akp

19 /
harici gazelhan harici gazelhan
31 mart yerel seçimlerinde anavatan partisi isimli siyasi "ur"un çöküşünü başlatan 1989 yerel seçim yenilgisini hatırlatan bir yenilgiyi yaşayarak yıllar sonra yaşamdan keyif almamıza neden olan siyasi "şey"dir.
prestij prestij
böyle mal muhalifler olduğu sürece erdoğan ölene kadar iktidarda kalacak parti. yerelde de küskün seçmeninin oylarıyla istanbul ve ankara'yı geri alacaktır sonraki seçimde.
ulan hadi ak parti seçmeninin çoğu cahil de, şu muhaliflerin süzme gerizekalıları kadar mal değiller en azından.
koydun horoz efendi koydun, hiç bozma kendini bir sonraki seçimde yine sen domalırsın onlar gömer.
aq sığırı.

edit: bıçkın serseri rolüne girmiş bir de tipine molotof attıgımın ergeni ahahh. alaya almanın, ironi yapmanın incelikleri vardır, dümdüz yazılmaz öyle herkesten o sikik profilini incelemesini bekleme. aramıza yeni katılmış dediğin adam senden 6 sene önce itü sözlük zamanı buradaydı. şimdi bunu da "ben başlığa yeni gelmiş demek istedim" diye düzeltir kendini ifade etmekten aciz beyin hücrelerini siktiğim.

edit 2: profiline iki dakika bakayım dedim.
çok apolitik ya amına koyim çıldırmış mansur seçildi diye.
dumrul dumrul
koyduk mu filan gereksiz muhabbet. maksat karşıdakinin empati yapmasını sağlamaksa boşa çabalıyorsun demektir. zaten yaptığın şeyi anlayabilecek kadar zeki olsa niye akp'li olsun adam?

diktatör yerinde duruyor mu? duruyor. istanbul, ankara, izmir, adana, mersin'i muhalefetin alması akp tabanının aleyhine mi? değil. (umarım) betona boğulmamış, insanın biraz olsun insan gibi yaşayabileceği şehirlerde yaşayabilecekler ve bu benden çok onların çıkarına. binali zaten en başından beri bu yarışa girmek istemiyordu, çünkü hem meclis başkanı hem de milletvekili olarak tenzil-i rütbe olacaktı belediye başkanlığı. şimdi vekilliğe devam edecek. zeybekçi bu seçimi kazanamayacağını zaten biliyordu, seçim döneminde en azından laikmiş gibi takıldı ve şarap kültürünü filan öğrendi.

geriye bir özhaseki kalıyor. koyulduysa bir ona koyuldu. ona da yetmez ama evet diyorum.

seçimler koyma yeri değildir. seçimlerde yarışılır. iktidar olanaklarıyla sandığa çökebilecekleri bilerek yarışılır. burada ak kafalara en fazla küfür eden adam sanırım benim ama ben zaten bunların oyunu almak gibi bir derde sahip değilim. seçim mevhumunun kendisi ile problemliyim. birlikte yaşamakla ilgilenmiyorum. benim yaşam alanımı yağmalamaya çalıştıkları için ölümüne kavga etmeye hazırım. kendi alanlarına çekilmeleri halinde kavgaya da gerek duymam.

her oyunun bir kuralı vardır. kuralları koyanlara güvenmiyorsanız o oyunu oynamazsınız. bunu biliyorsanız ve yarışa giriyorsanız söyleyecek çok fazla bir şey yoktur.

sandığa gidiyorsan bu adamları ikna gibi bir meselen vardır. yoksa "koyun dediler koyduk" muhabbetine girenlerin senelerdir aslında kime koyduklarını en azından biz biliyoruz değil mi? ben "aç kalıp gebersinler çünkü bu onların seçimi" diyorum. eğer sen seçime giriyorsan onları doyurmak zorunluluğunu baştan kabul etmişsin demektir. yani senin kazanman onlara koymak anlamı taşımaz, onlara da hizmet etmek anlamı taşır.




yani sandıkta koyabileceğiniz tek şey oy pusulasıdır onu da sandığa koyarsınız. iktidarı alırsınız, ülkeyi normale çekersiniz, kendi kurallarınızı koyarsınız, oynamak isteyen o kurallara uygun şekilde oynar. işlenen suçları yargıya götürürsünüz. buna da koymak denmez, adalet denir. bu işin mantığı böyle yani...

