ah müjgan ah

1 /
solti solti
1970 yılından, harikulade bir sadri alışık filmi. hem gülderen hem ağlatan cinsten. hikaye çok bilindik aslında, fakir sevgilisini bırakıp zengin piçle evlenen fakir kız hikayesi. ama sadri alışık faktörü filmi unutulmazlar arasına sokuyor.

filmin sonlarına doğru sadri alışığın bir şarkı-şiir karışımı sahnesi var ki,.....
bir youtube linki de ben vereyim;
(bkz:
)

hatta üşenmedim sözlerini yazdım ulen;

semtimizin bir tanesiydi müjgan, saçları sırtına kadar sırma sırma dökülür.
elleri ufacık, gözleri dört defa lacivert.
ve her ne hikmetse o da bana gönüllüyüdü.
öyle bir sevdim ki öüjganı dünyamı şaşırdım, haddimi bilemedim,
evleniriz gibi geldi bana.
evimiz, yuvamız olur, ışığımız yanar, fakir soframız kurulur gibi geldi.

sahil bahçesinde gazoz içerekten gizli gizli mal-ü hülya kurardık.
sonrada çarşılara giderdik.
eşya beğenirdik elden düşme; aynalı konsolumuz topuzlu karyolamız bile olacaktı. müjgan’ın her an her bi daim yanında olacaktım ama olmadı gitti. nereye mi ? paraya gitti abicim paraya

nasılda sevmiştim yıllarca ben seni
her akşam bekledim yollarını
elbet bir gün biz yuva kurarız derken
duydum evlenmişsin sen zengin bir gençle
zengin olsaydım sensiz kalmazdım
her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
param olsaydı aşkım kalırdın
seve seve yanımda benimle yaşardın

nikah resimlerimizi de çektirdik.
sonra karpuzcu raşit ağabeyinin kayınbiraderine borç ederekten nişan yüzüklerimizi de yaptırmıştık.
ama müjgan takmadı bunu takamadı uçuverdi elimden.
meğer gizlice altın bir kafes bulmuş kendine.
müjgan’ın gelinliğini hususi diktirmişler, benim gibi kiralık tel duvak almaya kalkışmamışlar.
öyle sevindim ki. mesut ve bahtiyar olsun diye dualar ettim.
müjgan gibi bende birbirimize ettiğimiz sözleri ettiğimiz yeminleri unuttum.
bir daha mahalleye gelmedi müjgan, gelemedi. bizim dar ve eski sokaklara otomobili sığmıyormuş dediler.
senede birkaç ay zaten avrupa'daymış dediler.
zaman şifalı bir ilaçtır unutursun dediler, unuttum bende.
hiç aklıma gelmedi. hatırlamıyorum bile müjgan’ı. hatırlamıyorum

öptüğünü düşünüyorum dudak yerine parayı
para için açar mı sevişenler arayı
madem para mühimdi al koluna parayı
çantana da koy aldığın o kocayı
zengin olsaydım sensiz kalmazdım
her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
param olsaydı aşkım kalırdın
seve seve yanımda benimle yaşardın
eleanor eleanor
izlerken gözyaşlarıma hakim olamadığım filmlerdendir. ağlarım her izlediğimde. o ne duru bir oyunculuktur sadri baba.sen ne güzel adamsın ki böyle yüreğini koyarsın oynarken; gelir mi senin gibi bir oyuncu daha derim özellikle bu filmde..izlemediyseniz çok şey kaçırmışsınız derim. hele müjganın geldiği ve sadri alışık ın param olsaydı şarkısını söylediği sahne var ki öldürür insanı ..
syntaxerror syntaxerror
leziz bir tük filmidir. yıllar sonra müjgan * ile karşılaşınca, hüsnü'nün * "merhaba müjgan, merhabalar olsun" deyişi vardır ki, yürekleri titretir. müjgan evlenip de mahalleden giderken yine hüsnü'nün "beddua etme müjgana" deyişi yürekleri burkar. velhasıl sadri alışık 'ın ihtiyacı olanlara oyunculuk dersi verdiği muhteşem türk filmidir.

(bkz: müjganı unutmak müjganı sevmemek)
(bkz: gözleri dört defa lacivertti müjganın)
bayan keuner bayan keuner
tüm yeşilçam klişelerinden arınmış sadri alışık filmi.kötü yola düşürülmeye çalışan bir kız yoktur bu filmde yanlış anlaşılmalar yüzünden ayrı düşmüş aşıklar da.sonu mutlu bile bitmez.çünkü artık ne o eski hüsnü'dür ne de o eski müjgan...
eleanor eleanor
kült filmdir .

ben ilan ettim oldu . sadri alışık ı izle aşk neymiş öğren. o mahalle abisi tavırları, gözleri dört defa lacivert müjgan a aşkı, müjgan ın attığı kazık, müjgan ın oğlu "koray" a bakıp ettiği laf. sahne sahne geçiyor gözümden . izledim, yine izlerim .
karmapolice karmapolice
aşk dediğin böyle olur kardeşim dedirten film. sadri alışık'ın filmin son sahnesinde müjganla yaptığı konuşma insanı hıçkıra hiçkıra ağlatacak niteliktedir.

