american gangster

1 /
şiirbaz şiirbaz
ridley scott'ın yönettiği, russell crowe ve danzel washington'un oynadığı yepyeni bir hollywood yapımı.

isimler çok şaşaalı, imdb'de de direk ilk 250'ye girmiş film. hatta "the black godfather" ünvanı almış. bakalım göreceğiz...
azwepsa azwepsa
"my maaaaan... shit!" repliği ile dolu harika bir film. gördüğüm kadarı ile mazideki pislikleri ortaya seriyor. geçmişte kalan, unutulan bazı utançları hatırlatıyor amerika'ya. onun dışında dürüst davranmanın, iyi ve mütevazi olmanın kısa ve orta vadede zararı olsa da uzun vadede karlı çıkaracağı mesajı da verilmiş.

russel crowe vasatın üstünde bir performans sergilemiş ama denzel washington titiz adam rolünü iyi oynamış. lakin biraz dengesiz gördüm. sokak ortasında adam öldürüp kahvesini içmeye devam edecek kadar psikopat, silah kuşanıp intikam almaya giderken annesi kızınca göt üstü oturacak kadar ana kuzusu...

son zamanlarda izlediğim en güzel film.
abdkl abdkl
çok uzun olmasına rağmen (155 dk) sıkmayan sürükleyici bir ridley scott filmi. denzel washington çok iyi oynamış. aynı anda hem çok psikopat, hem çok nazik olmayı iyi başarıyor. russel crowe kilolu olmasına rağmen hızlı polis rolünü iyi çıkarmış. film ayrıca 1970'li yılları çok iyi yansıtıyor.
kısacası son yılların en iyi mafya filmlerinden.
nyksss nyksss
mükemmel bir ridley scott filmi.70'li yılların newyork arka sokakları çok iyi anlatılmış.adına yakışır bir "gösteriyle "başlıyor film.ardından frank lucas'ın patronundan tüketim toplumu eleştirilerini dinliyoruz. sağlam tespitler bunlar .sonrası akıp gidiyor.oyunculuklar başrolden yardımcı oyuncularına kadar çok iyi.bir veya bir kaç dalda oscarı var bu filmin.izlenmesi lazım.
jenesaispas jenesaispas
süper bir film. 70lerin amerikasında dönen uyuşturucu oyunları üzerine bir serüven. uzun olmasına rağmen saate baktırmayan bir film. harlem müzikleri güzel, oyunculuklar harika. denzel washington, 'my man' deyişini unutamayacağım adamdır artık. bazı anlar ve konu itibariyle the untouchables tadında bir film.
joker joker
son zamanlarda izlediğim en iyi film..hem denzel washington, hem russell crowe rollerini hakkını vermiş, hem de çekimler olağanüstü..

öncelikle şunu belirteyim, film yaşanmış bir olaya (frank lucas'ın hikayesi) dayandığı için birçok klişeden uzak..hollywood genelde allayıp pullayıp kötüyü öldürüp iyiyi göklere çıkarırken filmde her türlü pisliği yapan frank lucası öldürmemişler (hoş adam gerçek hayatta ölseydi filmde ne coşarlardı ya neyse)...

dediğim gibi film birçok klişeden uzak..beklenilen gelişmeler çoğu zaman gerçekleşmiyor (frank in film boyunca trupoyu düdüklemesini beklemek ve avucumuzu yalamak gibi)..çok güzel noktalardan güzel mesajlar veriyor film..özellikle çekimlerdeki kalite muazzam..

tesadüf odur ki, denzel washingtonun 11 eylül saldırılarından sonra amerikanın birlik beraberlik safsataları arasında aldığı (gördüm ki hakkı olan) oscar, o sene a beautiful mind ile döktüren russell crowe için düşünülüyordu..şimdi bu ikiliyi böylesine kaliteli filmde beraber izlemek ayrı bir keyif verdi, doğal olarak oscarda adından söz ettireceğini düşünüyorum...