ha şunu diyenler olarak yeterince çoğalırsak işler değişir. bunların kurduğu oyunun kurallarını tanımıyoruz. bu oyuna gelmiyoruz. bundan sonra kim kimi öperse... meseleye ben kabaca böyle bakıyorum. siz de böyle bakıyorsanız onu ayrıca konuşmak gerek.
spacetusubozulanadamındramı spacetusubozulanadamındramı
"akp'li avukat arzu aydın, meclis kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu'nun alt komisyon toplantısında yaptığı konuşmada "hiçbir kanun toplumsal değerlerin üzerine geçmez. bir topluluğu millet yapan üzerindeki kıyafetlerdir, geleneğidir, göreneğidir, örfü, adetidir" ifadelerini kullandı"

http://www.diken.com.tr/akpli-avukat-aydin-hicbir-kanun-orf-ve-adetlerin-ustunde-degildir/


senin beynini incelemek lazım. o yobaz kafanı!
dumrul dumrul
malum tüsiad akp'ye dönük bir eleştiri yaptı, erdoğan da onları tehdit etti. sabah paçavrası da kocabaşların büyüme rakamlarını açıklayarak şecaatin arz ederken sirkatin söylemiş.

akp kimin yanındadır. kimin partisidir gayet güzel açığa vurmuş.

öncelikle açıklanan rakamlar içinde akp'nin asıl yandaşları yok. mesela bu yazının yayımlandığı sabah'ın sahibi albayrakları söylemiyorlar. eski türkiye'de ilk onda değilken şimdi en tepeye çıkan dinci kocabaşları açıklamıyorlar. ülker'den bahis yok, milletin amına koyan cengiz'den bahsi yok. bunları cebe koyalım.

koç holding 16 yılda yüzde 18.300 büyümüş.
sabancı holding yüzde 25.000
anadolu holding yüzde 53.156
eczacıbaşı yüzde 3.400
boyner yüzde 3.000

odatv.com

evet şimdi gelelim asıl soruya. akp'yi destekleyip duran, reis reis diye kendini paralayan keko kardeşim, sen ne kadar büyüdün bu süre içinde?

yani tüsiad başkanı özilhan yüzde elli üç bin yüz elli altı büyürken sen ne durumdasın kardeş?

sen açlıktan öleceksin biliyorsun değil mi? sen ya kendini yakacak ya da köprüden atlayacaksın.




çünkü göz göre göre bu koca başları beslerken hepimizin geleceğini batırdın. sen yaptın. hala da yaparım diyorsun.
dumrul dumrul
videonun kısa versiyonunu izlemişsinizdir. biraz daha uzununu izleyince akp'nin nasıl aşağılık insanların partisi olduğu yeniden gözünüze giriyor.

"işsizlik yok, insanlar iş beğenmiyor"
"telefonunu göster"
"açsan pantolunda niye yama yok"




küresel bir kriz olan, türkiye'de ki yapısal sorunlar kadar 1999'da marmara bölgesinde 7 üstü iki ayrı deprem olmasından da etkilenen 2001 krizini 18 senedir konuşan adamlar her şeyiyle tek başına akp'nin eseri olan mevcut krizi de vatandaşa yıkmaya çalışıyorlar.

bunlar tabandan tavana alçak oğlu alçaklar.
dumrul dumrul
stalin tarih yazıcılığında çığır açmıştı. fotoşop yokken fotoğraftan adam çıkarmalar, tasfiye ettirdiği kişileri parti ve devlet tarihinden sildirmek gibi özgün buluşları vardı. ama hakkını verelim erdoğan bu konuda stalin'den çok daha mahir çıktı.

akp kuruldu bitti. kurucuları belli değil mi? yok, o liste sürekli revize edilmeli. yani düşünsenize abdullah gül kim mesela? cehape'nin dışişleri bakanı, başbakanı ve cumhurbaşkanı... ahmet davutoğlu da cehape'nin başbakanı ve dışişleri bakanı... ali babacan keza... cehape'nin ekonomi bakanlığını, dışişleri ve ab bakanlıklarını, başbakan yardımcılığını yapmıştı. yani bunlar akp'nin kurucuları içinde yer almış olabilir mi? düşünmesi bile saçma...


