asker psikolojisi

samsun216 samsun216
önceden belirlenmiş bir amaca veya amaçsızlığa hizmet eden düzeneğin davranışlarını hatırlatır, ve ya davranmayış biçimini. eğer vatan sevgisiyle değilde zorunluluktan veya paralı yapılıyorsa bir robotun ruh halinden farksızdır.
kabus kabus
herkesten ve herşeyden tırsmaya başlar insan, otursan kabahat, belki ayakta dursan başka kabahattir. ulan şu askerliği 5 ayda bitireyim geleyim hevesi ile gidersin..stratejik olmaz olayı kavramazsan öyle bir süreçtir ki, alacağın cezalarla birlikte ömür boyu er olarak askerliğini sürdürebilirsin. babamın da fazladan 3 sene askerlik yaptığını dikkate aldım da 158 gün askerlik yapıp geldim allaha şükür.

(bkz: 317 kd)
jack black jack black
kapıdan girene kadar sağa sola sırıtırsın, yeni bi mekan, izci kampı gibi biyere geldiğini düşünürsün..

girişteki askerler de ibneliğine midir bilinmez öyle iyi davranırlarki sanki 1 hafta kalıp gidecek gibi hissedersin kendini.. yada onlar askermiş sen değilmiş gibi olursun..
belkide onlar askerlik psikolojisine çoktan girdiklerinden dolayı sana senden "daha asker" görünürler..

ölen kişinin kabirde kafasını kaldırmaya çalışıpta tahtaya kafasını çarpması sonucu ödü patlayarak işte asıl o anda öldüğü anlatılır durur ya,

askerde de ilk gece koğuşa girdiğin anda göt göte dolapları ve ranzaları görüp yatağına uzanınca (ve kafayı biraz kaldırsan üstteki yatağa çarpacağını görünce) işte o anda asker olduğunu anlarsın..

bana ilk gece 5-6 koğuş nöbeti yazmışlardı, 2 de yatıp 5 te kalktım, saat 6 olunca koğuşu kaldırmam lazım ne dicemi şaşırdım koğuş kalk..!! diye bağırsam "daha ilk günden askerlik psikolojisine girdi ibne" derler diye ışıkları yaktım kalkın arkadaşlar falan diye mırıldandım, (bkz: dayanamıcam bi hahaha yapayım) ışığı gören kalktı.. zaten kimse tam uyuyamamıştı ilk gece..

son olarak nizamiyeye bakıpta oradan dışarıya çıkamayacağını bilmek çok feci koyuyo. "lan şurdan koşarak fırlasam dışarı, arkamdan ateş mi ederler yoksa kovalarlar mı" diye çook düşünmüşümdür..
rene rene
görüşlerinizi, hayata dair fikirlerinizi, tarzınızı, egonuzu, yani sizi siz yapan her şeyi dışarıda bırakıp giriyorsunuz içeriye. age of empires'da ki köylülerden* biri oluveriyorsunuz bir dönem. bu da bir tecrübe belki ama;

issız adam alper'in de dediği gibi:
-zor be anne.. çok zor.
gedd gedd
haki renk kıyafet içinde, bedeninizi her an itaat etmeye hazır bir şekilde tutmanızdır. her an hakaret yiyebilirsiniz. kendinizi soğutmanın tek yolu da ana avrat küfretmenizdir.

sizden çok rütbeli biri (mesela kurmay albay) ile tavla oynamak zorunda kalırsanız, zar tanrısına size yardım etmemesi için dua edersiniz. ama böyle bir tanrı olmadığı için en güzel zarları atar hatta yener ve payınıza düşen hakaretleri almış olmanın siniri ama gizliden gizliye gıcık albayı yenmiş olmanın muzaffer edasıyla takvime bir çizik daha atarsınız.

not: bir gün gelecek bir gün kalacak.
aylakmadam aylakmadam
rahimseldir.

her üst, astını adeta rahminde tutan anne sorumluluğuyla yaklaşır olaya (astına değil, sorumluluğuna karşı)
görev başındayken böyledirler,

o bakımdan her asker, çocuk ruhludur biraz. hiç büyümeyecek çocuklar...
alan alsın, bana çok sevimsiz geliyor bu durum.
hidrolaz hidrolaz
komutan: k
asker: a

k: yat!
a: yatmamız gerekiyor sanırım!?

k: kalk!
a: kalkmamız gerekiyor sanırım!?

k: sürün!
a: sürünmemiz gerekiyor sanırım!?

k: banyo!
a: 31 çekmemiz gerekiyor sanırım!?

