ahmet cem ersever

1 /
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
jitem olarak da bilinen askeri istihbaratın kuruluşunda emekleri olan bu kişi özellikle 80'lerin sonu ve 90'ların başında güneydoğu ve doğu anadolu gibi yerlerde zorlu koşullarda görev yapmıştır. ilk olarak itirafçı kullanılması uygulamasını başlatan subaylardandır. sonra güneydoğu, doğu anadolu'daki görevlerinive yaptıklarını basına anlatmıştır. 1994 yılında faali meçhul bir cinayet sonucu cesedi ankara'ya bırakılmıştır. yeşil ile temasının var olduğu bilinmektedir. katilleri veya azmettiriciler tam olarak bilinmemesine rağmen, yaptığı işlerden dolayı bölücü örgüt, yeşil veya yurtdışı istihbarat servislerinden kuşkulanılmaktadır.
panait ıstrati panait ıstrati
1993 yılında yeşil tarafında sorgulanarak öldürüldüğü iddia edilen emekli jandarma binbaşı. neredeyse bütün askerik hayatı güneydoğu ve doğu anadolu'da geçmiştir. pkk mücadelesini başından beri takip etmiş, kuzey ırak'ta varolan bütün kürt yapılanmaları ve aşiretleri ile bağlantıları olmuştur. soner yalçın'la yaptığı söyleşilerden oluşan cem ersever'in itirafları kitabı bence güneydoğu ve pkk meslesi ile ilgili olarak yazılan bir başyapıt denilebilir. aslında cem ersever ta o zaman yaptığı tespitlerle neyin ne olduğunu, bu meselenin niye bitmediğini satır aralarında anlatmıştır. zaten büyük ihtimalle de bu yüzden ve daha fazla konuşmasın diye infaz edilmiştir. tabi görünen odur ki kendisi de bir süre sonra o bölgenin karanlık işlerine bulaşmış, bunun iktidar mücadelesini vermiş ve sonunda tsfiye olmuştur. etkinliğini göstermesi açısından eşref bitlis paşa'ya doğrudan rapor veriyor olması bir fikir verebilir. ne var ki soner yalçın'ın eşref bitlis paşa'nın ölümü ile ilgili soruya kaçamak yanıt vermiş olması manidardır. o dönemde bütün güneydoğunun onu tanıdığı söylenmektedir. itirafçıları kullanmaya ilk olarak o başlamış, kendisine itirafçılardan bir örgüt bile kurmuştur (jitem'in ilk zamanları). keşke ölmeden bütün bildiklerini birilerine anlatsaydı. benim iddiam odur ki veli küçük ve onun üstündekiler yaşanan, yapılan, gerçekleşen her şeyi bilmektedirler. biz de inşallah bir gün öğreneceğiz. bu ülkeye vatanseverlik kisvesi altında ihanet edenleri mutlaka öğreneceğiz.
ciramencatibin ciramencatibin
bir dönemin jandarma genel komutanı orgeneral eşref bitlis'in helikopter kazası (!) sonucu ölmesinin ardından ordudan istifa etmiş bir binbaşıdır. eşref bitlis komutanlığındaki jandarma teşkilatı çatısı altında terörle mücadele çok önemli görevlerde bulunmuş, orada yaşanlara uzunca yıllar şahit olmuş ve sonunda -güneydoğu'daki olayların türk milleti tarafından bilinmesi engellenmektedir! şeklinde bir açıklamada bulunmuştur. açıklamanın ardından 24 ekim 1993 tarihinde bir dava ile ilgili ifade vermek için ankaraya gitmiş ve bir daha kendisinden haber alınamamıştır. 4 kasım 1993'de ise ankara elmadağ'da jandarma tarafından cesedi bulunmuştur.

(bkz: allah rahmet eylesin)
(bkz: mekanı cennet olsun)
bmw850csi bmw850csi
türk ordusunda amerikan ordusu gibi gizli operasyonlar olduğu tartışılmaz bir gerçektir. bu durumda ne düşünmek gerekir bilmiyorum ama harp okulu mezunu bir türk subayı ülkesinin menfaati dışında birşeyler yapabileceğini düşünmüyorum. the unit diye bir dizi izliyorum. bu dizide benzer şeyler olmaktadır. vatanı için savaşan askerlerin gün gelip politikacıların yüzünden yanlış anlaşıldığını gördüm. ahmet cem erseverinde benzer bir durumda olduğunu sanıyorum.
ilaç ilaç
israiloğulları her yıl ,çöle bir keçi gönderir,
bu keçiciğin görevi ,
bütün israil kavminin günahını sırtına yüklenmesidir.
keçi dile gelse de israiloğullarına seslense ,
benim ne suçum var da beni ölüme gönderiyorsunuz.

ersever taaaa 20 sene önce bir adamı teslim edip 100 bin dolar aldıktan sonra ,
böyle beş on iş yapıp milyon dolarla kaçıp gitmezmiydi diyorum.

