arthur stanley eddington

mutombo mutombo
yapmış olduğu deneyi kısaca özetleyelim.

einstein'in genel görelilik teorisine göre kütle uzay-zamanı büker ve ışık ta dahil olmak üzere tüm cisimler hareketlerini bu bükülmüş uzay-zamanda sürdürür. yani yıldız gibi devasa kütleli cisimlerin yakınından geçen ışık kayda değer bir bükülmeye uğrar.

her teorik öngörü gibi bunu da sınamak gerekir. eddington da burada devreye girmiştir.

ilk önce tam güneş tutulması sırasında(bunun sebebi güneş ışınlarının ölçümü bozmasını engellemek) güneşin çevresinde bulunan yıldızların konumunu işaretlemiştir. daha sonra güneşin orada olmadığı bir anda aynı yıldızların konumunu tekrar belirlemiş ve bu iki görüntüyü üst üste koymuştur.

newtonyen teoriye göre iki fotoğrafın çakışması gerekmektedir. genel göreliliğe göre ise ufak miktarda da olsa bir sapma beklenmektedir. sonuçta fotoğraflara bakılmış ve yıldızların çakışmadığı gözlenmiştir.
chopin in rüyası chopin in rüyası
görelilik kavramı üzerinde einstein la aynı dönemde çalışmış ingiliz astrofizikçi. ancak bir çalışmayı yürütmek ve sonuç almak başarıyı garantilemediğinden arka planda kalmak kaderi olmuş ve parsayı einstein kapmıştır.

bir mülakatta, '' rölativiteyi dünyada iki kişinin anladığı ve bildiği söyleniyor, ne dersiniz? sorusuna, biri benim de diğeri kim? '' diye esprili cevabını vererek egosunu da ortaya koymuştur.
ljiljani ljiljani
1.dünya savaşı'nın en yoğun günlerinde teorisini tamamlayan einstein, savaş koşulları, hükümetin propagandaları ve avrupa'nın bilime karşı durduğu sert duruş nedeniyle bir türlü gerçek deney ortamında teorisinin ispatını tamamlayamamıştı.

hatta almanya dışında hiçbir yerde tanınmayan bu teoriye destek için cambridge üniversitesi profesörü ve ingiliz kraliyet astronomi topluluğu yetkilisi eddington'a yazmış olduğu mektup insanlık tarihi için önemli bir kırılma oluşturmuştur.

zaman içerisinde görelilik kuramının britanya'ya yayılmasını sağlayan eddington, savaş koşulları içerisinde berlin'de kısılıp kalan einstein için dış dünyaya açılan tek kapı haline gelmiştir.

öyle ki eddington'un görelilik kuramı üzerine ilk kitapları oluşturması, başta cambridge olmak üzere pek çok okulda einstein üzerine ilgi çekici dersler vermesi ve diğer bilim insanlarıyla iletişim kanalı oluşturabilmesi teorinin almanya dışında da tanınmasına büyük olanak sağlamıştır. ancak yine de pratiksel olarak kanıtlanabilmesi için keşif yolculuğuna ihtiyaç duyuluyordu.

savaşın ateşkes ilan edildiği kasım ayında ingiltere kraliyet ailesinin de desteğini alarak hem einstein'ın dünya kamuoyuna tanıtılması hem de heyecan yaratması için çaba gösterildi.

hayatının son anlarını yaşamakta olan einstein'in bu teoreminin gerçek anlamda da tanıtılabilmesi için tüm gayretlerini veren eddington ve çalışma ekibi, 29 mayıs 1919 da başladıkları çalışmalarda sırasında özel görelilik sabitiyle orantılı yıldızlardaki ufacık değişimi yakalamayı başardılar ve olumlu sonuca oluştular:

"einstein'ın teorisinin kanıtlandığını ve yeni bilimsel düşüncenin kabul edilmesi gerektiğini biliyordum." - eddington

bu cümleler o kadar büyük bir heyecana yol açtı ki kraliyet topluluğu'nun başkanı, bunu "insan düşüncesinin en üst düzey başarılarından biri" olarak nitelendirdi. times dergisinin bir sonraki günkü ana manşeti ise "bilimde devrim" oldu.

eddington böylelikle ingilizce konuşan ülkelerde yani dönemin bilinen dünyasının neredeyse tamamında görelilik kuramının temsilcisi olarak, gazetelerin ve dergilerin gittiği isim haline geldi. einstein ise almanya dışında pek tanınmayan bir akademisyenden, herkesin hakkında daha fazla şey bilmek istediği bir bilim insanına dönüştü.