anakin

2 /
depresif depresif
anakin
kimse öç alamaz benim masumiyetimden
dizelerdeki zehirle
kaç hafıza gezer
dilimin altında bilinen yılan
dağları iğne deliğinden geçirir
kimsenin zamanına uğramadan

tenha kin uzak gölge hileli
köklerde demlenen
içimizde dinmeyen kuytu mevsim
vaktini bekleyen düğümlü sarmaşıklar gibi
kalbim öldürür herkesi

ah kimseden sorulmaz ki
hiçbir şey yapmamanın zehri

gövdeye indirilmiş sözlük
kullanırken azalan
vahşiliğin likit beklentisi
içimizde çakallanan şimdi,
burada ve hiçbir zaman

taze hikayelerle yamanır yaralı bellek
tuzak yeni tehlikelerle gövdelenir
hiç kullanılmadıkları boşluklarda
sanrısını tetikleyen kelimeler
tanıdık bir yabancılık kazanır
başkalarına anlatıldıkça
çınlayan eşyanın
teslim aldığı
hayatların bilgisi
sızamaz esrarımıza
her iklim kendi mutlağını ararken
kilitli hayallerin yer değiştirdiği aynalardan
aynalara yepyeni bir boşluk kalır

damarlarımda sahipsiz akan
kuraklık
gürültüsü vahşi kan
çöl kanunları geçiyor
göçümün unutulmuş ormanlarından
kin bekliyor kınında
borçlandığı zamanları
geri göndermek için
kullandığı günahlara
yemin ve rehin
ne kadar ikizse kalbimize
ölüm aşkta seğirir
kimseye aldırmadan
geçen mevsimler gibi
biz kendimizi tanıdık sanırken
yıllar bizi kendiyle değiştirir

ancak şiirle söyleyebiliriz:
kendimize bunca yabancılık
bizi tanıdık kılan

kırmızı netice, kızıl kin
kandan alınmış rengin verimi
ömrün birçok çaprazı gibi
uzaklık kazanır görüldükçe
aşkla öldürür, ölümle aşık eder
ruhun duvarlarına köpürmüş
kara is karanlık iklim uçsuz gerçeklik
kendini yaşar sahibinin görünmezinde
ne kadar yolculuk etsende dibe
içinden çıkamadığın
içindeki ölü çocuk
her şey ne çok belli derken
ne çok belirsizlik
anaya babaya yar a aşk kadar derin
aşk kadar büyük kin
yıllara eşlik eden sinsi nabız
saydam zırhlarla korunmuş büyük şemsiyesi gündeliğin
balık gözlerinin bile göremediği derinliklerde
bizden sonrakilere devrettiğimiz
bize teğet kuşanmış gizlerin
bazen yanılıp aşk deriz buna
zaten yanılmadan diyemediği hiç kimsenin
dipte derin damar
aşk, en köklü kin
ana baba yar
bir gün hepsi kaybolur
birbirinin yarasının içinde

derin, çok derin

toprağın bilinen sırlarıyla
kendimden yapılmış mezarımı örter gibi
bağışlıyorum suçlarımı bilmediğim bir karanlığa
ne kadar ödeşsen de ömrün yetmez
bizi biz yapan içimizin saklı sularında
bizden habersiz yaşayanlara

aştım sandığın bir eşiğin ayakları altında
bir gün bir damar uğultusu vurur dünyaya
ölerek bile kaçamazsın aramızdan
ehlileştirilmiş tekrarlarla yaşanan sayıklama
yeniden döneceksin buraya
imkansızdır aşk insan imkansızlaştıkça
dünya başka bir yer olana kadar: anakin

murathan mungan / erkekler için divan
itülmüş itülmüş
kafasının içindeki 40 tilkinin her birinin kuyruğundan haberdar olan ve bunlarla alakalı şahane sohbetler yapabilecek olan yazardır.
curufin curufin
sinirlendiğinde acayip yaratıcı küfürler edebilen abim, üstadım.

abaza muhabbetinin alıp başını gittiği bir ortamda uzun süren sessizliğinin ardından bir anda "aranızda vajinayla tek teması doğum anı olan bazı hayvanlar var" demesiyle önce düşündürmüş, ardından ortamdaki birçok insanı üzmüştür, utandırmıştır.
jugador jugador
biloperat gibi değerli bir şahisyeti yücelterek kendine pirim çıkarmamaya çalışan yazar.* çok duygusal bir de bu. kokoreç yerken bile beşiktaş'ı düşünüp koskoca camiayı ne hale getirdiler diyerek heder ediyor kendini. geçen akaretler'de yakacam kendimi o olacak diyordu. yapma aslanım yapma kardeşim.

