alınganlık

1 /
esdora esdora
eğer bir insan devamlı alınganlık yapıyorsa ya kendinde bir sorun vardır ya da arkadaş olarak gördüğü insanlarda. bu yüzden ya kendini değiştirmelidir ya da arkadaş bildiği insanları.
chaghdash chaghdash
kullanılmadığında körelen bir organ gibidir.

ne kadar kullanılırsa o kadar gelişir, ne kadar az kullanılırsa o kadar körelir.

örneğin, bir erkek ele alalım. uzun saçlı, 22 yaşında ve sakalı henüz doğru dürüst çıkmamış olsun bu kişinin. ayrıca telefonda da kibar konuşmayı huy edindiğinden sesi ince çıksın.

bu kişiye bir telefon gelir, arayan bir bayandır:

- merhaba, x beyle görüşebilir miyim?
+ buyrun, benim
- ya, öyle mi, kusura bakmayın bir hata oldu herhalde, bana x bey demişlerdi.

işte kobayımızın kişisel özellikleri bu noktada ortaya çıkar. bu kişi alıngan bir kişilikse, bir kadın tarafından erkek olduğunun anlaşılmaması rahatsız edicidir. vereceği tepki, erkekliğini ortaya koyar cinsten olmalıdır:

+ helal olsun diyene, insandan anlıyormuş. siz neden aramıştınız?

eğer kobayımız alıngan bir yapıda değilse, ki zaten bu duruma çoktan alışmış olur, burada konu ile ilgili bir replik dahi geçmez, sadece gülerek sesinin ince çıktığını belirtir.

şimdi de aynı deneği bir otobüs durağına koyalım. yanına da gözleri 6 numara miyop, şişe dibi gözlük takan şirin bir teyze yollayalım.

+ kızım, 21u bu kuyruk mu?

(arkada bekleyen 3 - 4 kız gülüşür)

alıngan kişilik burada kız olmadığı için soruyu üzerine alınmıyormuş gibi yapar. teyze de durumu anlar:

+ evladım kusura bakma, saçların uzun, fark edemedim bir an, gözlerim de iyi görmüyor zaten, yaşlılık işte. 21u bu kuyruk mu?
alıngan kişi burada dudaklarının arasından "teyze bi siktir git ya" der. surat mosmor olmuştur.

bir de, alıngan olmayan kişiliğe geçelim.

+ kızım, 21u bu kuyruk mu?
- yok teyze, şu karşıkine geç, ordan bineceksin.
(arkadaki 3-4 kız yine gülüşmektedir)

peki nasıl köreldi. ilk deneyin burada pek bir belirleyiciliği yok sanırım. ikinci deneyin akşamına bakalım.

alıngan kişi arkadaşlarıyla içmeye gider. bir yerde otururlar, alıngan kişi burnundan solur.

+ abi noldu ya, canın sıkkın.
- sorma ya, bugün patavatsız karının teki sinirimi bozdu acaip.
+ noldu?
- abi durakta bekliyom ben tamam mı, geldi bu bana "kızım, bilmem ne kuyruğu burası mı?" diye sordu.
+ ehehehe
- ya sus a.k. ya, o bişey diil, arkada kızlar vardı biriyle ne güzel kesişiyoduk, sonra bunlar da dalga geçmeye başladılar zaten...

bu şekilde devam edecektir. bu kişi alınganlığını kullandığı sürece daha da gelişir ve ertesi gün yine otobüs durağında bir teyze aynı soruyu sorsa, yine depresyona girecektir.

peki alıngan olmayan kişi akşam arkadaşlarıyla içerken ne yapacaktır? beraberce izliyoruz:

- of ya, bugün bi kadınla karşılaştım, acaip sevimli bi ihtiyardı.
+ nerde?
- durakta. bu geldi tamam mı yanıma, gözler de iyi görmüyo zaten, "kızım, 21u kuyruğu bu mu" diye sordu bana
+ heheh
- ben de gösterdim falan işte, gitti o da. neyse, sonra, arkada kızlar vardı, baktım gülüşüyolar bunlar da, gittim onlara dedim "abi 21udaha komikse gidin ona binin, burda niye bekliyonuz?"
+ puhuhahaha...

