anneanne

19 /
çiziyle martı besleyen adam çiziyle martı besleyen adam
ne güzel bir kadındı, iletişimimiz sadece sevgiyleydi, ne ben onun dilini konuşurdum, ne de o benim dilimi konuşabilirdi, ihtiyacımız da yoktu konuşmaya. yürüyemezdi de, ya uzanır ya da otururdu, oturduğu yerden severdi, arada elbisesinin cebinden küçük hobbylerden çıkarırdı, bir sihirbazın küçük numaralarından farksızdı, o yürüyemeyen kadın nasıl olurda bu kadar çikolataya sahip olabiliyordu, bitmezdi hiç, sevgidendi galiba.

13 yıl olmuş hobby vermeyeli.
2
enverhoca enverhoca
daķıl.. dayıka qıllê.. annenin annesi...

aktarılmış mitokondrinin kaynağı....

annesine benzeyen bir kadına -veya benzettiği diyelim- aşık olan yığınla salak var, bu konu ile ilgili freud amca yeterince yazmış tekrar tekrar irdelemeye gerek yok, dikkatinizi çekmek istediğim nokta şu:
anneneyi anımsatıyor! diye birine aşık olan salaklar...
var böyle angutlar. belki olayın dip kısmında en dibininde yatan neden yine anne'dir .
neyse sabah sabah...
valentinns valentinns
anne yarımın, anneannemin sırtına doğru hacimlice düşmüş, upuzun, her banyo sonrası muntazam ördürdüğü, kar -gri saçları (...)
huzurla uyu pamuk kadın..
missingdata missingdata
canımın içi, bal anneannem.

içinde hiç kötülük barındırmayan, ona kötülük yapana bile iyilik ile karşılık veren yetişkinlerin bile saf kalabildiğini bana inandıran güzel kadın. aramızdan ayrılalı 8 ay oldu ama acın her geçen gün büyüyor.

muhteşem sütlaçların, yerden taş alıp taş atmayı unuttuğun için bitmeyen okey oyunlarımız, kandillerde hepimizi etrafına toplayıp bize güzel sesinle okuduğun kuranların, iyilik dolu nasihatlerin, öpülmeyi sevmediğimi bilmene rağmen beni öpmekten hiç vazgeçmeyişin, çocukluğumun en güzel anıları.

parkinson ile mücadele ederken titreyen ellerini saklama uğraşlarına, hastalığının her geçen gün seni ele geçirişine ve gün geçtikçe gözümüzün önünde eriyor oluşuna dur diyemedik canım benim.

huzurla uyu. belki öteki dünyada kavuşuruz.
kolaylokma kolaylokma
benim anneannem anneanne olması dışında pek çok şeydi. hiç okul okumamış olmasına rağmen; dişçiydi bir kere, dişçiden korkanlar onun şefkatli ellerine teslim olurdu. kırık çıkıkçıydı. sadece bakarak anlardı kırık mı çıkık mı alçılık mı, hemen müdahele eder çıkığı yerine takardı. ebeydi ya. onlarca doğum yaptırmış hatta babaannemin son çocuğunu bile -ki halam olur- o doğurtmuştu.

müthiş bir hikaye anlatıcısıydı. 84 yaşında çocukken ona anlatılan hikayeleri virgülüne kadar hatırlar "heredot cevdet" havasıyla anlatır da anlatırdı.

pamuk gibiydi. bembeyazdı. sanırım anneannelere özel bir şey bu pamukluk. kenarları boncuk oyalı beyaz bir yazması vardı. her gördüğünde bizi yüzü gülerdi. öyle içten sarılırdı ki...

yerinde rahat uyu pamuk...
19 /