir tanrının var olup olmadığı konusu şüphelidir. bilim ve bilimadamlarının tavırlarının çoğu kez agnostik olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
fempusay fempusay
latin dillerinde a olumsuzluk ekine gnostos (bilmek) kelimesi eklenmek suretiyle türetilmiş bir kavram olduğunu hemen eklemeli. (yoksa başkaları ekler; ayıp olur)
cerceve cerceve
aslında bu akımı ikiye ayırmakta fayda var:

birinci kutupta, katıksız agnostikler. yani bilinen manada tanrı'yı akıl yoluyla kavrayamayacağımızı söyleyenler ki aslında haklılardır, tanrı'yı görmemişizdir, bilim de kanıtlamamıştır. şekli şemali, bizi niye yarattığı bilinmez ancak iman edilebilir.

ikinci kutupta ise tanrıya inanan ya da inanmayan agnostikler vardır. bunlar agnostik deistler ve agnostik ateistlerdir. bunlar da kendi içlerinde tutarlı ve haklılardır. çünkü ne kadar tanrının varlığına ya da yoluğuna inanırsak inanalım elimizdeki bu bilgi hiçbir şekilde %100 doğru değildir. sadece spekülasyon yoluyla bu kanaate varmışızdır. "%100 biliyorum tanrı var" ya da "%100 biliyorum tanrı yok" demenin de aslında birbirinden pek bir farkı yoktur. bu da aslında bir çeşit bağnazlık olarak kabul edilebilir.

bu durumda ancak şöyle denebilir. "ben deistim/ateistim ama bu %100 doğrudur diyemem, bana tanrı'nın olma/olmama ihtimali daha yüksek görünüyor."

aslında bilimi rehber kabul ettiğimiz söylenirse de olması gereken bu tür bir yaklaşımdır.
şapşal lanu şapşal lanu
bilinemezcilik.. tanrı varmıdır yokmudur gibi tartışmalara girmeyen bir felsefedir. asla bir din değildir. tanrının varlığının insan bakış açısıyla algılanamayacağına inanırlar. "ortada durayım, nemelazım ya varsa.." gibi bi sığlık değildir onlarınki. tanrının varlığı milyonlarca ihtimal arasından bi tanesidir sadece. ayrıca bu felsefenin tek derdi de tanrı değildir. "iki kere iki kaç eder?", "öğle yemeğinde ne yedin?", "kaç yaşındasın?" gibi soruların cevabı da bilinemez bunlar için..
cerceve cerceve
sıklıkla dinsiz olma yolunda son durak ya da duraklardan biri.

olayların seyri şu şekilde sıralanabilir:

teizm -> deizm -> agnostisizm -> ateizm
hopeless hopeless
tanrı için verilen en bilimsel yanıttır. bu akımı karşı tez ile çürütmek çok zordur. bilginin sabit olmadığı, değişebileceği, doğruluğunun ispatlanamayacağı gerçeği elinizi kolunuzu bağlar.

diyeceğim o ki, ateizmin yakınından bile geçmez, agnostisizm çok daha büyüktür, karşı konulamaz.
(bkz: #1557417)

edit (2 yıl sonra): pek bi ukala filozof moduna girmişim ben bile anlamadım.
sadece şu var;
elimizdeki verilerle verebileceğimiz en doğru bilimsel yanıt agnostisizmdir.

edit en son: ama neden bilimsel bir yanıt isteyelim ki?
1 /