ahmak ı hayal

2 /
metropolsalagi metropolsalagi
itü sözlük'ün mozayiğini tamamlayan taşlardan biri. yazılarını,eleştirilerini,inançsızlığını (kaldı ki,hiçbir insan inançsız değildir,sadece inançları farklıdır) sindiremeyebilirsiniz. ancak,gereklidir bu yazar.
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
aklıma barış akarsu'nun yorumladığı bir şarkıyı getiren yazardır kendileri.
" ben feleğin şu çarkına çomak sokarım" ama barış akarsu öldü ve sözlük unuttu onu, çok vefasızsın sözlük, sonra da böyle yapınca name dropping oluyor.

kendisi beni de kurtarmıştır. çok büyük ve isyankar adamımdır. isyankarlığını poser olarak algılamayın, kendisi çok iyi yazıyor, öyle ki bazı girilerinden esrara başlama isteği doğuyor içimde, o denli gizemli, esrarlı birisi benim gözümde.

kaliteli yazar olayı kendisi için de geçerli tabii. fütürsuzca her konuyu eleştirmesi bazı denyoları rahatsız ediyor. ne de olsa sadece kendisi rasyonel düşünüyor. bu açıdan benim yerime de düşündüğü için benim bir şey yapmama gerek kalmıyor. beni, düşünmek gibi bir gereksiz eylemden mahrum bıraktığı için çok müteşekkirim.

aslında yazıyı uzun tutmak istiyorum, ahmak ı hayal hayranlık beslenebilecek türden bir insan. tüm kızların yeni gözdesi olmalı. ne bileyim sözlükte daha önce de playboy kılıklı, kasıklarını thy'nin kolonyalı mendilleri ile silip, günlük periyodik bakımlarını yapan insanlar vardı. ama bir martı çığırkanlığı ile gittiler. lütfen aynı şey ahmak ı hayal için de olmasın. ahmak ı hayal artık playboyluk işlerine de başlamalı. kendisinin o kulvarda başarısız olmayacağını düşünüyorum.

ah ahmak ı hayal, bana aklındaki gri hücrelerinle bu kadar temiz bir sayfa açmana çok sevindim, uzun zamandır "yok yazmam" diyordum ama ben senin yazılarına bağlanmışım, bildiğin uyuşturucu bağımlılığı gibi. eskisi kadar yazmıyorsun artık, benim gibi gizli hayranların ile beraber kankalarını da üzüyorsun. jusans'ı kafana takma sakın, sana " höööt " dese ben ona kükrerim, hiç merak etme. sen o durumda kendi isyankarlığını konuşturdun, her zaman yaptığın gibi. ama bunu başka kankalarına da yapma, sonra burayı ağlama duvarı'na çevirirler.

ufak bir ekleme: burada it çok, yanlış anlamayın information technologies bağlamında söylüyorum bunu, ahmak ı hayal'i savunmadan rahat uyuyamazdım. allah şimdiden rahatlık versin.
eleanor eleanor
" evine, işine bağlı, sessiz sakin bir adamdı kendisi . kafasını yerden kaldırıp ta kimsenin karısına kızına bakmayan efendi biri olarak tanırdık. nasıl böyle bir şey yaptı biz de anlayamadık ?"
ahmak ı hayal ahmak ı hayal
bir yandan bahar geliyor, bir yandan şeriat geliyor derken en son böyle oldu bu. malum son günlerimiz hikayesi. yalnız kızkurusu misilleme yapmaya başlarsa durum cidden sakat olur gibi. aklıma gelmemişti hiç.
draffut draffut
bazı hayatları ezberinizden dizeleri yüksek sesle okuyarak aynı ezbere hapsedebilir, bir süre sonra bu ezberin kendilerinden kaynaklandığını sanacak kadar aptallaşmalarını sağlayabilir ve bu ezberin o hayatlardan kaynaklandığını sanacak kadar kendinizi aptallaştırmayı başarabilirsiniz. bazı hayatlarıysa dilediğiniz kadar yargılayabilir, dilediğiniz kadar her ucu bir başka zorunluluğa düşen 'kotalı özgürlük'lerinize hapsetmeye çalışabilirsiniz, geriye döndüğünüzdeyse aynı hayatı aynı yerinde bulmanız kaçınılmazdır.

bazı hayatlar kabul görecek tüm yönlerini spotların altında tutarak minik tanrılar olmayı ya da minik tanrıların emri altında kabul görmeyi başarabilirler. bazı hayatlarsa öylesine gizlenirler ve bazen zorunlulukla bazense farkındalıkla öylesine gizlerler ki hayatlarını ve zihinlerindeki hayatları sizinkilerden, fersahlarca ötede size dil çıkartırlarken bile aynı yaşam rayında ilerlediğinizden emin olmanız kaçınılmazdır.

size küfür ederlerken övüldüğünüzü sanmanız; sizi överlerken en ağır hakarete uğradığınızdan emin olmanız kaçınılmazdır.

ilk iki paragrafın ikinci cümleleri ve üçüncü paragrafın ta kendisi bu başlığa uğrama sebebim. bu başlığa uğramadan edememe sebebim. sözün sıkıştığı yerde bir klişeye sığınıyorum: ahmak ı hayal i tanımıyorum etmiyorum.

ama şundan eminim: yeryüzünün bir köşesinde var olduğu için mutluyum.
tembel tembel
sözlükte hissî yazarlarla materyalist öküzler arasında öteden beri süregelen bir çekişme olduğu malum. şimdi, bu adam da zaman zaman gayet duygusal ve spiritüel yazılar yazabiliyor. fakat henüz "vay sen hüngürsün, föşürtsün, martısın, simitsin" diye çemkirildiğini hiç duymadım kendisine. demek ki, mevlana'nın katibi katip çelebi'ye söylediği şu özlü sözle bağlayabiliriz bu giriyi: "ne yazarsan yaz, ama doğru düzgün yaz."
ahmak ı hayal ahmak ı hayal
altı yedi ay önce saçlarını kısaltınca gitti bütün marjinallik. akşamları mahalledeki kahvede pişti oynuyor artık. işin bütün sırrı saçlardaymış demek. tırt marjinal.
queenie queenie
tanımam etmem diyebilmeyi çok isterdim ama yazık ki tanıyorum. kendi kendine tapan bir tanrı o. yazılarını da tapınarak yazıyor.
yiyoruz biz de. okuyoruz, okutuyor kendisini. nedenini bizzat kendi kaleminden görelim;

(bkz: #2513717)
2 /