---spoiler---

h: ayrıldığı duydum burayı senin için hazırladım müjgan.
m: çok mesudum ne yapacağımı ne diyeceğimi bilemiyorum.
h: bütün arzumuz, bütün isteğimiz bir çatı altında beraber olmaktı - der ve bir gazoz açar.
m: ne güzel tıpkı eski günlerdeki gibi...
h: hatırladın demek, o sahil kahvesini bu 50 kuruşluk gazozu unutmadın demek, kurduğumuz hayyalleri unutmadın demek.
m: nasıl unuturum?
h: nasıl unutmazsın! sen ki hususi arabaylan atlas yorgan, sırmalı fistan uğruna herşeyleri yıkıp gitmiş müjgansın.
m: hüsnü!
h: sen ki ardına dönüp bizlere bakmamıştın bi defa, sen ki kağıt paralardan kanat takıp o cehenneme uçmuş müjgansın nasıl hatırlarsın? seni anlamayan müjganlığının farkına varmayan o herif kanatlarını kesmeseydi gene de düşmezdin buralara.
m: olanları unutalım artık.
h: yeni hatırladın demek tanıdın şimdi öbür tarafı unutursun tabi.
m: yeter hüsnü!
h: yeter tabi yeter şaka söylemiştim zaten. bak şu eve, bak! ilk gittiğin, hayran olduğun, dilinden düşüremediğin ev. o zaman böyle büyük, böyle masraflı bi ev düşünememiştik bile hayalimizden çok daha
zengin bir hakikat bu. şimdi paramız da var, herşeyimiz var. hadi çık koş, ara, bağır, çağır! hüsnüyle müjgan da gelsin buraya
m: anlamadım.
h: ne sen o eski müjgansın, ne de ben o hüsnüyüm, bizi ebediyyen ayırdılar, kopardılar.
m: hüsnü! bırakma beni
h: o müjgan için o müjganla hüsnün hayalleri, ümitleri, ufacık fukara istekleri için sen de ağla benim gibi o müjgan en büyük matemlere layıktı ama sen! sen! daha ne istiyorsun benden?


---spoiler---
kolanın formülünü bilen adam kolanın formülünü bilen adam
etkisi hiç bitmeyen bir filmdir.gerçekleri de aynen yansıtmaktadır.fakat hiçbir erkek sadri alışık gibi duygusunu bu kadar yoğun ve sade bir şekilde açamaz ne yazık ki...

olmaz demeyin siz sevgili yazar ve okur arkadaşlarım. zamanımızda da oluyor böyle şeyler.

-----aşağıdaki cümle veya cümlelerde filmle ilgili bir görüş var----- (sıpoylır ne lan, yobaz mısınız mk, ne konuşuyoruz burda türkçe türkçeeeeeeee)

filmin son sahnesini paraya tamah edip gerçek aşkı gerçek sevgiyi görmeyen ,o, tanıdığım en kötü insana ithaf ediyorum. yine de içimde sevgim taze ki sonunun müjgan gibi olmamasını diliyorum.

(bkz: ağliycam şimdi)
palaçor palaçor
senin çocuğun mu müjgan? biz evlenseydik bizim çocuğumuz olacaktı.. ismi de koray değil, ali, ahmet cemal gibisinden bir şeyler olacaktı...

her izleyişinizde boğazınıza bir yumru oturtan yeşilçamın o yapmacık dramlarından çok öte şaşırtıcı bir realistlikle ve de inanılmaz repliklerle örülmüş film.
eyvah vecihi geldi eyvah vecihi geldi
nasıl ki sevmek zamanında surete aşık olmak çok kışkırtıcı bir konuysa; bu filmde de sadri alışık'ın o içten sesiyle söylediği şu monolog bir o kadar kışkırtıcı ve efsanedir:

"müjganı unutmak müjganı sevmemek."

sadri abimiz ne de güzel anlatmıştır her şeyi. önemli olan karşının gitmesi, terketmesi ya da aldatması değildir, önemli olan senin onu bir daha sevemeyecek olmandır. çok güzel lan.
dude dude
neresinden yakalarsam yakalayayım sonuna kadar seyrettiğim filmdir. hatta sırf bu nedenle sahne kaçırmamak için flash tv'nin reklam kuşaklarını bile defaaten izlemişleğim var. ama değer doğrusu.
1 /