kaldı ki ifade vermek için ankara'ya giderken ,döküntü arabasını satıp ,
harçlık yapmıştır ,bilinen o ki adamın dikili bir ağacı bile yoktur.
sanırım ki ,kızına soyadından başka da bir şey bırakamamıştır.

oysa ki anlatılanlara göre bu adam o zamanların en büyük uyuşturucu kaçaksıdır.
amma ,adam emekli olduktan sonra elindeki üç beş kuruş para ile mersin'de
iş kurmaya çalışırken neyi var neyi yok onu da kaybediyor ,ardından dıbdızlak istanbul'a geliyor ,iş bulurum diyerek.

kaldı ki bin dolarla oynayacak kadar çok para kazanıyorsa neden kendi isteğiyle el çeksin askerlikten,
kaldı ki o dönemde bildikleri ile dokunulmazlık statüsünde bulunuyorken hem de.

merhum ersever günah keçisi ilan edilsin ,gelecekte çıkacak bokluklar rahatlıkla sırtına yüklensin diyerek 993 yılında ,artık kimler tarafından halen bilinmiyor ,
gerçekleri ifşa etmemesi garanti alınsın amaçlı infaz edilmiştir.

yamulmuyorsam çerkezdir ,çok zeki kafalı bir adam olduğu söylenir ,amerika'ya terörle mücadele ihtisası için gönderilmiş.

iki tane kitabı var ,
kürtler ,pkk ve a.öcalan ile
üçgendeki tezgah

bu kitaplarda ersever'in dediğine göre, kürt halkının ,apo ve dış mihraklar tarafından nasıl sömürüldüğü ve halkın devlet tarafından sahip çıkılması gerektiği vs. teferrüatıyla anlatılıyor....
normalşartlaraltındaveodasıcaklığında normalşartlaraltındaveodasıcaklığında
'' ne şehit oldu ne gazi bok yoluna gitti niyazı''

diye dillendirilen ve günümüze dek gelen meşhur türk özdeyişinin çıkmasına ölümüyle sebebiyet veren resneli niyazi nin kimi kaynaklarda yakın akrabası, kimindeyse direkt torunu olarak tanıtılan şahıstır. ( yakın akraba ile torun arasındaki farkı hala çözemedim ama bildiğim; t.s.k 'nin şerefli bir subayıydı, mekanı cennet olsun. )
yazdım durdum yazdım durdum
kendini pkk ile mücadeleye adamış, varını yoğunu; asker kimliğini ortaya koymuş vatansever insan. ancak dönemin şartları, koltuk sevdası sebebiyle ülke yöneticileri tarafından fikirleri dinlenmemiş, ve faili meçhul bir şekilde infaz edilmiştir.
grkmctm grkmctm
derinsiz devletin olmayacağı olamayacağının ismi örneğidir..çok çamur atılmıştır ne kadarı doğru bilemem ama yaptıkları bu millet tarafından minnetle ödüllendirilmeyi haketmiş biridir...
hiç kimse hayattan sağ kurtulamaz hiç kimse hayattan sağ kurtulamaz
soner yalçın'a verdiği beyanatlarda insanın kanını donduran ayrıntılar olan maktul istihbarat subayı.

---alıntı----
devletin yaptığı üst aramaları halkı kendisinden uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramıyor! yol kontrolleri ve üst aramaları terörist üretim merkezleridir.

şırnak'a geliş-gidişler güya denetleniyor. giren çıkan vatandaşın üstü aranıp kaydı tutuluyordu. üç sahte kimlik yaptırdım; duran kalkan, selahattin çelik ve cemil bayık adına (pkk merkez komitesi üyeleri) üç de sahte plaka. iki askeri dikmişler yola 'dur!' dediler. 'nereye gidiyorsun!' 'şenoba'ya' dedim ve kimliği gösterdim. deftere selahattin çelik diye yazıp arabanın plakasını ve nnumarasını aldılar. birkaç saat sonra geri döndüm. aynı askerler. girişte (şırnak'a giriş) bu sefer cemil bayık kimliğini gösterdim. plakayı değiştirmişiz ama araba aynı. onu da yazdılar.

ertesi gün gittim ,"dün bir ihbar geldi cemil bayık'la selahattin çelik buradan geçmişler" dedim. "olmaz öyle şey" dediler. "defterinize bakın" dedim. adamların adları yazılı. ne yapacaklarını şaşırdılar.
---alıntı----

90'larda terörle mücadele diye yapılan şey olmayan baskıyı icat etmektir derken işte bunu kastediyorum. geçmişte yapılan bu ve benzeri uygulamaların ne türk devletine ne de türkçülüğe bir faydası yoktur, olmamıştır. aksine kürtçülüğün eline koz vermiştir. bu yüzden diyorum ki bunu yapan adamlar haindir!
1 /