!? erkek işte her yerde aynı.
madeleine akaino madeleine akaino
iyi bir asker, kötü bir sivildir derler. askerlikteki her daim tetikte olma ve en ufak bir risk durumunda saldırma hali, bir de ırak savaşı örneğindeki gibi en sadık askeri dahi ''ne yapıyoruz biz?'' diye sorgulatacak bir özel durumla birleşince; askerlerin eve döndükleri zaman post trauma syndrome ile boğuşmasına sebep oluyormuş. sonuçları ağır depresyon, öfke nöbetleri, saldırganlık hatta intihar.
kara murat kara murat
berbat psikolojidir. çok zor olacak, çok berbat olacak diye diye diye gidersin askere. ama o da ne. daha da zordur ve daha da berbattır anasını satayım tahmin ettiğinden. asker oluyoruz gazıyla falan gidersin. bir gurur yüklenir bünyeye ama gittikten üç beş gün sonra o gururdan eser kalmaz. çünkü gittiğin yerde komutan ve üst devre usta askerler bildiğin köpek gibi davranır sana. kendi memleketimizin askeri miyiz. yoksa düşman ülkenin toplama kampında esirmiyiz belli değil. bir de acemi birliği tamamlanıp usta birliğine katılırsın. orada da bir albayın bir generalin postası yaparlarsa seni iyice sıçtın. asker misin yoksa bu omzu kalabalık komutanın karısımısın düşünür durursun. elde silah, ölmek ya da öldürmek için kendini dağa taşa vuran kardeşlerimizin durumunu zaten tahmin bile edemiyorum. velhasılıkelam zor psikolojidir zor. ama vatani görevdir nihayetinde. gidilir, yapılır, dönülür. orada ki psikolojiyi sivile taşımamakta fayda vardır.
beyin olmuş labne beyin olmuş labne
asker adayının kendi kendine konuşmaya başladığı, soruyu sorup cevabını da kendisinin verdiği bir haldir.

- 15 gün sonra askerde olcam. tam 15 gün! çarp bakiim 24 le? 336 saat... çarp 60 saniye ile... yok anasının gözü. ne lan bu idama mı gidiyoruz?
(giderayak delirmesini istemeyen bir ses imdada yetişir)
+ hayır evlat! hayır! bu kadar büyütmenin anlamı yok. minimum 5 ay maksimum 12 ay buralarda olmayacaksın. sen yokken çiçekleri de sularız biz. köpeğine de gözümüz gibi bakarız. her telefona biz çıkar, her kapıya biz koşarız. senii hatırlarız.
tişikkirlir sipirmin tişikkirlir sipirmin
eski sevgiliyle barışmak için kullanılan bahanelerden biridir. hayatın kısalığını anlayan er kişi geçmişte yapılan hataları düzeltmek adına izin günlerinde arar ve "bu zor günlerde bile seni düşünüyorum" mesajıyla bilinçaltına inmeyi planlar. kadına yüklenen bir çeşit vicdan muhasebesi.
iş bitiren frank iş bitiren frank
çok değişik bir kafa. asker psikolojisini kendim üzerinden anlatmaya çalışacağım.

kışlanın kapısından girdiğin an insanın hayatı değişiyor.
günlük hayat rutinlerinizden tutun, en detay sayılacak davranışlarınıza kadar.

güzel mi derseniz güzel. burdaki ortam çok farklı. birinci haftam bugün dolacak ve her şeye öyle çok alıştım ki 2 hafta sonra bitince boşluğa düşeceğim gibi hissediyorum.

dış dünyayla bağlantım neredeyse yok. ne geride bıraktığım hayatımı ne de evi-işi düşünmüyorum. istesem de düşünemiyorum olmuyor yani. ben ki sürekli geleceği düşünürdüm.. nasıl böyle oldum bilmiyorum.

bekleyeni olanlar için de ayrı bir zormuş bugün bunu gördüm. ailesiyle konuşan bir arkadaşım telefonda ağladı..
dönüp kendime baktım, değil ailemi aramak, düşünmek bile aklıma gelmiyor.

son olarak;
her türk asker doğar diyorum.
2
nelson mandelina nelson mandelina
psikolojisini zikeyim, insanı deli gibi borçlara sokuyor dedirten durumunazi.

songül karlı ve soğuk bir kış günü askerliğimi bitirip eve gelmiştim. cebimde 4 dal sigaram ve 28 lira param vardı. credit card ağzına kadar doluydu. ellerim çok soğuktu, yüreğim sıcacıktı gibi klişelerle konuya girmeden ben çabuk atlattım o durumu diyeceğim. çünkü ben gelir gelmez kol gibi borçlanmıştım ve eve hırsız girmişti.

annemin "eve hırsız girdi her şeyi yıkamak lazım" mantığı ile 2 yıl boyunca elektrik faturası ödedim. o da ayrı girmişti.