auschwitz dövmecisi

road and trip road and trip
adından da anlaşılacağı üzere, auschwitz toplama kampında geçen, gerçek hayattan bir roman.

heather morris tarafından kaleme alınmış, lale sokolov'un hikayesini anlatan eser. bir de gita var, lale'nin gitası.

kitapta bir kaç toplama kampında yaşananlar anlatılıyor. kitabın diğerlerinden en büyük farkı, lutfedip yahudilerden başka çingenelerin de kampta olduğuna değinmesidir.

lale, toplama kampinda olsalar bile umudunu yitirmemekte, yaşadığı yeri kendisi ama kendinden çok, aşık olduğu kadın için güzelleştirmeye çabalamaktadır. mesela geleceğe dair umutlarını her olayda canlı tutmaya çalışmaktadır.

misal gita'nın saçları makina ile kısacık kesildikten sonra;

- saçlarının bu halini seviyorum, gelecekteki halini de sevecegim.

- ama bizim bir gelecegimiz yok.

- evet, var. bizim bir yarınımız olacak. ...

diyor.

gita'yı görmek uğruna düşünmeden yaptığı bir şeyden sonra; ki aşk bazen de düşüncesiz davranmaktır çünkü aşk insanın aklını yarım çalıştırır çoğu şeyde; gita şöyle diyor:

- ... ölüme götürüldüğümü sandım ve tek düşünebildiğim sendin. arkadaşlarımı bir daha göremeyebileceğimi ya da gidişime tanık olduğu için kim bilir ne kadar üzülen clika'yi degil, seni bir daha göremeyebileceğimi düşündüm. ...

ve artık gücün bitmeye yakın olup da bir an inancını kaybeder gibi oldukları anda şöyle bir konuşma geçiyor aralarında;

- yoksa inancını mı kaybettin?
- ..
- ...
- bir şeye inanmalısın.
- inanıyorum zaten. sana ve bana, buradan çıkmaya ve birlikte kuracağımız hayata.
- biliyorum, nerede ve ne zaman istersek... ah, lale, keşke.

sonra işte kamptan kurtulma, bir kavuşma hikayesi ve mutlu son taa ki ölüm ayırana kadar. insanlar aşkı toplama kampında bile unutamıyor, önüne geçmiyor, yaşamının alıp en güzel yerine koyuyor. biz ise bir toplama kampında yaşamamamıza rağmen önümüze dikenli teller, elektrikli teller çekiyor, hayatı zorlaştırıyor, aşka sevgiye dair ne varsa şu bir kere geldiğimiz hayatta hunharca harcanmasına göz yuman acemilikler ediyoruz.

oysa ne demiş şair;
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
..
...