asla birlikte olunamayacak birine aşık olmak

24 /
80 sonrası genç 80 sonrası genç
evli insanlara hallenmezseniz böyle sorunlarınız olmaz. onun dışında "asla" birlikte olunamayacak biri aklıma başka şey getirmiyor.
he ünlüler falansa ergenlik dönemi bitince o sorun kendiliğinden çözülüyor.
5
gölgelerin efendisi gölgelerin efendisi
mesela chris pratt. şu aslan parçası beni deli ediyor. eritiyor. içimde yangınlara sebebiyet veriyor. ama gel gör ki evlenecek yakında iki gözümün çiçeği. üstelik hetero.
bi benzerini falan bulsam zaten bizim camiada direkt basarım nikahı avrupada.
aşk ya.



ah ya neymar ah ya neymar
bazı sözlük hanımlarının sayın şahsıma karşı içinde bulunduğunu düşündüğüm durum, hâl, vaziyet.

böyle konularda hislerim çok kuvvetlidir, biliyorum onlar var ve ben onları milletçe kucaklıyorum.
sadeli kahve sadeli kahve
ben çirkin bir kadınım. cildim çok hasarlı, sivilceliyim, gözlüklüyüm. daha yeni kilo verdik, dış görünüşümde dikkat çekecek tek şey uzun bacaklarım. ki uzun dediğim bacak 166 boylu bir kadının bacağı, bana uzun geliyor sadece. ki bahsedeceğim adam 190, pantolonu kadarım. neyse efendim, izmir kızı olunca aşk meşk meseleniz oluyor kendinizce. yani ben öyle sanıyordum. 24 yaşındayım, bir sefer hariç hep ilk adımı attım. olumsuz yanıt da aldım, efendi gibi yoluma baktım. ben elmayı seviyorum diye onun da beni sevecek hali yok ya. hayat benim için hızlı çarpan kalpten daha anlamlıydı.
ta ki ona kadar. o benim bozkıra gelme sebebim, hatta hayata gelme sebebim olabilirdi. ben her şeyin bir sebebi olduğuna inanırım. demek ki ben senelerce ne yaşadıysam bu adama rastlamak içindi. biliyor musunuz, uzun boylu olduğunu arkadaşlarım söyledi. topuklu bir kadın olduğumdan mı, ona bakarken içine baktığımdan mı bilmem, fark etmemişim. daha önce şaşı birinden hoşlandım, omzuma gelen birinden de hoşlandım, ben dış görünüşe önem vermem. hatta sallamam. bilirsiniz, şişman ve özgüvenli kadınlar genelde askerden yeni dönmüş gibi olur, ben de seriyi bozmadım. otobüste gördüğüm on adamdan on birini yakışıklı buldum. sevgilim varken bile denk geldiğim insanlara "aa ne yakışıklı, ne güzel" dedim. yanlış anlaşılma olmasın, bu aldatma sadece lafla gözle ve kendi içimde. bu adama rastladığımdaysa, benle konuşmaya çalışan insanlara bile gereği kadar konuştum, ruhum önüne baktı. kimseye yan gözle bakmadım, zaten ondan başka yüz görmedim.
24 yaşındayım. ömrümde tek bir adamı böyle sevdim. o benim bozkırıma izmir oldu...
o türk ben değilim. o sağ ben solum. o doğru ben yanlışım. o beyefendi, ben serseriyim. o muhteşem, ben berbatım. o kazanmış, ben kaybetmişim. ondan bana yar olmaz. benim ağzım yüzüm bozuk, ben pervasızım, ben arsızım, ben umursamazım... ben ben ben.
ben aşka inanmazdım. ben ilk lise vurgunumda "aşk yok, o var" demiştim bir adamla ilgili. şimdi "aşk var, o yok"
kendisi ona "beyaz" hissettiren bir kadını seviyor. ben kendim beyaz hissetmedim ki, ona nasıl beyaz hissettireyim; kızamadım ona. kirliyim ki oğlum ben.
nyks nemesis nyks nemesis
cemal süreya'nın bu başlığa uygun, içimi yakan bir şiiri var;

biliyorum sana giden yollar kapalı
üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni
ne kadar yakından ve arada uçurum;
insanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

uyandım uyandım, hep seni düşündüm
yalnız seni, yalnız senin gözlerini
sen bayan nihayet, sen ölümüm kalımım
ben artık adam olmam bu derde düşeli

şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki
anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
hangi şarkıyı duysam, bizim için söylenmiş sanki
tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri
rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
bu böyle pek de kolay değil gerçi...

alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
bunun verdiği mutluluk da az değil ki
çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

inan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
yalvarırım onu okuma çarşamba günleri
24 /