asmalı konak

2 /
timbuktu timbuktu
ne mustafa hakkında herşey ne babam ve oğlum, çağan ırmak'ın rüştünü ispatladığı yapımdır. nevşehir, istanbul (hatta bazı bölümlerde) mardin'den kartpostal gibi mekan çekimleri, tam yerinde kesme ve açı kullanımları, aria'dan jazz'a, "those were days are my friends" gibi klasiklerden, "hoplayıverdin çekirge" benzeri zırtapoz şarkı-türküye kadar çok çeşitli müzik seçimi, mahinur ergin ve meral okay'ın senaryosu sayesinde döneminin en özgün prodüksiyonu olmuştur.
çemberimde gül oya, ezel, hatırla sevgili gibi görece bir nebze eli yüzü düzgün dizilerin yolunu açmıştır. asmalı konak öncesi en ciddi yapım deliyürekti ki düşünün artık geri kalanını.
dünyarüyaiçinderüyadır dünyarüyaiçinderüyadır
bu dizide de tecavüz sahnesi olmasına rağmen pek bir haberi yapılmamıştı o zamanlar.
toplum olarakta evli bir erkeğin karısına tecavüzüne tecavüz olarak bakmadığımızın en açık kanıtıdır bu aslında.
gerçi hukuken bile cezası yok diye duymuştum, hukuk okuyan bir arkadaştan.
bosnadasavaşırkensonbiederlezidinleyenadam bosnadasavaşırkensonbiederlezidinleyenadam
ben bu diziden çok korkardım sözlük. 11 mart 2002 de başlamış. daha 7 yaşındaymışım. özellikle büyücü, kuytu köşelerde sigara içip, herkesi gözetleyen diclenin gözlerinden çok korkardım. jeneriğinden zaten ödüm patlardı. ilk başta telatabiler gibi güneş doğardı sonra admın biri uvaaa dimde uvaa diye bağırırdı. sizcede çok korkunç değil mi. hele seymenin bahara taktığı o yüzük. jeneriğin sonunda umbarayera um diye seymen bahara öpmesi için elini uzatırdı. bir de sonlara doğru seymen ırak sınırna gidip kaza falan yapmıştı, o zamanlar ırakta savaş vardı ben iyice korkmuştum. çok korkak bir çocuktum herhal.
2 /