aşık olmak

103 /
driving einstein driving einstein
artık aşık olmak da istemiyorum. yeni modern zamana göre olsan ayrı dert eski duygularla olsan ayrı dert. aşkı hak edecek insan olduğunu düşünmüyorum. bencilliği herkes farklı boyuta taşıdı çünkü. bireysellik değil bahsettiğim. aşık olduğun kişi acı çektirir her türlü, deli eder.

ölüm de var, öldüğünde hayatın kayıyor. tek inanacağım aşk 30-40 yıllık aynı sadakatle birbirine bağlı olan yaşlı çiftler. en son eşi şehir dışına gidiyor diye ağlayan dedeye üzülmüştüm. onun aşkı gerçekti, 3-5 yılda bitenlerden değil...

filmlerde, dizilerde, hayal kurulan başka ortamda olabilir ama gerçekte çok zor. sen gözleri bana baksa yeter dersin, o instagramda paylaşıp(iyi niyetine bir şey demiyorum) etkileşim kasma derdinde olur. teknolojiden ve bu çağdan sıyrılanlar ya birlikte ölenler ya da kaçanlar...

ilköğretimdeyken bi kızı çok sevmiştim, hep onu düşünüyordum. o okulun en yakışıklı çocuğuyla çıkma peşindeydi. evine gitmiştim, ananesi de kızmıştı bana sanki bir şey yapmışım gibi. beni beğeneni ben beğenmem, benim beğendiğim beni beğenmez olayı tamamen
steinhammer steinhammer
yaşanmışlıkların referansıyla bir ütopyaya dönüşmüştür benim için. aşkı farklı yerlerde aramaya başlamış ve kendi kendime şampiyonluk sözleri vermişimdir.

kendime aşık olmayı şu şekilde açıklıyorum. olursam eğer; bu, hem kendi planım dahilinde hem de kontrolü bende olmayan bir şekilde olacak. karışık bir tanım biliyorum sevgili okur. o yüzden aşağıdaki örneklere bak.

istasyona indiğimde trenin aynı anda gelmesi mesela. bir seyahat planım var ama aynı anda trenin gelmesini beklemiyorum. gelince ise içim bir aşk ile doluveriyor.

öğle yemeği planı yaparken ofiste yemek olduğunu farketmek örneğin. aşkın ufak göletlerinden tatlı su içmek gibi bir durum bedava öğle yemeği.

cepte hangi tarihten kaldığı belirsiz para bulmak oldu aşkı bulmak benim için. ihtiyacım olsa 25 kuruş çıkmaz, ama gelin görün ki "bu kağıtta ne yahu?!" diye el cebe atıldığında 20 tl çıkıverir. işte bu olmuş artık benim için.

örnekler uzar gider ama siz anladınız beni. anlamadıysanız da aşk olsun...
pata kute pata kute
kadınların iş hayatına girmeden önce aşk erkeğin zengin veya zengin olma potansiyeli barındırmasıyla erkek tarafının ise yoğunluklu olarak fiziki özellik aramasıyla şekilleniyordu ancak kadının iş hayatına girmesiyle aşkın tanımı da değişti haliyle. kadın artık yakışıklılık, bakım gibi kriterleri öncülemeye başladı. erkekse artık kadında maddi güç arar oldu. eskiden erkeğin zengin olması kadını tavlamak için tek başına yeterliyken, şimdi fakir ama yakışıklı da sahada ben varım diyebiliyor. görece varlıklı bir doktor/iş kadını için sırf yakışıklılık bile yeterli olabiliyor artık. bence insanlık tarihi açısından tarihi bir olaya şahit oluyoruz.
103 /