anakin

1 /
dream endless dream endless
hoş sohbettir çalışkan ve çalışan kişidir bellidir vardır sorunları onlarıda aslında rahatça aşacak kişidir bir de dost kişidir lan bu daha ne olsun
gibigibi gibigibi
liseden arkadaş, 4. nesil bir yazardır. her görüştüğümüzde tartışacak bir şeyler bulduğumuz, fikir ayrılıkları yaşadığımız, aynı fikirleri paylaştığımız, tavlada bana karşı şanssız kişilik.
tarshalafi tarshalafi
sınavlarının bitmesinin ardından son günlerde üstüne bir olgunluk bir pozitiflik çökmüş arkadaş, pek çıtlatmasada da hayatına yeni bi güzellik katılmış gibi durmakta, gelişmeleri heyecanla takip ediyoruz. *
hebele hebele
izmit yenicuma parkında ibne saldırısına uğrayan yazardır. buluşmak üzere anlaşılan yerden koltukları kabarmış bir baba horoz gibi uzaklaşmasından da kendisine sunulan teklifi delikanlı bir üslupla nasıl reddettiği belli olmaktadır. fakat tokalaştıktan sonra tepkisi gayet olağandı, 'abi parkta ibneler bulaştı ya, yürü ps'ye gidelim'

girdiğimiz play station cafe, hafiften kalburüstü kesimin takıldığı fakat bir müddet sonra çoluk çocuğun da kendini esirgemediği bir mekan. tabi her mekanın olduğu gibi buranın da belirli jargonları var. kapıdan girer girmez 'selaaamın aleyküm' diyorsunuz. burada mühim olan nokta 'a' yı olabildiğince fakat abartmadan uzatıp, hafif bir baş selamı vermek. eğer bunu üslubuna göre yapabilirseniz, içerde bulunduğunuz süre zarfında sürekli küllüğünüz yenileniyor, kol bozuksa acilen değiştiriliyor falan filan. ha bir de oyunların özgün isimleri var. yabancının pro evolution soccer 6 olarak bildiği oyun burada '10 yeni versiyon' olarak geçiyor. ilginç bir deneyim. neyse o kadar oynadık ezdim her maç, kalkerken ağlıyordu kolum bozuk lan diye, ben kalktım çıktım o kolları ayarlayan elemanı dövüyordu son gördüğümde. böyle de çirkef bişeymiş.
der gokhan der gokhan
kolpa beşiktaşlı *

gizliden gizliye hayranı olduğu fenerbahçe taraftarları ile birlikte 3 kasım 2007 fenerbahçe beşiktaş maçını kadıköyde efendi gibi sessiz sakin fenerli abilerinin arasında izleyecektir. attığımız her golden biraz daha koltuğuna gömülecek, olası beşiktaş ataklarında ise gıkını çıkarmadan maçını izlemeye devam edecektir.
hebele hebele
sözlük tarihinin en büyük hüsranını taşıyan zavallı insan. hayran olduğu yazara ulaşmak, onu masum kolları arasında avutmak, sevgisini aşılamak ve mutlu etmek için aylardır çırpınıp duruyor. fakat teselliyi yine onun satırlarında buluyor. yanlış izlenim bırakmamak için yıllardır kullandığı comic sans fontunu terk etti bu uğurda ama nafile. ne yaptıysa yaranamadı, 'dağları delem sevdiğim' dedi, o deniz kızı oldu. 'buzulları yaram sevdam' dedi, o bedevi oldu, en sonunda 'ölürüm yollarına' dedi, o azrail oldu. resmi merciler bu aşka kayıtsız kalamadı, ona 'mecnun' dediler.

sonunda vurdu kendini yollara, gözleri onu aramaktan görmez oldu, kulakları o gül sesi duyma aşkıyla duymaz oldu, kalbi onun için atmaktan yoruldu durur oldu. nihayetinde cisimden soyutlandı, güce karıştı.

şimdi sevenler birbirine her sarıldığında gökyüzünde bir yıldız parlar. işte o yıldız anakin yıldızıdır. sevenlerin ışığıdır, görmeyen gözlere deva, duymayan kulaklara şifa, sevmeyen gönüllere dermandır. yukarıda, tüm yıldızların ötesinde kendi halinde parlamakta yalnızlığını gören gözlerden sakınmaktadır. halbuki ne olurdu hakettiği sevdaya kavuşsa, ne olurdu gökyüzünde parlayan bir eş yıldızı olsa. belki o zaman sevdalara daha fazla sevda, aşklara daha fazla aşk, tutkulara daha fazla tutku katabilirdi. heyhat! kader örüyor ağlarını.

ışığın hiç sönmesin tek yıldız! *
poispolal poispolal
şu ana kadar ki diyaloglarımızdan muhteşem bir beşiktaşlı olduğunu anladığım yazar.hoşsohbetini ve güzel girilerine deyinmiyorum bile.
gerçek bir beşiktaşlı, umarım bu aşkı hiç kaybetmez ve bana beşiktaşımı neden sevdiğimi hatırlatanlardan olmaya devam eder.
tarshalafi tarshalafi
bu şerefsiz şahsiyet, bjk ts maçında, 'telsimin nimetlerinden yararlanıp
dakikalarca sana stadı dinletecem' demiştir. maç boyunca telsimi aranmış
ama kapalı olduğu için çarşının coşkusuna aç bi halde kayseride kalakalmış, yüz üstü bırakmıştır.
böylede ibnedir. *
thedude thedude
gittiği her konser/maçtan sonra msne gelip, abi bi daha gideni öpsünler diyip önündeki ilk okazyona yine balıklama atlayan, sonrasında msne gelip "abi bi daha gideni öpsünler" diyebilen paradokslar içinde kaybolmuş yitip gitmiş delikanlı.

ha bi de zerre misafirperver değilmiş bugün onu gördüm. biz izmirlere çağırıp ağırlamaktan gurur duyacağımızı belirtirken, kendisinden zerre teklif gelmemesini yadırgamıyorsam bu sırf harbi beşiktaşlı olduğundandır.

geçmişe süngeri çekip önümüzdeki maçlara bakmak en iyisi. zira büyük maçlar diğerlerinden daha kolay oluyor.malesef. diyorum. nasıl mı? şöyle ki:

"i don't want to see the back, i want to see the front. big games easy than the other games, unfortunately. "
ben ruhi bey nasılım ben ruhi bey nasılım
sıkı beşiktaşlı bu yüzden de hayli dertli, tribünü bilen, gören ve kulübünü seven bir yazar. çoğunluğun dünyanın her yerinde olduğu gibi "nemalanan, menfaat gören" halinden sıyrılıp, hayata dürüst durduğunu gördüğüm hoşsohbet insan.
biloperat biloperat
kendisi bir gün muhabbetleri esnasında beni gülmekten öldürecek olan yazardır. gerçekten çok eğlenceli ve de hoş sohbet bir arı. ayrıca beşiktaşlı. daha ne olsun. inönü zirvelerinin değişmez ismi olacak bu sene eminim.
1 /