algıda seçicilik

1 /
l3 l3
pardon, saatiniz kaçtı acaba?

-(benle tanışmak istiyor)
-(zaman onun için önemli olmalı)
-(salak)
dr conners dr conners
bir kişinin bir kompozisyondaki ilgi alanı dahilinde olan cisim ya da olguları farkında olmadan daha dikkatli incelemesi ya da gözüne çarpması olayı.
mavio mavio
örnekle açıklayalım. cüzdanınızı çaldırdığınızı farkettiniz. hırsızın mavi bir tişört giydiğini gördünüz. koşarak hırsızı aramaya başladınız. işte o an algıda seçicisiniz. etrafınıza dikkatle baktığınız halde mavi giymeyen kimseye dikkat etmiyorsunuz, en iyi arkadaşınız yanınızdan geçse bile, mavi giymiyorsa tanımama olasılığınız yüksek
azureel azureel
bir arkadaşımla * olan diyalogdan sonra insan doğasındaki önemini daha bir iyi anladığım psikolojik olay.
kantinde yürür iken, duvardaki panoda "absolute party" gibi bir afiş vardı. panodaki bütün o karmaşanın, renkli yazıların vs. arasında, alkol ile ilgili olan kelimeyi seçip, bulur çıkartan; absolute kelimesine zoomlayan bu kişi, "ah ulan olsa da içsek..." demiştir; "roger that" dedirtmiştir.
algıda seçicilik, insanın kendine yakışanı görmesidir.
arkeopteriks arkeopteriks
dünya gün be gün kalabalıklaştıkça algıda seçici olmak da aşağılık bir şey gibi görünebiliyor.seçici olmıyayım da bir göreyim neler varmış,diyenler de marjinal fayda olarak uyuşturucu kullanıyor.böylece algıyı yok ederek seçicilikten de kurtuluyor,kaş yaparken göz yiyoruz
hepten aykırı hepten aykırı
hep bir ders ismi gibi gelmiştir bana algıda seçicilik.

algıda seçicilik aşık adamın vazgeçilmezlerindendir. soğan zarına mikroskopla bakarsın. hücreler, mitokondrisi, kofulu, golgisi bir olmuş onun ismini yazıyor. not alıcaksın gördüklerini, 2 ay önce kırtasiyenin birinden kalem almıştın. üstünü okuyorsun. onun ismi! bunları işaret kabul ediyorsun, safsın ya. mistik paylar çıkarıyosun bu durumdan. tanrı böyle istiyo tribine giriyosun. tanrının işi gücü yok senle uğraşacak, bunu aklına getirmiyosun. tanrı vermiş sana acayip bi his, aynısından bi de bi kıza vermiş. o kızı artık sen bulucaksın.

sonra sahile çıkıyosun. onun isminde bir tane tekne. ne güzel diyosun şu balıkçı abileri kendime yakın hissettim. gidiyosun bi çaylarını içiyorsun. onlar ağlara düğüm atıyorlar. algıda seçicilik insan beyninin daha önce dikkatini başka birşeye verdiği için dikkatini çekmediği bişeyin ona çok kafa yorunca dikkat çeker hale gelmesidir. acayip bir olaydır. insana acayip bi mutluluk verir filan. gereksiz gaza da getirir.
angelic angelic
30 kişilik toplu sınıf fotoğrafından sizin için en değerli olan kimse baktığınız ilk anda onu görmeniz bir adet algıda seçicilik örneğidir.evet evet öyle.
no more no more
biz farkında olmadan duymadığımızı sandıklarımızı da duyar, fakat bilinç düzeyinde işlemeyiz; bunların önemli olduğuna karar verilenlerinin sinir sistemince ayrılıp biliçli olarak algılanmasıdır algıda seçicilik. 30 kişinin bir ağızdan konuştuğu ortamda tüm gürültüye rağmen adımızın geçtiğini duyabilmemiz bu sebeptendir.
düşünemiyorum o hal de malım düşünemiyorum o hal de malım
aşık olunduğunda algıda seçicilik tavan yapar. aşık olunanın ismi her yerdedir. her gün geçtiğiniz yolda farketmediğiniz onlarca tabelada onun ismi vardır. yolda yüzlerce insan içinden bir adamın telefonda konuştuğu kişiye aşığınızın ismiyle hitab ettiğini farkedersiniz. izlediğiniz dizideki başrol oyuncusunun ismi yüzünden size çok yakın olduğunu hissedersiniz. şarkılarda isminin onun isminin geçtiği en ufak bir yeri bile kaçırmazsınız. bazen durumu abartıp gözle görülemeyecek yerlerde bile bir bakışta onun ismine rastlarsınız. bu kadarına da pes artık dersiniz. bu kabustan kurtulmak istersiniz ama kurtulamazsınız.
1 /