bu kişinin de alınganlık uzvu körelmiştir. daha rahat yaşayacaktır.

ha, alınganlığın yaşamı zorlaştıran etkilerine gerçek kesit tadında bir örnek için, (bkz: osuruktan nem kapmak/@chaghdash)
gerçek kesit tadı da şurada ki, bu arkadaş daha sonra ev arkadaşlarımdan ikisini öldürdü
nott nott
fazlaca yapıldığında insanı boğan ve maruz kalan kişinin içini daraltan davranış. huy haline getirmemek de fayda var.
heidi heidi
bir yaştan sonra ancak çok sevdiklerinizin ve vazgeçilmezlerinizinki çekilendir, dert tasa verip, açıklama yapacağınız kişi sayısını azaltıp, çevrenizi darlaştırır, her lafınız için özür dilemekten kurtulursunuz...
maviden siyaha maviden siyaha
kadınların daha çok yaşadığı ve karşı tarafa işkence yaşattığını bilse de kendini bundan alıkoyamadığı bir eylem. içten geliyor , durduramıyoruz , elimizde değil bizi anlayın, abartınca bazen şeker de olabiliyoruz.
oehh oehh
" olmasa daha iyi olur " bir huy.

lakin bir de şöyle bir durum var ki, yabancı birinin yaptığı bir şeye alınmazsın genelde. insan sevdiklerinin sözlerinden, davranışlarından alınır. yani diyorum ki baktın alındı senin bir hareketinden, anla ki onun için değerlisin.

iyisin gene hadi, çakal seni.
bacanga bacanga
çok feci bir şeydir..hele ki bir ikili ilişkide iki taraf da alıngansa, ortalık tripten geçilmez, biri trip atar, öbürü o trip atıyor diye trip atar..kimin kime küstüğü belli değildir..bi de gurur biner bunun üstüne, gün boyu beraber olup da iki laf edemedeğiniz günler olur..

başımı çok belaya sokuyor ama yapacak bir şey yok, maalesef ki var, atsan atılmaz satsan atılmaz..

(bkz: huyum kurusun)
atlantisten gelen mühendis atlantisten gelen mühendis
insanların, kendilerine duydukları güven ile ters orantılı olan kişilik özellikleri.

en fazla da ergenlik çağındaki, dünyadan bihaber gençlerde görülür, yaşı ilerlediği halde bu özelliğe sahip olan insanlar ise 31 olsalar çekilmezler.
kodu mu oturtur kodu mu oturtur
bunun şahsımda olduğunu söyleyen çok. şimdi ben bunu buraya yazıyorsam, demek ki buna da alınmışım. çok ilginç. alınmıyorum olum ben nihaha desem, o zaman kendimi boktan hissediyorum, zira neden kanıtlamak zorunda olayım. sanırım böyle herkesi dinleyen, "hmm ne kadar hoş" diyen birisi olması lazım insanın, eğer gerçekten hayatında kendisini böyle tanıyan insanlar varsa. nasıl değişir, nasıl yok olur acaba. neyse. buarada ne kadar hoş yazdım değil mi? vay be.
setheleh setheleh
bazen abartıldığı da olur.

- coelho'nun son kitabı var mı sizde?
+ yok efendim, maalesef.
- diğer kitapçılara baktım hepsinde var.
+ doğrudur...
- sizde nasıl olmaz, her yerde var?!
+ efendim neden buradan alıyorsunuz, gidin onlardan alın o zaman
- sizde kesin var o kitap ama bana vermek istemiyorsunuz!
+ efendim neden böyle bir şey yapalım
- geçen arkadaşım buradan almış, ona vardı ama!
+ kitap bizde vardı ama tükendi.
- hee tabii, bana gelince tükeniyor di mi?
+ ...
- biliyordum zaten... ben gelince tezgahın arkasına mı sakladınız kitapları?
+ ...
- peki, beni hor görün...bana yakıştıramadınız mı coelho'yu? kitabınız da sizin olsun! gidiyorum ben... yalnız yaptığınız çok büyük ibnelik, başka da bir şey değil.
+ ...
1 /