alexandre villaplane

ofansif sol bek ofansif sol bek
çok ilginç bir yaşam öyküsüne sahip eski futbolcu. bir dönem fransa'da en sevilen futbolculardan birisiyken, sonraları bir vatan haini olarak anılmak ve bir vatan haini olarak can vermek. ne ilginç!

1905 yılında, o zamanlar bir fransız sömürgesi olan cezayir'in başkenti cezayir'de doğdu. 1921 yılında, henüz 16 yaşındayken güney fransa'ya yerleşti. orada futbola merak sardı. yetenekleri sayesinde kısa sürede keşfedilerek fc sete takımında futbola başladı. 1927 yılında nimes takımına transfer oldu. 20'ler bitip de 30'lar başlarken genç villaplane herkesin tanıdığı ve beğendiği bir futbolcu oldu. o kadar ki, genç yaşına rağmen 1930 dünya kupası'na fransız milli takımının kaptanı olarak çıktı.

ne var ki, her çıkışın bir inişi vardır. villaplane de sorunlu karakteriyle bu inişi ilmek ilmek dokudu. fransız liglerinin profesyonelleştiği 1932'de oynanan kuzey-güney finalinde (o dönem fransız ligi, güney ve kuzey olmak üzere ikiye ayrılmıştı ve her iki klasmanın birincileri, fransa şampiyonunu belirlemek için final oynuyordu) şikeye karıştı. antibes ile lille arasında oynanan final maçını antibes 2-1 kazanmış, ancak final maçında şike yapıldığı tespit edilince kupa antibes'ten alınıp lille'e verilmiş, antibes yöneticileri de cezalandırılmışlardı. villaplane de iki takım arkadaşıyla birlikte antibes'ten kovuldu.

antibes'ten kovulan villaplane'e nice kucak açtı. ne var ki, antrenmanlara katılmayışı, maçlardaki isteksiz performansı, fiziksel düşüşü derken defalarca uyarılıyor, kaçırdığı her bir antrenman için kendisine cezalar kesiliyor. ancak bunların da fayda etmediği anlaşılınca nice'ten de gönderiliyor. bu arada at yarışlarında şike yaptığı için hapis cezası alınca 1935'te, henüz 30 yaşındayken futbolu bıraktı. daha doğrusu, futbol onu çoktan bırakmıştı ya, resmiyete dökülmüş oldu.

futbolu bıraktıktan sonra da kriminal kariyerine devam etti. paris'te yahudilerden şantajla para sızdırıyor ve karaborsacılık yapıyordu. bu süreçte yine hapse girdi. bu seferki suçu ise çalıntı mal bulundurmak. kendisi bu suçtan hapisteyken 2. dünya savaşı başlamış, hitler de ordusuyla birlikte paris'i düşürmüştü. işgal edilen fransa'da yahudileri, komünistleri, direnişçileri ve alman ordusu için tehlike arz edebilecek kişi, kurum ve oluşumları bertaraf etmek için çete ve mafya örgütlenmeleri, kriminal tipler devreye sokulacaktı. işte alexandre villaplane'in cezaevinden çıkış bileti!

derhal hapisten çıkarılarak üzerine ss üniforması geçirildi. görevi alman işgaline karşı savaşan fransız direnişçileri yakalamak ve cezalandırmaktı. bu işi büyük bir zevkle yapıyordu. o kadar ki, bir seferinde yakalanan 11 direnişçinin infazlarında tetiği çekenlerden birisi de kendisiydi. kendisi gibi kuzey afrikalılardan oluşan brigade nord africaine (bna) isimli milis örgütünde subaylığa bile yükseldi. sadece öldürmekle kalmıyor, öldürdüğü insanların üzerindeki değerli eşyaları, takıları ve paraları da alıyordu. hem katil, hem de hırsızdı yani.

1944 yılı geldiğinde artık hem hitler'in, hem de işbirlikçilerinin sonu gelmişti. paris, 25 ağustos 1944'te işgalden kurtarıldı. bu gelişme, alexandre villaplane için ölüm haberiydi. kurtulma şansı yoktu. kısa sürede yakalandı nitekim. yapılan yargılamada suçlu bulundu. 26 aralık 1944'te kurşuna dizildi.