akbil grubu

sycrone one sycrone one
kuracağım yeni grubumun ismi.

şu enstrüman çalma özürlü bünyemin yıllardır içinde uktedir; bir grup kurmak, stüdyoya girip kayıt yapmak, müzik muhabbetinde ezik kalmamak en büyük hayalimdi şimdiye kadar. ama yıllar içinde denediğim tüm müzik aletlerinde** başarısız olmam, çalamamam bu dileğimin ne yazık ki olmamasına neden oldu ve bu içimde çok büyük bir psikolojik yıkıntı bıraktı.

işte bu isteğim dün gece aklımda bir fikir ampülünün yanmasına sebep oldu. ben de bir grup kuracaktım! hem de şimdiye kadar hiç yapılmamış, müziği abzürd bir noktaya taşıyacak, insanların bana gıptayla bakmasını sağlayacak bir grup olacaktı bu. ve kullanacağımız enstrüman da akbil olacaktı!!! sonuçta birçok farklı melodiyi hergün kulaklarımıza dinlettiren, hayatımızın az da olsa bir parçası ve genellikle insanların çok beğendiği bir şeydi akbil. birkaç arkadaşıma açtım konuyu. olumlu karşıladılar. tabii onların da kafasına takılan birkaç nokta oldu. ki onlara değinicem birazdan.

efendim şimdi grubumuzun kaç kişi olacağı konusunda kesin bir sınırlamamız yok bir kere. yani kemik elemanlar olarak; bir tane ritm akbilist, bir tane solo atacak akbilist, bir tane daha bir deneysel katılacak saykodelik anlamlar kazandırabilecek bir akbilist falan lazım. bunların yanına daha farklı türden elemanlar eklenebilir. enstrümanlar zaten hazır, işte bu noktada bazı elemanlar öğrenci akbili bazılar da normal akbil kullanmak zorundalar. ama enstrüman bulmak kolay. o yönden sorunumuz yok.

ha derseniz ki; "abi enstrümanlar tamam da bunlar tek başına ses çıkarmıyor", işte o zaman devreye yeni bir fikir giriyor. ve bu durum zaten grubun tek handikapı... grup sadece akbil makinasının olduğu yerlerde çalabilecek bu şartlar altında. hatta bir otobüste grup olarak konser vermek imkansız gibi. anca solo çalışmalar yapılabilir bir otobüste. ama ilk başta solo çalışmalara da pek sıcak bakmıyorum. ilerde grup anlaşmazlığa düşerse isteyen istediği hat'ta solo çalışmasına başlayabilir.

ve ayrıca finansman konusu... en büyük problemimiz de kendisi zaten. malumunuz, akbil o sesleri bedavaya çıkarmıyor. boş kota sinyalinde sorun yok da, diğerlerinde ciddi bir finansman sıkıntısı çekeceğimiz aşikar. işte bu durumda iett'nin devreye girmesini bekliyorum. eşek değiller heralde, böyle ulaşımda kullanılan bir aleti müzik aleti olarak kullanmak hem dikkat çekecek, hem de iett'ye artı puanlar kazandıracaktır. tanıtımdı, açılıştı istedikleri yerde çalabiliriz. hem böylece yukarıda bahsettiğim yer sıkıntısı konusu da ortadan kalkacaktır.akbil evrensel olsun diyen bünyeler iyi bilecektir bir brüksel'de yok akbil makinaları. orada konser vermek böylece imkan dahilinde olacaktır.

bir düşünün, taksim metro istasyonu gişelerinde sıralanmış bir müzik grubu, istasyonu o müthiş müzik nağmeleriyle inletiyorlar. yolcular çılgınlar gibi alkışlıyor. şarkılara eşlik ediyorlar.

şarkı dedim de aklıma geldi, bu konuda da fikirlerim mevcut. grubun toplanmaya başladığı ilk dönemlerde, hem üyeler birbirine alışsın, hem de enstrümanlarına alışsın diye coverlar yapma amacındayım. genellikle türk popunun yeni şarkıları olacak bu coverlar. ne bileyim bir shake it up şekerim, bir çakkıdı, bir ıhlamurlar altında müziği... bunları coverlayarak hem de halkın sempatisini toplayacağız.ama tabii ki bir cover grubu olarak kalmayacağız. genellikle toplu taşıma konusunun üzerine eğilen şarkılarımızla birkaç albüm yapmayı planlıyorum. hatta ilk albümün birkaç şarkısının isimleri hazır bile;

* fazla akbili olan var mı?(şiir)
* şoför bey eminönünden geçer mi?(protest)
* orta kapı!(pop jazz)
* dün balık istifi gittik gene okula(speed metal)
* dikkat! otomatik kapı çarpar.(rap)
* dün yaşlı birine yer verdim, çok mutluyum aman (bozlak)

böyle toplumsal yaralara parmak basan, onları sorgulayan şarkılarımız olacak işte.sözleri yazmaya bu hafta içinde başlıyorum. sözler dedim de bunların bir de notaya ihtiyacı var deyip bunun üzerine de birkaç çalışma yaptım. denemelerimden biri ahanda burada;
(bkz:http://img179.imageshack.us/img179/8585/notanh6.gif

olayımız akbilse, notalarımız da buna uyum sağlamalı değil mi? ben de bu konu üzerine müzikal çalışmalar yaptım ve yukarıdaki sonuca ulaştım. 5 melodimiz olduğunu varsayıyorum. indirimli akbil sesi, tam akbil sesi, aylık akbil sesi, aktarma sesi, boş sinyal. bunların bazıları aynı olabilir, tam kulak vermediğim için notasal olarak karşılaştırma yapamadım. çıkacak sonuçlara göre çizgi sayısı düşürülebilir.

nota olayına girmişken sorulabilecek bir soruya da cevap vereyim; şimdi birisi çıkıp der; "topu topu 5 tane akbil sesi var, kaç farklı beste yapılabilir ki?"** diye sorabilir. bana bu sorularla gelmeyin, permütasyon anlatmayım size bir de.

sonuç olarak müziğe gönül vermiş, hayatı müzikal başarısızlıklarla dolu, istanbul toplu taşıma sisteminden çok çekmiş, akbile gönül vermiş genç yaşlı tüm insanları bu projeye davet ediyorum. tek ihtiyacınız bir adet akbil. bana ulaşmak için bu girinin sağ alt köşesindeki msj butonunu kullanabilirsiniz. teşekkürler...

(not: bu proje istanbul'da yaşamayanlar için bir şey ifade etmeyebilir. kendilerinin vaktini çaldığım için özür diliyorum)