at sineği

1 /
wolverine wolverine
kimilerinin at üstünde vede kuyruğunda yaşadığı için, kimilerininse kocaman olduğu için bu ismi aldığını düşündüğü sinek türü.
missile missile
kondu mu kolay kolay kovulamayan sinir bozucu bir sinek türü. zaman zaman öyle sinirlendirir ki burnunuzdan solumanıza yol açar...
elladan tinuviel elladan tinuviel
sokrates'in yaşadığı dönemde kullandığı lakaptır. o, atina'yı uyuşuk bir ata ve kendisini de o atı sürekli rahatsız eden sineğe benzetmiştir. sokrates bu rahatsız etme mizansenini kendi yöntemiyle, sokratesçi ironi ile yapıyordu. insanlara sürekli sorular soruyor ve onları köşeye sıkıştırıyordu. asla sorduğu soruların cevabını vermiyor ve insanların cevabı bulmaları için yardımcı oluyordu. kendisine at sineği diyen bir insan düşünün. insanlar at sineğine ne yaparlar bu arada?

aynı zamanda hoşsohbet beşinci nesil yazardır. buradan kendisine, nickine talip olduğumu belirtmek istiyorum. çapraz nick değişimi de yapabiliriz.*üç deyince şifrelerimiz söyleyeceğiz ok?
ssw ssw
pis yedili, batak, king gibi bir çok eğlenceli iskambil oyunlarında oyuncular arasındaki karşılıklı diyaloglarda dile getirilebilen cümlecik.
maestromanick maestromanick
sinek ailesinin eşek arısına kafa tutabilecek cüssede olan ferdidir.

sessiz bir odada sivrisineğin sesi iki kişilik keşif uçağı gibi geliyorsa, bunun sesi airbus gibidir ya da kafanızın ne kadar iyi olduğuna da bağlı olabilir tabi ki.
köşeliportakal köşeliportakal
hergün arkadaşın odasını istila eden ve bizim aynı at sinekçiği olduğunu düşündüğümüz can sıkıcı, sinir bozucu,gürültücü mahlukun, terbiyesizin tekidir..
tettey tettey
bazıları haddinden fazla büyüktürler. bana mı denk geliyor bilmiyorum ama bu büyükleri genelde korkusuz olurlar, kavgayı onlar başlatır. ama tabi sonucuna da katlanırlar.

(bkz:kötümüyüm ne )
alakazam alakazam
dragon sineğiyle karıştırılan sinek türü. karıştırılması doğal olup ancak çok dikkatli bakılınca fark anlaşılabilmektedir. nitekim dragon sineğinin hortumu çatallıdır.
timbuktu timbuktu
büyük boy kara sinek. dünyada insandan sonraki en zeki canlı yunuslardır denilir ama yanlıştır. ikinci zeki canlı türü atsineğidir. hatta tanıdığım bir çok insandan daha zeki atsinekleri görmüşlüğüm vardır.

bir ara (bundan yıllar yıllar önce) atsineklerinin gani olduğu bir ortamda, işsiz güçsüz takılıyordum. her sabah erken kalkıp akşama kadar atsineği öldürmek normal mesaim olmuştu. işte o yıllarda bu eşsiz canlı türünü daha yakından tanıyacak fırsatım oldu. elimde rulo yapılmış gazete yokken, sağa sola uçuşup bızıklayan sinekler, ben silahı (gazeteyi) elime alır almaz hemen kaybolurdu. ilk sıralar duvarlara yada eşyaların üzerinde rastgele bir yerlere konup tehlikenin geçmesini beklerlerdi. ben tabi ilk gördüğüme yapıştırırdım gazeteyi. sabahın erken saatlerinde ilk ölenler, açık renkli yüzeylere konanalar olurdu. dedim ya zeki böcükler bunlar. hemen uyanırlardı mevzuya, ilk bir kaç cinayetten sonra hiçbiri beyaz zemine konmazdı artık. ben koyu renkli yüzeylerde aramaya başlardım bu sefer. yarım saat içinde yeni durumda da güvende olmadıklarını anlarlar; masa, raf, sehpa gibi eşyaların altlarına başaşağı konup saklanırlardı. ama asla ortalıkta deli deli uçup, sağa sola kaçışarak kargaşaya sebep olmazlardı. taktik geliştirirlerdi yani bir nevi. ben yeni koordinatları tespit edip, aşağıdan bombalamaya başlardım bunları, onlarda daha incelikli hesaplar yapıp her zaman benim hareket yönümün tam tersi yerde konuşlanırlardı. yani ben onlar için hayatlarına kasteden, şekilsiz, irice bir kütle değildim. önümü arkamı ayırabiliyorlardı. ben ne yöne yürürsem yürüyeyim, hep tam arkamda bir yerlere konmaya çalışırlardı. bende geri geri yürüyerek önüme doğru uçmalarını sağlardım. bu böyle akşama kadar giderdi. atsinekleri zeki canlılardı ama ben daha zekiydim. hem daha da büyüktüm. normal olarak hergün ben kazanırdım. sonra hayatta kalmak için bu derece mücadele veren bir canlıyı öldürmenin doğaya saygısızlık olacağını düşünmeye başladım. atsineği avcılığını bıraktım. zaten sigortası, emekliliği falan yoktu. gidip bir işe girdim bende. böylesi daha kolaydı.
sakiresakrak sakiresakrak
amaçsız yaratık. camı açarım gitmez, öldürcem derim ortadan kaybolur, ışığı kapatırım bi köşeye siner, elleşmeyim derim yüzüme yüzüme uçar. manyak mısın lan?
divane gibi sağa sola yalpalayarak uçuyodu üç gün önce. o gün bayılttım ama koltuğun arasına mı girdi ne oldu, gözden kaybettim. düştüğü yerde ölür gider, hiç olmadı kedi bulur yer diye aramadım hiç. küllerinden doğmuş, bugün tüm heybetiyle geri döndü. azminin önünde saygıyla eğildim ve dokunmamaya karar verdim fakat bu demek değildir ki gel de yüzüme yüzüme pike yap. saygı da bi yere kadarmış, iki saat kovaladıktan sonra televizyona yabıştırdım.
1 /