astronomi

surveyor surveyor
devamsızlıktan kaldığım ders. bir sonraki yıl devam ettim ve geçtim zor bir bilim dalı bayağı matematik ve geometri istiyor ama alışınca eğlenceli geliyor.
setheleh setheleh
niye bizim burada sevmezler, hiç anlam veremem.

yarattığımız dandik ışıklar yüzünden gökyüzündeki yıldızların parlaklığını göremiyoruz. ancak deprem, sel falan olduğunda ; tüm ışıklar söndüğünde görebiliyoruz onun güzelliğini, sanki daha bir yaklaşmış gibi geliyor gözümüze.

kafamızı kaldırıp gökyüzündeki yıldızlara bakıp takımyıldız uyduruyoruz bir tarafımızdan . onlardan ne de güzel şekiller yapıyoruz tıpkı amerikan filmi romantik karakteri misali. oysa oradaki yıldızlar bile yan yana değilken bu romantik kullar nasıl beraber olacaklar? yıldızlar arasındaki mesafe yıldızların büyüklüğünün yanında o kadar büyük ki..çarpışmaya çarpışamıyorlar bile garibim. yaklaşamıyorlar birbirlerine, kavuşamıyorlar! aslında çok uzaklar bizlere ama biz onları o star wars'ı izlediğimiz perdeye projeksiyonla yansıtınca aynı hizada gözüküyorlar.

aristo'nun küreleri ve batlamyus(araplar'ın batlamyus'u...) 'un dünya merkezli sistemi o kadar tatlı idi ki...her şey muntazam ve çembersel , iç içe geçmiş küreler...kopernik adisinin devrimi ile anladım ki dünya yalanmış! ne biz merkezdeymişiz ne de o kadar önemliymişiz. sonra baktılar ki süpernova diye bir şey var ; anladılar ki her şey en mükemmel halinde değil. bir değişim var her daim. kepler gelip arsızca yörüngeleri neyim anlattı, iyice bir hüzünlendim.

kendi galaksimin -miky way'imin gerçek görüntülerini göremeyeceğim hiçbir zaman. oysa komşu andromeda'nın milyon yıl önceki halini görebiliyorum. işte bu beni çok hüzünlendiriyor. tüm ışığım bir gün karanlığa dönecek, beyaz bir cüce olacak...o zamana kadar ona tapan eskilerin hatrına hürmet edeceğim ışığına.

iskenderiye'de yaksalar da tüm alim kelamını , aristo'ya taptırana inansalar da yine de insanları affedeceğim. gökyüzüne bakacağım onlarla beraber. kimisi isa'yı bekleyecek gökten yere inip tüm acılarına son versin diye , kimisi küçük yeşil yaratıkları bekleyecek, kimisi de sevgilisine yıldızlardan şekiller yapacak ; tek istedikleri daha çok sevilmek olacak, daha az acı çekmek olacak.

niçin insanlar bizim burada gökyüzüne bakmazlar, onu hiç sevmezler hala anlayabilmiş değilim..
uzaktan kumandalı yeşil zeytin uzaktan kumandalı yeşil zeytin
sadece hayali bir gök küresi çizerek, onun üzerinde yıldızların yerlerini belirtmekle başlayıp cüce yıldızlar, kızıl devler, foton kuşakları, kara deliklere kadar varan; kimilerine göre eğlenceli, kimilerine göre çekilmez bir bilim dalı.
tosbik facia tosbik facia
küçüklüğümden beri beni son derece heyecanlandıran, ilgimi çeken bilim dalı.
küçük bir çocukken yaz aylarında köyde tüm ışıklar sönünce bahçeye bir sandalye çeker,saatlerce yıldızları izlerdim bir "yıldız kayması" olayına tanık olabilmek için.
tabii onların yıldız değil, göktaşı olduğunu öğrendiğim zamanlar göktaşı yağmurunun çok yoğun olduğu belli tarihlerin olduğunu fark ettim. göktaşı yağmuruna tanık olduğum ilk gece hayatımın en güzel gecelerinden birisidir.
gökyüzünün o sonsuz gizemi içinde her şeyin başlangıcını-büyük patlama-, galaksileri, yıldızların hayat evrelerini, gezegenleri, uyduları, karadelikleri, nebulaları, karanlık maddeyi , belki -solucan delikleri gibi kestirme yollarla- zamanda yolculuğu ve daha pek çok bilinmeyeni saklıyor.sanki her şey keşfedilmiş geriye fazla bir şey kalmamış gibi düşündüğümüz dünya için keşfedilmeyi bekleyen en büyük hazinelerden birisidir evren.
çok isterdim gökyüzü ile ilgili çalışmayı, oralarda yeni bir şeyler keşfetmeyi ama olmadı maalesef. kendimce yapabildiğim tek etkinlik yazları genelde antalya da düzenlenen ;gökyüzü gözlem şenliklerine katılmak oldu. amatörce ilgilenen herkese de tavsiye ederim
marjinal hokkabaz marjinal hokkabaz
anlaşılabilir bir seçim.

"göğün zevki için tarihte iflas eden keldaniler, asurlular, kolomb’dan öncekiler..." teleskop yerine silah ve tapınaklara önem verselerdi demode ve saf (salak demenin nazik şekli) arkaik halklar olmazlardı değil mi?

onlar korkularını ve meraklarını araştırmayla yok ediyorlardı, modern insan korkularını bombalayarak ya da sebepsiz inanarak yok ediyor.
lan bi siktir git lan bi siktir git
250 milyar galaksi.

hubble teleskobu tarafından 2003 yılında çekilen fotoğrafta sayılabilen 10.000 tahmin edilen ise 250 milyar galaksi bulunmaktadır. gözlemlenebilir olarak sadece andromeda galaksisi takip edebiliriz. ( teleskop ile gözlem yapmak isterseniz (bkz: newton teleskobu) önemle tavsiye ederim ki ayna sisteminde olup daha çok ışık almaktadır.)




tahmin edebilir bir canlı türü yoktur ancak oluşabilmesi için öncelikle atmosfer ve bunun akabinden azot-oksijen oranı çok hassastır. 2011 yılında kepler teleskobu tarafından keşfedilen kepler 20f gezegeni dünya ile en çok benzerlik gösterdiği incelenmiştir. yıllık ortalama sıcaklığı 22 derece olup dünyanın sadece 0,24 katı büyüklüğündedir. 1 yılı 371 gün de tamamlıyor olup dünyaya benzer atmosfer tabakası bulunmaktadır. 1000 ışık yılı uzaklığında olduğundan dolayı mevcut teknoloji ile ulaşmamız imkansızdır. (bkz: izafiyet teorisi)

carl sagan üstadın dediği gibi

'' eğer tüm evrende yaşam sadece dünya'da varsa, bu çok büyük bir yer israfı olurdu. ''

esen kalın
dionysos dionysos
domine aklıma geldi bunu gördüğümde. the piper at the gates of dawn diye bir albüm çıkarmıştı ferdi tayfur. ne yıllardı be; prangalar falan. ali lidar da iyiydi amk. sigaram bitti, uyuyacağım.