(bkz: bi ohen vardı nooldu ona)
usako usako
bu saatlerde bünyemde sabah sabah seda sayan etkisi yaratmış yazar. resmen bu saatte dert dinliyor. öyle tespitler yapıyor ki, beni benden aldı bugün. arada azarladığı da oluyor tabi:

raistlin:
ciddi ol lan 2 dk da!

hayvan ya. ne biçim azarladı. aşkolsun olm zaten moralim bozuk, iki dakika geyik yapayım dediydim, ağzıma sıçmana gerek yoktu. ağla1! yalnız, o kadar bok atarım, mesajlarla taciz ederim, sinirlendiririm ama seviyorum ben bu adamı be. iyi çocuk valla.
beni 7-8 sene sonra evlatlık alacakmış. öyle de sever beni.
biloperat biloperat
insanlara tavsiye vererek benim nick altımı okumaya yönlendiren, sevimli(sevinme hemen sevimli dedim diye), harbi beşiktaşlı yazar.

tee bi halı saha zirvesinde tanışmıştık biz bu güzel insanla, çok oldu zannımca. işte o gün bugündür kendisini gerek ceptelefonu olsun, gerek sözlük olsun, gerekse msn gibi toplu iletişim araçları vasıtasıyla rahatsız etmekteyim. bana katlanabilme katsayısını en fazla gösterebilen ender erkek kişiliklerden birisidir. kızlar katlanabiliyorda erkekler "siktir git lan" diyebiliyor. anakin demiyor ama, diyorsa da içinden diyor çaktırmıyor.

gecenin bilmem kaçında uyuyamadığım anlarda genelde millete toplu mesaj atarım ben, hani ben uyuyamıyorum ya, onlarda uyuyamasınlar diye. o kadarda pis bir kişiliğim var. işte böyle anlarda genelde kimseler geri dönmez bana. bi ayakkabınıniçinekaçankarga döner bi de anakin. karga zaten küfreder manyak mısın diyerekten, daha cevap alamazsınız ondan. ama anakin öyle değil, candır, ciğerdir, kardeştir, renktaştır. atkısını bana hibe edebilecek kadar insandır. (atkınında böyle üstüne yatılmaz ki kardeşim)(harbi pes bana)

ayrıca abime dediği sen bundan daha gençsin lafını da unutmuyorum. senin yüzünden gençleşme çalışmalarıma başladım. hastaydım iyice hasta ettin pis herif beni.
poispolal poispolal
beşiktaşlı olmak yeter zirvesinde tanıştığım beşiktaşlı.tanıdığım en iyi beşiktaşlılardan.mutlu oluyorum bu adamı görünce ya da beşiktaş muhabbeti edince.gerçekten adam aşık beşiktaşa.beşiktaşlı olmak yeter zirvesinde stada bir an önce girme arzusu beşiktaş sevigisini ilk gördüğüm zamandı.ne arzusu adam çıldırdı resmen stada girelim diye bir an önce helal olsun dedim.
ayrıca iki eli kanda da olsa maça geliyor bu adam.büroyu kapatıp taa kocaelilerden atlayıp geliyor.

ayrıca kız arkadaşı anneye tanıştırma taktikleriyle de ufkumu açtı.aile faciası yaratmaya meraklı ama onu belirtmeden geçemeyecem.*
usako usako
doğmasaymış da olurmuş gerçi, ama olmuş bir kaza. katlanacağız artık.

-----duygu seli-----

yağmurlu bir kasım sabahıydı (yazar buraları götünden uyduruyor). minicik bir bebek geldi dünyaya. doktor poposuna şaplak attı, ama bebeğin sesi soluğu çıkmadı. herkes korkuyla bebeğe bakmaya devam ediyordu... doktor bir daha vurdu, bir daha vurdu! bebek ağlamıyordu. yapılacak bir şey yoktu. doktor üzgün bir surat ifadesiyle tam kötü haberi anneye verecekken, bebekten* bir çığlık yükseldi:

"amnnskymm! fenerli misin nesin! ne vuruyon lan?! siyaaaaah!... "*


-----duygu seli-----

allah belanı versin. ahah ne biçim giri yazdırdı bana ya.


bir yazar nasıl sıçar, sıçtığını nasıl sıvar yazılı anlatım: bu hayvan, sözlüğe yanlış doğum tarihiyle girip beni ele güne rezil etti. bir de ajandada 3-4 gün bunun doğum tarihi olarak görünüyormuş. anakin, insan değilsin sen. sadece doğarak, var olarak sözlüğün ebesine nasıl atladın, hala düşünüyorum. bulamıyorum. bu rezaletin intikamını da çok fena alacağım. bittin olm sen! aha silmiyorum bu giriyi. hadi bakalım.


ikinci bölüm:http://img513.imageshack.us/img513/8277/adszem8.jpg aha ispatı. yalan söyliycez sanki. (ahaha ben buna gülüyorum ya diye mesajlar atma sıçıcam ağzına!)
usako usako
(bkz: bu herifin doğumgünü ne zaman lan)?!!

doğumgününü bilen yok galiba. bu herif yüzünden iki günde bir sözlüğün ebesiyle haşır neşir oluyoruz. ya ajandada 12-16-17 kasım görünüyor, mvpdirk 15'i olduğunu iddia ediyor. anakin'se 16'sı diyor. ((17:21) raistlin: 16 sında gene kutlucan dimi lan d.günümü) e ebenin...


anakin keşke doğmasaymışsın olm. hayattan soğudum lan...
2 /