anlatamıyorum

1 /
anosias anosias
ağlasam sesimi duyar mısınız
mısralarımda
dokunabilir misiniz
göz yaşlarıma, ellerinizle

bilmezdim şarkıların bu kadar güzel
kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
bu derde düşmeden önce

bir yer var, biliyorum
her şeyi söylemek mümkün
epeyce yaklaşmışım, duyuyorum
anlatamıyorum

(bkz: orhan veli kanık )
clementine clementine
genelde kendini ifade edemediğinde, aklından geçenlerle dilinden dökülenler arasında koca bir uçurum varsa, kelime dağarcığın kalbini sıkan beynini kemiren cümleleri kurmaya yetemeyecek kadar darsa, gerçekten düşündüklerini söylemek seni ve karşındaki incitecekse, karşındaki bir anlama özürlüyse ya da seni anlamak istemiyorsa, kafanı bir türlü toparlayamayıp doğru cümleleri bir türlü kuramıyorsan, konuşmak ve anlatmaya çabalamak seni yoruyorsa, derin bir nefes verirsin sadece. bu da anlatamıyorum'dur.
cellmania cellmania
orhan veli'nin yazmadığı,fransızca moro romantico adlı fransızca şiirden dilimize çevirdiği,fakat orhan veli ile fazlaca özdeşleşen şiirdir.
hedehödö hedehödö
ağlasam sesimi duyar mısınız,
mısralarımda;
dokunabilir misiniz,
göz yaşlarıma, ellerinizle?

bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
bu derde düşmeden önce.

bir yer var, biliyorum;
her şeyi söylemek mümkün;
epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
anlatamıyorum

en ünlü orhan veli şiiridir bence sebebi de insanın her zaman özlemini çekip de bi türlü ulaşamadığı şeyleri dile getirmesi.adam hep aklından geçen kimseyle paylaşamadığın duygularını o kadar iyi anlatmış ki şiiri okumuyosun yaşıyosun resmen bütün şiirleri gibi.
pirsultanabidal pirsultanabidal
ağlasam dokunabilir misiniz kel kafama?
okşayabilir misiniz kalan saçlarımı ellerinizle?
bilmezdim şampuanların bu kadar kalitesiz,
tarağınsa bu kadar gereksiz olduğunu,
bu hale düşmeden önce

bir saç ektirtme merkezi var,biliyorum,
saçımı ektirtmek mümkün,
adrese epeyce yaklaşıyorum,hissediyorum
ama anlatamıyorum.

edit:kellerle ilgili bir sorunum yoktur.
pathetique pathetique
orhan veli'nin zekasını gözler önüne seren bir şiir.

şiir "moro romantico" ifadesiyle başlar. bu orhan veli'nin bilerek yaptığı bir şeydir, okuyucunun romantik bir şiir zannetmesini amaçlar. oysa "anlatamıyorum" aşk şiiri değildir, garip akımının özelliklerini anlatan bir şiirdir. bu şiiri anlayabilmek için ilk olarak garip akımının özelliklerini iyi bilmek gerekir. ne diyordu orhan veli, garip akımını tanıtırken?

1. şiirle resim çizmeye çalışmak gereksizdir.

guillaume apollinaire gibi şairler zamanında şiir yazarken kelimeleri öyle bir dizmişlerdir ki, anlatmak istediği şeyleri hem sözcüklerle hem de sözcüklerin dizilişiyle ortaya çıkan resimle okuyucuya takdim etmişlerdir. yani "kaligram" yapmışlardır. daha iyi anlamak için guillaume apollinaire'nin yazdığı fıskiye şiirinin görseline bakmak yararlı olabilir. ( http://www.diplomatie.gouv.fr/fr/ımg/gif/col_2.gif için google görsel sonuçları google )

2. şiirden müzikalite çıkarılmalıdır.

sembolistlere ve fütüristlere karşı çıkmıştır orhan veli. sembolistler müzikaliteye; fütüristler ise ses çıkarmaya çalışmışlardır şiirlerinde.

örneğin tevfik fikret'in "yağmur" adlı şiirinde kafiyeyle yağmur sesi çıkartmaya çalıştığını görürüz. şimdi yazacağım mısraları dikkatle okuduğunuzda siz de fark edeceksiniz:

"sokaklarda seylabeler ağlaşır
ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır.."

"şır" sesleriyle, yağmur sesini taklit etmiştir tevfik fikret.

nazım hikmet de "makinalaşmak" şiirinde benzeri şekilde bir tekniğe başvurmuştur:

"trum tiki tak...
makinalaşmak istiyorum"

3. şiirde söz sanatlarını kullanmak gereksizdir.

4. sembolistlerin ve empresyonistlerin yaptığı anlam kapalılığı ve çok anlamlılık gereksizdir.

şimdi bu bilgiler doğrultusunda şiiri analiz edelim:

"ağlasam sesimi duyar mısınız,
mısralarımda..."

şair burada şiirde ses çıkarmanın gereksizliğini dile getiriyor. "'ağlamak' gerçek hâliyle güzeldir, şiirlerinizde boşuna zorlamayınız." demek istiyor.

"dokunabilir misiniz,
gözyaşlarıma, ellerinizle?"

bu kısımda ise şair kaligramın gereksizliğinden bahsediyor. "ne yani şimdi ben sözcüklerle gözyaşı çizsem, ne olacak ki?" demeye getiriyor.

"bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
bu derde düşmeden önce."

şair burada söz sanatlarının gereksizliğinden bahsediyor. kifayet, yeterli olmak anlamındadır. misâl, sevgilime şiir yazacağım. söz sanatlarıyla dolu bir şey olmasını istiyorum. fakat öyle bir an gelecek ki, karşımdaki varlığın güzelliğini anlatabilecek sözcük bulamayacağım. işte bu anda şiirimi "bilmezdim kelimelerin bu kadar kifayetsiz olduğunu!" diyerek yırtacağım. orhan veli burada "boşver söz sanatlarını. sevgiline içten kelimelerle şiir yaz, kasma kendini, doğal ol." demek istiyor.

"bir yer var, biliyorum
her şeyi söylemek mümkün
epeyce yaklaşmışım, duyuyorum
anlatamıyorum"

burada ise empresyonistlere ve sembolistlere gönderme var. bunu da iyi anlamak için ahmet haşim'in "merdiven" şiirine bakmak gerekir. diyor ki:

"ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden..."

bu son derece kapalı bir anlatımdır. yani "aha bunu demek istiyor." diyemezsiniz. birisi der ki "bunu anlamakta ne var ki? buradaki merdivenden kasıt bildiğin hayat işte." başka birisi çıkıp der ki "hayır, kasmana gerek yok. buradaki merdiven, bildiğin merdivendir."

bu iki adamı dinleyen birisi "evet, sonuna kadar sen haklısın!" diyemez. ikisi de kendince haklıdır. işte merdvien burada semboldür, yoruma açıktır ve şairden başka kimse bunu kesin olarak bilemez.

ve yine bu akımlara dahil olan şairler, anlatılmak istenen düşünceyi direkt vermezler. anlatılmak istenen düşüncenin önüne bir nevi duvar örerler. okur ise anlatılmak istenen şeye ulaşmak için o duvarları kırmak zorundadır. en son duvarı kırdıktan sonra yine yoruma müsait bir anlama varırlar. yine bu anlamı şairden başkası kesin olarak bilemez.

son dört mısraya dönecek olursak, orhan veli'nin sembolik anlatıma olan eleştirisini görebiliriz.

ve tüm bunlardan sonra orhan veli'yi ayakta alkışlayabiliriz.
1 /