annie hall

1 /
all of nothing all of nothing
woody allen ın en güzel filmidir bence.avly ile annie arasındaki aşk herkesin yaşamak istediği türdendir.filmde ki woody allen ayarları ise kol gibidir insanın suratına tokat gibi inmektedir.ayrıca filmde günümüz teknolojisine ve amerikan hayatına çok ağır eleştiriler yönetilmektedir.kısacası herşeyiyle dolu dolu bir film.
olsen olsen
bol göndermeli ve kadınla erkeğin arasındaki ilişkiyi irdeleyen bir harika woody allen filmidir. annie hall rolünde diane keaton'ı izleriz. woody allen filmde komedyen alvy singer'ı canlandırmaktadır. filmin bir sahnesi vardır ki hepimizin hayalini kurduğu "birader boş konuşuyorsun, sen o dediklerinden bir halt anlamamışsın, bu da sana ilahi bir tescil olsun" güzellemesini yaşatır bize woody allen.

--- burası filmin içeriğine ilişkin bilgi vermektedir, sonra demedi demeyin. ---

annie ve alvy film için kuyrukta beklemektedirler. arkalarında bekleyen bir herif fellini hakkında atıp tutmaktadır.

"geçen hafta fellini'nin filmini izledik. doğrusu en iyi filmi değildi. birleştirici bir kalıpsal yapıdan yoksundu film. yani, tam olarak ne söyleyeceğinden pek emin görünmüyordu. zaten fellini bir sanatçıdan çok usta bir teknisyendir. la strada'sı bir yana tabii. o filmdeki negatif enerji kullanımına hep hayran kalmışımdır. düşünceler birbirine sağlamca eklenmeli. aynı ruhların julieti ve satyricon gibi bu film de biraz...nasıl diyeyim...esnekti. bilirsin fellini öyledir zaten." şeklinde cümleler kurar bu adam. alvy bu noktada tahammül gücünü test etmektedir. daha sonra bu abimiz marshall mcluhan hakkında atıp tutmaya başlar. ancak alvy daha fazla dayanamaz, bu noktada filmden çıkıp kameraya dönerek böyle bir adamla karşılaşsanız ne yapardınız diye sorar. ve arkadaki adam da kameraya gelerek bir dakika burası özgür bir ülke tadında kendi görüşlerini savunmaya başlar. alvy ona marshall mcluhan hakkında en ufak bir fikri olmadığını söyler. adam da kendisinin üniversitede iletişim üzerine ders verdiğini söyler. alvy ya öyle mi tadında marshall mcluhan'ı bir saniye gelir misiniz diyerek kameranın önüne getirir ve bu adamın sizin dedikleriniz hakkında en ufak bir fikri var mı diye sorar. marshall mcluhan'da "yaptıklarım hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz. tüm fikirlerimi yanlış anlamışsınız." der. burayı izledikten sonra size düşen de işte bu, işte bu diyerek yılların intikamını almışcasına aptal aptal sırıtmaktır.

--- burası filmin içeriğine ilişkin bilgi vermektedir, sonra demedi demeyin. ---
would would
kadın erkek ilişkileri üzerine etkileyici bir film.woody allen ın "ı would never want to belong to any club that would have someone like me for a member." repliği ile hafizama kazınan woody allen klasiği.
ütopya ütopya
woody allen'in kendi başına bir "ilişki tahlil ekolü" olduğunu bir kez daha kanıtlayan en mükemmel filmi. kendisinden sonra çekilecek ilişki tahlillerine dayalı bir çok filme fikir babalığı yapmaktadır adeta. fakat "annie hall" filminin diğer birçok hollywood zırvası romantik komedilerden farkı çok açıkça gözlemlenebilen entelektüel alt yapısıdır. freud'un kulakları bol bol çınlatılır ve ayrıca jung'un electra kompleksi diye adlandırdığı teoriside açıkca yer alır bir diyalog içinde.

allen, ilk iki dakikasını kaçırdığı için girmediği filmin "isveçce olan yazıları" göndermesiyle ingmar bergmana daha sonraki sinema kuyruğunda ise arkasında duran adamın monoloğundaki içerikle de fellini'ye açık bir selam iletmiştir.

kısacası, içi dolu dolu olan bir senaryonun woody allen yorumuyla sinemaya aktarıldığı bir başyapıttır. her izlendiğinde farklı bir gizemi keşfedilen diyaloglar ve yer yer monologlar bütünüdür.

filmin bir yerinde "kafkaesk" tabiri kullanılır ki; oturduğumuz yerde bizi orgazma taşır.
özgürlük özgürlük
woody allen'ın kariyerinin dönüm noktası denilebilir. başındaki ve sonundaki monologlar çok etkileyicidir (geri kalan kısmı da en az bunlar kadar güzel tabii )

"bir adam psikiyatriste gider ve der ki "doktor bey, ehm.. kardeşim delirdi, kendini tavuk sanıyor." doktor cevap verir: "neden akıl hastanesine yatırmıyorsun o zaman?" adam der ki "eh.. yatırırdım ama.. yumurtalarına ihtiyacım var."
evet, işte, kısacası, ilişkiler hakkında böyle düşünüyorum diyebilirim. tamamen dengesiz, ve çılgınca ve ve absürtler . . ve .. ama gene de onlardan vazgeçemiyoruz, çünkü çoğumuzun yumurtalara ihtiyacı var..."
alvy singer
selpakmendil selpakmendil
woody allen'in kurgu masasında yeniden yarattığı film.

ilk çekimlerden sonra, üstat, kurgu odasına girip filmi kesip biçer ve arkadaşlarına izletir. ancak sonuç tam bir felâkettir. film tekrar kurgulanır, ek çekimler yapılır ve film, alvy ile annie'nin arasındaki aşk hikâyesine dönüştürülür. üstâdın başyapıtı da böylece ortaya çıkmış olur.

annie hall'daki belki de en etkileyici ikili sahne, yeni tanışan çiftlerin birbirleri üzerinde hissettirmeye çalıştıkları entelektüel ve romantik baskının anlatıldığı sekanslardır.