russell crowe hakkında fazla konuşmaya gerek yok aslında (en azından benim nazarımda), kalitesini defalarca ispatlamış bir aktör..ancak birkaç cümle denzel washington için etmek istiyorum..american gangster buram buram godfather ve scarface kokuyor ancak denzel washington bu iki filmin gölgesinde apayrı farklı bir karakter çıkarmış...özellikle kardeşine "kardeşim olmasaydın şimdi senin beynini dağıtırdım" tarzı bir corleone repliği gönderiyor..denzel washington artık ciddi anlamda tek başına bir filmi izlenmeye değer kılan aktörlerden olmuştur gözümde..kendisini tebrik ediyor, oscar ve oscarlar yolunda kendisine başarılar diliyorum..

american gangster: 9/10

not: film, hollywood aksiyonu veya kurtlar vadisi raconları arayanları hayal kırıklığına uğratabilir..
subaquatic subaquatic
yetmişli yıllarda new york'ta dönen uyuşturucu trafiğini ve new york emniyetinin üçte ikisi ile amerikan ordusundan pek insanın açığa çıkartılmasına neden olan bir operasyonla tamamlanan süreci gözler önüne seriyor.
cool cool
beklentileri boşa çıkaran tipik bir amerikan yapımı. oyuncu kadrosunun sağlam olması dışında pek bir artısı olduğu söylenemez. 160 dk. yaklaşan film süresine nazaran pek fazla bir aksiyon sahnesi yok. hatta hemen yanı başımda uyuyakalan çiftler olduğunu söyleyebilirim. uzun uzadıya sürüp giden diyaloglar insanı çileden çıkarıyor. sinema eleştirmeni değilim ama the good shepherd sonra izlediğim en sıkıcı film diyebilirim.
emrahman emrahman
imdb'de şu anda 9.1 oy almış filmdir. tamam film konu ve oyunculuk bakımından güzel ama 9.1'lik bir film değil. yine de izlenilmesi gereken bir film diyor, peşinden sinema vcd'de izlenir diyerek kapatıyorum. (mahmutpaşalı)

edit: bir giri yazdım puan 8.2'ye düştü. çok etkiliyim ben. öyleyim evet...
radi radi
1960'lı yıllarda bir mafya babasının görevi şoförüne intikal ettirmesini konu alan filmde, aile bireyleri uzun aradan sonra yeni köşkte bir araya gelip yemek yiyeceklerdir. sofranın baş köşesinde bekleyen kızarmış hindi pay edilmek üzere mutfaktan sonic blade marka şarjlı bıçak kapılır ve sürttürülür apansızca zavallı hindinin gövdelerine.

bir hassiktir dökülür önce dudaktan. sonra arar gözler; sonic blade motorlu tutma sapını, korumalı şarj üniteli bıçak bloğunu, et ve benzer malzemeler için lazer teknolojisi ile üretilmiş keskin bıçak ucunu, donmuş ve sert malzemeleri kesmek için lazer teknolojisi ile üretilmiş testere bıçak ucunu, malzemeleri tutmanıza yarayacak tarak tutma aparatını, leziz yemekler ve sofra sanatı kitabını.

157 dakikalık gangster filminden aktarabileceğim en büyük tespit budur! rüyama bile girmişliği vardır. bu kadar da ayrıntıya takınılmaz ki.

onun dışında ridley scott, denzel washington vs.
cellman cellman
- spoiler -
filmin bir sahnesinde annesi frank lucas'ın önünü kesiyor ve nasihat veriyor. yavrum diyor, sen ailenin önderisin, sen asker olsaydın kardeşlerinde asker olurlardı bla bla bla... bu kadar paranın nerden geldiğini sormuyorum çünkü yalan söylemeni istemiyorum. annede ne vicdan var be! çocuğu adam öldürsün, uyuşturucu ticareti yapsın amma yalan söylemesin yeter. ve annesi oğlunun tüm bu olumsuz davranışlarına göz yummuş ama en sonunda bir şeye göz yumamıyor; polis öldürmek. anladığım kadarıyla anne yanlış yerlere odaklanmış veya bilemiyorum bazı şeyler anne için çok önemli, polisler ve yalan söylemek gibi.
- spoiler -
dereotundannefretederim dereotundannefretederim
training day'de de olduğu gibi denzel washington'ın pek bir muhteşem oynadığı filmdir.saygı duyulası bir performans daha.

sadece frank lucas'a ulaşmaya çalışan dedektif richie roberts'ın pek fazla çabalamadan suçluyu bulmasını yadırgadım.biraz daha csi,without a trace bekledim ben ama yoktu
1 /