alıp başını gitme isteği

1 /
venom venom
filmlerde çok bahsi geçen mevzudur.

şehrin köşesinde aşık bir genç, cengiz bir gün dellenir arkadaşlarla dertleşirken patlatır içindekini:
+ abi yok böyle gitmez.
- ya nolur
+ alıp başımı gideceğim
nereye gidersin naparsın diye sorarlar adama.
cevap verir:
+ kader beni nereye götürürse oraya.

fakat bu aşık cengaverin alıp başını gitme olayı biraz bombadır, taşağa alınır.

bir de bunun asılları var, lâkin yine filmlerde geçiyor. genelde sadri alışık'ı anımsatıyor bana.
bazen harbi kaptırıp kendimi imreniyorum böyle insanlara. böyle alıp başını gidip gezerken bir sahil köşesinde meyhaneye kendini atan adamlar geliyor aklıma. [deniz büyücüsü depreştirdi bu hissi (#1277992)]
babam gelir oturur, garsondan bir ufak ve meze ister takılır. martı sesleri, kediyle paylaşılan balık kafaları, ufka derin göz süzmeler.
mekanın müdavimleri dertli görürler bu adamı otururlar yanına "anlat kardeş" diye. anlık bir samimiyetle dertler açılır, dostluk bağları kuvvetlenir. belki bir gece yatacak yer verirler, belki de sabah güneşine karşı kalkar gider.
fihimafih fihimafih
şu an içimi kasup kavuran istektir.çok çeşitli sebebleri olabilir.en sevdiğin şehirde bulunman bile seni dizginlemeye yetmez.benim yapacağım gibi bisikletini uzun ama sadece aklındaki çıkmazların içinde geçecek bir yolculuğa hazırlamak suretiyle artık buralarda duramayacağının farkına varırsın tüm bedeninde,ruhunda.geride bırakacakların,seni yine makaraya alanlar hepsi boş gelir.ve artık en fazla bi kaç saat içinde yollar senindir.
sütdanası sütdanası
güvenlik sibobudur.
tuzla buz misalidir.ruhunda açılan yırtıkların tam ortasından sızdırdığın anılar ve acılardır aslında.onlar biyere gitmez.onları da yanına alıp gidersin.sadece sana kalırlar.onlarla başbaşa olmak,kabullenmeni sağlar.bu da aslında tek çözümdür.ötesi yoktur.kabullenirsin.sonra yırtıkları dikmeye başlarsın.usul usul.aynı şehirde soluduğun havaya alışmıştır bünyen.iyileştirmez o yüzden.uyuşturucu gibidir.sadece uyuşursun.etkisi geçtiğinde tekrar nükseder başından defetmeye çalıştığın mikroplar.bambaşka bir şehrin havasını solumak gerekir işte o zmn.bütün zehrini atarsın.yaraların iyileşir."ben"olursun,aslını bulursun.
kente yalnızlık düşer,alıp başını gitmek istersin.sessiz,karanlık,kör ve dilsiz sokaklardan usul usul geçersin...
yüreğine deniz kokusu düşer,tenine tuz kokusu siner.alıp başını gidersin.
sadece senden gitmesin istersin,alıp başını gidersin...
sadece biraz huzur,biraz unutulmuşluk istersin alıp başını gidersin.
232323 232323
ben her bahar aşık olmam ama
her bahar gitmek isterim.
gittiğim olmadı hiç,
ama olsun
istemek de güzel.

diyerek can yücel'in oldukça güzel özetlediği durum.
dbk21 dbk21
insanın hayat çok üstüne geldiğinde, aksilikler peşi sıra yüklendiğinde, yok artık bu da olamaz dendiğinde ortaya çıkan ruh hali. böyle kapana sıkışmış gibi hisseder insan, sanki yıllarca uğraşsa çözüm bulamayacak gibidir, karanlıktadır ufuk. şehirlerarası terminale gidip rastgele bir bilet alıp başka bir şehre gidesi gelir insanın. hiç ayak basmadık bir şehir, kimsenin tanımadığı.

tabi bunu yapabilmek için şu şiirdeki gibi yaşamak lazım;

(bkz: can yücel)
(bkz: bağlanmayacaksın bir şeye)

ayrıca gitmeyi düşünenler için geliyor:

(bkz: sen de alıp başını gitme ne olur)
(bkz: cem karaca)
bizberaberiz bizberaberiz
bu aralar her gün kafamdan özellikle de sabahları kalktığım zaman söylediğim cümle.
tam 3 defa yaptım. bu alıp başını gidişler malesef sinüs eğrisi gibi yaptı beni. şuan -1 deyim. dipte yani. sanırım tekrar denemekte fayda var.
hariboo hariboo
gün olur, alır başımı giderim,
denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
şu ada senin, bu ada benim,
yelkovan kuşlarının peşi sıra.

dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
çiçekler gürültüyle açar;
gürültüyle çıkar duman topraktan.

hele martılar, hele martılar,
her bir tüylerinde ayrı telaş!

gün olur, başıma kadar mavi;
gün olur, başıma kadar güneş;
gün olur, deli gibi...
(bkz: orhan veli)

ve günümüz versiyonu için

(bkz: gidesim geldi)
1 /