----ey arkadaş, filmi izlememişsin bi' dur düşün----

1. sekans: alvy ile annie sinemada bilet kuyruğundadırlar. bir parça tartışmış oldukları için gergindirler. ikisinin arkasında da bir çift beklemektedir. bu çiftten erkek olanı, yanındaki kıza sürekli bir şey anlatmaktadır. alvy'nin mimiklerinden, biz de o adama karşı derin bir nefret duyarız çünkü son derece entel bu adam, yanındaki kızı, bilgisiyle ve yaptığı uçuk yorumlarla etkilemeye çalışmaktadır. hattâ alvy, durumla ilgili olarak annie'ye "muhtemelen ilk kez buluşuyorlardır. gazeteye 'mozart, james joyce ve oğlancılıktan hoşlananlar beni arasın' tarzı bir ilan vermişlerdir" şeklinde söylenmektedir. ona göre ilk buluşmalarda erkek, kadını; kültürü ve zekâsıyla etkilemeye çalışmakta ve böylece bir züppeye benzemektedir.

2. sekans: alvy ile annie çıkmaya başlamışlardır. aralarındaki ilişki yenidir ve alvy, onu bir kitapçıya götürür. orada, tümü ölümle ilgili olan kitapları alıp annie'ye verir ve "eğer çıkacaksak bunları okumalısın, ben ölüm konusunda biraz saplantılıyımdır" der. annie, onun bütün söylediklerini "hmm evet" diyerek destekler ve alvy'nin meşhur tiradını gülümseyerek dinler: "hayatta insanlar ikiye ayrılır: zavallılar ve korkunçlar. korkunç olanlar, şu bildiğimiz tipler: körler, evsizler. onların nasıl yaşadıklarına aklım almıyor. zavallılar da geri kalanlarımız. hepsi bu. o yüzden, bir zavallı olduğuna şükretmelisin." alvy, annie'ye bunları anlatırken, kitapçıdaki bir başka adam alvy'nin bu tiradını; tıpkı alvy'nin, sinema kuyruğunda arkasındaki adamı izleyişi gibi şaşkınlıkla izler. alvy, tespitinin öznesi olmuştur, ters köşeye yatmıştır. o da, karşısındaki köylü ve görece kültürsüz taşra kızına, entelektüel zorbalığını uygulamıştır.

----ey arkadaş, bu filmi nasıl izlemezsin----
hınkmınk hınkmınk
adamın biri doktora gider ve "doktor, kardeşim delirdi. kendini tavuk sanıyor." der. doktor da der ki "getirseydiniz ya, tedavi ederdim". adam da "evet ama doktor, yumurtaları çok işime yarıyor."

-galiba ben de ilişkiler için aynı şeyi hissediyorum. akıldışı, mantıksız hatta saçma olduklarını bilseniz de sürdürmeye çalışıyorsunuz. çünkü hepimizin yumurtalara ihtiyacı var.

alvy singer
tmb tmb
woody allen klasiklerinden biri. diane keaton, güzelliğinini doruk noktasında bu filmde oynamış. woody allen'ın kameraya bakarak konuşması, yolda yürürken bir anda yoldaki kişilerle muhabbet etmesi filme başka bir hava katmış. bu tarz bir sahneyi 1997 yapımı michael haneke filmi funny games'te görmüştüm. ama çok kısaydı. sadece kameraya bakıp bir cümle söyleyip sahnesine devam ediyordu.

film, new york sevgisi çok üst boyutta olan alvy singer (woody allen) ile, alvy singer ile birlikte olduktan sonra özgüveni tavana fırlayan annie hall'den bahsediyor. alvy bir komedyen, annie ise bir şarkıcıdır. aslında alvy ile tanışmadan önce şarkıcılık teklifi gelmiştir. fakat kendisine güveni çok azdır. alvy, annie'ye güven vererek yapabileceğini söyler ve annie başarır. fakat yavaş yavaş ilişkinin boyutu değişmekte ve ikisi de birbirinden sıkılmaya başlamaktadır. ama bunu birbirlerine söyleyememektedirler. woody allen, birkaç kez annie'yi aldatmıştır. annie ise gerçek anlamda alvy'yi sevmektedir fakat new york fazla boğucu gelmektedir. beverly'yi gezerken bunu dile getirmiştir. ancak alvy bir new york aşığı olduğundan cevap bile vermesi gereksizdir. uçakla beverly'den new york'a dönerken ikisinin de içinden ayrılmak düşünceleri geçer ve o anda ikiside birbirine ayrılmaları gerektiğini söyler ve ayrılırlar. al mektuplarını ver mektuplarımı hesabı olur. alvy kafasından atamaz annie'yi. (nasıl atsın ki. hatun süper. tamam konuya dönelim.) bir kez yanına gider. evlenmek istediğini söyler ama çok geçtir. reddi yer.

böyle bir film işte. romantik filmlerden sıkılanlara farklı bir tarzda romantik bir film. eğlenceli, tatlı, can sıkmayan gayet klas bir film. izlenmeli ama daha çok izletilmeli. ayrıca filmde jeff goldblum ile christopher walken çok az da olsa gözükmektedir. hatta jeff goldblum'un toplam gözükme süresi 1.67 saniyedir.
1 /