akp döneminde türkiye nin çağ atlaması

haberci haberci
levent bulut'un köşesinde konu edindiği durum.

yazı şöyle;

ülkemizde yanlışlar kadar doğrular da olmakta.
bugün artık çağ atlamış yeni bir türkiye'de yaşıyoruz.
allah hayır etsin...
allah ıslah etsin...
allah korusun...
allah saklasın...
allah'ım sana şükürler olsun
allah yar ve yardımcımız olsun diyerek her işe başlanan ülkemde, artık;
yalan, talan, iftira, hırsızlık, rüşvet, adam kayırmaca, haksızlık, hukuksuzluk, gıybet, kamplaşma, kutuplaşma, iftira olmuyor...
***

haksızlık karşısında kimse "dilsiz şeytan" gibi susmuyor.
garip gurebanın, yetim ve öksüzlerin ve kimsesizlerin kimi olunuyor.
***
bitaraflar bertaraf edilip, yandaşlar ihya edilmiyor...
kaç çocuk yapılacağından kürtaja, sezaryenden, öğrenci evlerine kimsenin yaşamına karışılmıyor...
***

"en azından alnı secdeye değiyor ya" denilmiyor.
"bakara makara" diyenlere büyükelçilik verilmiyor...
***

sel bastığında, dere taştığında, bina yıkıldığında, doğa sorumlu tutulmuyor. göçük altında kalanlar için güzel öldüler denilmiyor.
atatürk'e açık gizli eleştiri altında hakaret edilmiyor.
facebook, twitter mivitter kapatılmıyor...
***

birbirleriyle ekmeğini paylaşan insanlar hangi partilisin diye sormuyor.
adamına göre muamele olmuyor.
çıkarım neredeyse oradayım denilmiyor.
takım tutar gibi parti tutulmuyor.
bilgiye itibar edilip cehalet dışlanıyor.
yüzde 99'unun müslüman olduğu ülkemde ehliyet ve liyakate önem veriliyor.
***

"komşusu aç iken tok yatan bizden değildir" hadisine riayet edilip marketlerden ihtiyacından fazlası alınmıyor...
kolonya, maske fiyatları yüzde 150 zamlanmıyor.

geçilmeyen köprünün, gidilmeyen hastanenin, kullanılmayan otoyolun parasını vatandaş ödemiyor.
darbe girişimi olduğunda vatandaşa sokağa çık denilmiyor. deprem olduğunda milletten bağış beklenmiyor. virüse karşı halkın kendi ohal'ini ilan etmesi istenmiyor.
salgın yüzünden vatandaş para istemesin diye "bizde de yok" dercesine milletten para beklenmiyor.
***
tamam tamam...
hadi canım sen de deyip şaşırmayın
zira şaka yaptım...
1 nisaaaaann!
***
yukarıda acı gerçekler var. değişti denilen türkiye evet gerçekten değişti. mazlumun yanında zulme boyun eğmeyen adaletli bir millet iken, güçlünün ve mağrurun yanında yer alan, bizden sizden diyerek partizanlaşan bir millete dönüştük. ve bu partizanlık yüzünden iki yakamız bir araya gelmiyor...
---------------------------------------------------------------------
halk ne istiyor

korona ile yatıp korona ile kalkıyoruz... virüs hızla yayılıyor. devleti yönetenler ise peyderpey önlem alıyor.
aldıkları tedbirler hep bir eksik oluyor. bu yüzden sosyal izolasyon yeterli değil... bunu sokaktaki vatandaş, işe gidip gelmek zorunda olan asgari ücretli de görüyor. ve bu yüzden sokağa çıkma yasağı istiyorlar. iktidar ise inatla çözüm yerine evde kal diye nasihat ediyor.
***
oysa en baştan yapılması gereken, virüs yayılmadan 2 haftalık bir sokağa çıkma yasağı olmalıydı. 9 yıldır suriyelilere 40 milyar dolar para harcayan türkiye; yediği, içtiği, giydiği, bindiği her şeyden vergisini aldığı vatandaşına 2 hafta bakamaz mıydı?

pek tabii bakabilirdi. zira suriyelilere bir 40 milyar dolar daha harcayacak "bu milletin bereketli bir kesesi olduğunu" bizzat devletin başı söyledi. şimdi ise yine salgına karşı o "bereketli kese"ye başvurulup bağış isteniyor. ne diyelim her şey ortada "kanal istanbul" için para var ama millet için yok!..

edit kaynak: www.gunboyugazetesi.com.tr