ayet i kerime

49 /
zulfiquarr zulfiquarr
‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎ألم نشرح لك صدرك
‎ووضعنا عنك وزرك
‎الذي أنقض ظهرك
‎ورفعنا لك ذكرك
‎فإن مع العسر يسرا
‎إن مع العسر يسرا

biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?
belini büken yükünü senden alıp atmadık mı?
senin şânını ve ününü yüceltmedik mi?
elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.
(inşirâh sûresi/1-6)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎فإذا فرغت فانصب
‎وإلى ربك فارغب

"boş kaldın mı hemen (başka) işe koyul ve yalnız rabbine yönel."
(inşirâh sûresi/7-8)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎اقرأ باسم ربك الذي خلق
‎خلق الإنسان من علق
‎اقرأ وربك الأكرم
‎الذي علم بالقلم
‎علم الإنسان ما لم يعلم

"yaratan rabbinin adıyla oku! o, insanı alakdan yarattı.
oku! senin rabbin en cömert olandır.
o, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir."
(alâk sûresi/1-5)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎كلا إن الإنسان ليطغى
‎أن رآه استغنى

"hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder."
(alâk sûresi/6-7)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎إن إلى ربك الرجعى

"şüphesiz dönüş ancak rabbinedir."
(alâk sûresi/8)
zulfiquarr zulfiquarr
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎أرأيت الذي ينهى
‎عبدا إذا صلى
‎أرأيت إن كان على الهدى
‎أو أمر بالتقوى
‎أرأيت إن كذب وتولى

"sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü?
ne dersin, ya o (engellenen kul) hidâyet üzere ise; ya da takvayı (allah'a karşı gelmekten sakınmayı) emrediyorsa?
ne dersin engelleyen, peygamberi yalanlamış ve yüz çevirmişse!?"
(alâk sûresi/9-13)
dikkatsi dikkatsi
şu ayet günümüze o kadar uygun ki, gerekli dersleri çıkarabilenlere tabi:

onlardan bir zümre vardır, aslında kitap'tan olmayan birşeyi siz kitap'tan sanasınız diye, dillerini kitap'la eğip bükerler. o, allah katında olmadığı halde, "bu, allah katındandır." derler. bilip durdukları halde, allah hakkında yalan söylerler. (al-i imran 78)
zulfiquarr zulfiquarr
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎ألم يعلم بأن الله يرى
‎كلا لئن لم ينته لنسفعا بالناصية
‎ناصية كاذبة خاطئة
‎فليدع ناديه
‎سندع الزبانية

"o allah'ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?
hayır! andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkâr perçeminden yakalarız.
haydi, taraftarlarını çağırsın.
biz de zebânileri çağıracağız."
(alâk sûresi/14-18)
zulfiquarr zulfiquarr
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

"hayır! sakın sen ona uyma; secde et ve rabbine yaklaş."
(alâk sûresi/19)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎والضحى
‎والليل إذا سجى
‎ما ودعك ربك وما قلى

"kuşluk vaktine andolsun,
karanlığı çöktüğü vakit geceye andolsun ki,
rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da."
(duhâ sûresi/1-3)
1
zulfiquarr zulfiquarr
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎وللآخرة خير لك من الأولى
‎ولسوف يعطيك ربك فترضى
‎ألم يجدك يتيما فآوى
‎ووجدك ضالا فهدى
‎ووجدك عائلا فأغنى

"muhakkak ki âhiret senin için dünyadan daha hayırlıdır.
şüphesiz, rabbin sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.
seni yetim bulup da barındırmadı mı?
seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?
seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi?"
(duhâ sûresi/4-8)
zulfiquarr zulfiquarr
بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎فأما اليتيم فلا تقهر
‎وأما السائل فلا تنهر
‎وأما بنعمة ربك فحدث

"öyleyse sakın yetimi ezme!
sakın isteyeni azarlama!
rabbinin nimetine gelince; işte onu anlat."
(duhâ sûresi/9-11)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎والليل إذا يغشى
‎والنهار إذا تجلى
‎وما خلق الذكر والأنثى
‎إن سعيكم لشتى

(ortalığı) bürüdüğü zaman geceye andolsun,
açılıp aydınlandığı zaman gündüze andolsun,
erkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki,
şüphesiz sizin çabalarınız elbette çeşit çeşittir.
(leyl sûresi/1-4)
zulfiquarr zulfiquarr
‎بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

‎فأما من أعطى واتقى
‎وصدق بالحسنى
‎فسنيسره لليسرى

"onun için kim (elinde bulunandan) verir, allah'a karşı gelmekten sakınır ve en güzel sözü (kelime-i tevhidi) tasdik ederse, biz onu en kolay olana kolayca iletiriz."
(leyl sûresi/5-7)
1
49 /