Erdoğan’ın talimatıyla, AKP’de 14 isim kurucular listesinden çıkarıldı
blackslimbright blackslimbright
ben bu hissi satrançtan biliyorum. hani mat olmaya gittiğinin farkındasındir. karşı taraf tüm yolları kapatmıştır, kapatacaktır bunu biliyorsundur. ama yine de saldırganlık ile deniyorsundur. oyunun en sıkıcı tarafıdır. kaybediyorsundur ve kaybedisini oynamak zorundasındir.

mhp ile birlikte iken oyun yetmiyor artık başkanlığa. kriz derinleşti. babacan ve davutoğlu oylarından ayrı ayrı yüzde 10 koparacak. son seçimde 52 almışsın şimdi 40'i zar zor geçiyorsun. hdp'ye ortak olalım desen adamlar sana kindar. mhp de kıskanç kardeş. aksener'e ortak olalım desen, kadın senin geminin battığını biliyor. tabanı sana karşıtlık üzerine kurulu. chp zaten niye yapsın... davutoğlu ve babacanda da yılların kini var.

netice olarak hiçbir denklem ve matematiksel olasılık mat olmasinı onleyemiyor. akp'den çekirdek nemalanan %25 kesimin üzerindeki tortunun da bunu yakında anlayacağını sanıyorum. şu anda bunun farkında olanlar da daha seçime çok var diye risk almamak için akp yanlisi görünmeye devam eden ediyor. seçim yaklaştıkça teskilatlarin ve kamudaki firsatci alt kademe ayaktakiminin da yavaş yavaş çözüleceğini göreceğiz. kademe kademe olacak.
ravenhow ravenhow
kendi seçmeninin sömüren, onun zaafından ve cahilliğinden faydalanan; muhalifinin ise aptallığını kullanan parti. kendi seçmeninin iliğini kuruttu, muhalifleri ise mal etti.

akp kendine seküler diyen milyonları düzenli aralıklarla mal ediyor. bunu da becerileri sayesinde yapmıyorlar. tipik popülist siyasetin yöntemleriyle ilerliyorlar. her zaman bunu yaptılar zaten. eskiden enstrüman olarak sadece dini duyguları kullandılar. bunları kullanarak kendi seçmenini bir arada tutabildiğini gördükleri için bunu çoğu zaman yeterli buldular. dini etkiler yetersiz gelmeye başladığında da verdi vatan millet sakarya muhabbetini, hem kendi seçmenini hem bizim 'muhalifleri' topladı. işin en ibretlik yönünü ise bu 'vatan millet sevdalısı' muhalifleri izlerken gözlemliyorum. cidden acıyorum bazen onlara. şu an gavur ellerde vatan savunması yapan bir başdanışmanı(özünde emir ile çalışan bir akp borazanıdır kendisi) övmekle meşguller. ülkemizi hep böyle insanların temsil etmesi gerektiğini söylüyorlar... doğru diyorlar, bizleri kesinlikle bu kadın temsil etmeli. çünkü biz seküleriyle, eğitimlisiyle, eğitimsiziyle, muhafazakarıyla bundan daha fazlası değiliz.




tabii burada bana, "mesele siyaset dışı, bunun akp ile alakası yok. iç siyasette tavrım belli" gibi bir cevap da verilebilir. ama verilmesin çünkü gülerim. senin oyunu zaten istemiyor ki akp. sen akp için, popülist 'bizleer' siyaseti içerisinde 'onlar' rolünü oynayacak olan bir figürsün. çünkü bizleer diye halkını gazlıyorsan en az bir adet onlaaar'a ihtiyacın var. ha, bizleer dediğinde halk yeteri kadar etkilenmezse geçici bir süre ile bu bizleeer grubu içerisine sen de katılırsın. gavur ülkeleri de onlaar rolüne atanır elbette. ama geçici şeyler bunlar. internette insanları terörist/vatan haini ilan etme işine kendini çok kaptırma. neticede şunun şurasında en fazla 4 ay önce ülkenin cumhurbaşkanı hepimizi terörist ilan etti, öyle değil mi?
minimalist yeşil elma minimalist yeşil elma
yine bir akpli macerası;

geçenlerde eski işyerinden bir arkadaş yazıyorda yazıyor. kendisini çok da iyi tanımam, uzaktan merhaba. tutturdu geleceğim görüşelim diye. libidobum yüksek olduğu bir anda tamam dedim gel.
geldi, görüştük, yemek yiyoruz filan, akpli olduğunu öğrendim. nasıl bir nefret, tiksinti duydum anlatamam. olduğu gibi paket ettim, geri yolladım.

sonuçta akpliye vereceğime dağa taşa sürterim daha iyi!!
19 /