annelerden öğrenilenler

2 /
ubiquitous ubiquitous
"yalın ayak yere basma, soğuk alacaksın!"

transfer olan şeyin ısı olduğunu, aslında sıcak vereceğimizi bilen bir anne de çıkmaz mı yahu???
püskül püskül
ağlama sakın ağlamak ağlamayı getirir. çok güldüm çok ağlarım diye korkma kızım gözyaşları gibi gülücüklerde aslında birbirine bağlı zincirler gibidir. sen gülmeyi seç, gülücük zincirini kırma. istediğin şey olmuyorsa belki başka zaman çok daha fazla istiyeceğin bir şeye hizmet ediyordur kader. öyle değilse bile sen öyle bil..
sarnar sarnar
odayı ve dolabı düzgün tutma alışkanlığı. onbir senedir yatılıyım, şimdiye kadarki her oda arkadaşım en az bir kez dolabımı açıp "ulan ne düzenli dolabın var" demiştir. düzenliyim diye beni linç ettikleri, sabotaj ve gözdağı olarak dolabı dağıttıkları da olmuştur.
ccuk ccuk
gece tırnak kesmemeyi,
banyo ettikten sonra banyoyu tekrardan güzelce yıkamayı,
yemeğini ve son lokmanı bitirmen gerektiğini,
babamın peşinden nasıl koştuğunu,
harika pilav yapmayı,
genç kızların nelerden hoşlanabileceğini,
ütü yapmayı (özellikle kumaş pantalon ütülemeyi)
perde takmayı,
yatak düzeltmeyi,
pis çamaşılarını çamaşır selesine atmayı,
erkek evlat olmanın önemini,
türk kahvesi yapmayı,
yalnız kaldığında yumurta kırabilmeyi...
kibarfeyzo kibarfeyzo
gurbettesinizdir. yiyebileceğiniz fazla birşey yoktur. süreklide dışarıda hamburger, döner tarzı şeyler yiyemezsiniz. hem mali açıdan hem de gına gelebilir. farklı birşeyler yapmak istersiniz. canınız ev yemeği çeker ve gider bakkaldan konserve kuru fasulye alırsınız. ama hayatınızda hiç yemek yapmadığınız için hemen annenizi ararsınız. hal hatır sorma faslı bittikten sonra asıl mevzu açılır. anne kuru fasulye tarifini anlatmaya başlar. sizde bu tarife uygulayarak ilk yemeğinizi yaparsınız. işte ben bugün annemden kuru fasulye yapmasını öğrendim. teşekkürler annecim.

(kimisi için sadece bir kuru fasulye gibi görünebilir ama almanya da gurbette olunca değeri başka oluyor)
tutkuyakar tutkuyakar
içgüdülerine güvenmek...

-oğlum o kız sana göre değil.
-nerden biliyorsun,görmedin bile.
-anneler bilmese de,hisseder.

demek ister ki; bilirim ben, tıpkı geceleri üstünü açıkken kapatmaya geldiğim gibi bilirim. canının sıkıntılı olduğunu telefonun diğer ucundan bile anlarım.
senin sesin benim sesim,senin canın benim canımdır çünkü.
çünkü; sen benim oğlumsun, canımdan bir parçasın, insan kendi canından olanı bilmez,tanımaz mı hiç?
o söylemez,ben de anlamam o an, zaman hep onların yanındadır ama.
2 /