ayrımcılık

1 /
bitter sweet bitter sweet
eğer türkiye gibi bir ülkede yaşıyorsan , iliklerine kadar hissedebileceğin şeydir ayrımcılık . türkiye ' de herkes bir şeyler için ayrımcılık yapıyor , solcular , sağcılar , faşistler , aleviler , sosyalistler , kadınlar , erkekler , anneler , babalar , çocuklar , zenginler , fakirler , liseliler , üniversiteliler , hocalar ve daha nicesi ... sonra da hep şikayet ediliyor kürtlere hakları verilmiyor , yok bilmem kime ayrıcalık yapıldı diye ... burası türkiye kanımızda var bir kere ayrımcılık yapmak , insanın doğasında da var hatta bu . ayrımcılık iyi bir şey değil ama onlar da bize yapıyorlar ne yapalım .
suskungeveze suskungeveze
toplumsal eşitsizlik 2009 araştırmasında “ayrımcılıkla” ilgili ilginç veriler de var.
özellikle kadınlar konusunda.
araştırmaya katılanların yarısından fazlası, kadınların, kürtlerden, alevilerden, gayrimüslimlerden daha büyük bir ayrımcılığa uğradıklarını düşünüyor.
tam bu noktada başka bir araştırmadan da söz etmem gerek.
açık toplum vakfı ile boğaziçi üniversitesi’nden profesör hakan yılmaz tarafından gerçekleştirilen “biz’lik, öteki’lik ve ayrımcılık” araştırması tesadüfen aynı gün kamuoyu ile paylaşıldı.
işte bu araştırmada en fazla ayrımcılığın kadınlara yapıldığını düşünenlerin oranı yüzde 67.
profesör hakan yılmaz bu duruma “kadınlara ultra ayrımcılık” diyor.
peki kadınlara ayrımcılık yapan bir toplum ateistler ve eşcinsel hakkında ne düşünüyor?
yüzde 53’ü eşcinsel haklarını, yüzde 37’si ise ateist haklarını yok sayıyor.
yüzde 72’si eşcinsellerin, yüzde 59’u ateistlerin kimliklerini rahatça ifade edemeyeceğini düşünüyor.
bu satırları yazarken amsterdam’dayım.
dün incelediğim şehir haritasında ne gördüm biliyor musunuz?
“eşcinsel turist enformasyon merkezi” ayrıca işaretlenmişti.
bilmem anlatabildim mi?
sanırım, haksızlığa uğradıklarını düşünenlerin çoğunlukta olduğu ama bunlarında da kadınları, ateistleri, eşcinselleri ezmekte beis görmediği çok zor bir ülkede yaşıyoruz.

alıntı

türkiye'nin yüzde 40'ı hayatında hiç çalışmamış - gila benmayor - hürriyet işsizlik, yoksulluk diyoruz ama şöyle bir gerçek de var: hurriyet
nabtın nabtın
yapılmaması gerekendir.

yapmayın etmeyin arkadaşlar. neden ayrımcılık çok fazla bu ülkede? şucu, bucu demek neden çok fazla? neden ci, cu, cı, cü gibi ekleri bu kadar çok kullanıyoruz? neden sürekli birbirimize hep düşmanız? neden birlik olamıyoruz? neden insanımız bu kadar kolay yönlendiriliyor? neden birimiz kedi gibi gösterilip, birimiz köpek gibi gösterilip, birbirimize kedi-köpek gibi düşürülüyoruz?

kim yapıyor bunları? kim düzenliyor? kim? aslında kim olduğununda çok önemi yok. kim'i aradığımızda birimizi kim gibi gösterip diğerimize de kim'i arama görevi veriliyor.

resmen oynuyorlar bizimle. ayrıştırıyorlar. heryerde, her alanda. siyasi görüşte, inançlarda, ırkta, giyimde, yaşamda, oturuşta, kalkışta. bazı hareketler siyasi görüşü belirliyor. bazı takılar inancı belirliyor.

bundan 30-40 yıl önce başlayan ayrımcılık hala devam ediyor. nasıl mı bu kanıya varıyorum? başlıklara bakın. başlıklar, ülkemizin, gençlerin düşüncelerini yansıtıyor.

yapmayalım, etmeleyim. oyuna gelmeyelim.

cumhuriyet gazetesinin şeriat konusuyla ilgili söylemini ayrımcılık konusunda kullanmak istiyorum izninizle.

tehlikenin farkında mısınız?
ne olursan ol kendin olma dünyası bu ne olursan ol kendin olma dünyası bu
doğaya bakıyorum kafamda bir örnekle canlansın diye.

ağaçlara bakıyorum. kurtlara, kuzulara, ulan bir gün yaşayan kelebeğe bakıyorum. hiç birinde göremiyorum.

tanımlamam gerektiğinde ise doğada yaşayan insandan başkası üzerinden yapamıyorum.

insanın insana yaptığı hayvanlık desem hayvanlar bile yapmıyor. insanın insana yaptığı bir lanet olsa gerek.

doğanın parçası olan her şey görevini biliyor. ne yapması gerektiğinin farkında. ona göre yaşıyor. ona göre ses çıkartıyor. hatta ona göre ölüyor.

kuralına göre oynamayan bir insan var herhalde. ölmesinden tut, çıkardığı sese, yemesinden içmesine oyun bozanlık yapan hep insan oluyor.

insan gibi davranan hayvanlar büyük bir beğeniyle izlenir ya hayvan gibi davranan insanlar daha bir iyi olurdu sanki böyle düşününce.

insana düşünmek bu kadar esnek bırakılmamalı mıydı acaba? düşündükçe sonuçtan çok giriş paragraflarını çoğaltıyor gibi.

ya da bir kelebeğe verilen tek gün verilseydi o zaman mı yapmayacaktı bu kadar düzeltilmeyi bekleyen hataları.

yarından sonraki günü bile düşünerek ve "ben"lik düşüncesi ile başlayan bir hata olsa gerek ayrımcılık.
likenight likenight
doğarken bile eşit şartlarda doğamadığımız bir ayrımcılık dğnyasında yaşıyoruz. kimi sırf doğum sancısı çekmekten korktuğu için özel hastanede sezeryan olurken, biri en yakın hastane günlerce yol sürdüğü için o yolda doğmamış çocuğuyla beraber ölüyor bu dünyada. pazardan elbiseleri olmadığı için 2 tişört çalan adanalı iki genç 27 yıl hapis yerken, yurdumda baba diye tanınan bir eski cumhurbaşkanın yeğeni binlerce kişinin parasını çalıp banka hortumladığı için sadece 3 yıl 4 ay ceza alıyor bu ülkede.
ilkokulda temizlik parası adı altında toplanan parayı veremediği için yönetim tarafından karnelerini alamayan fakir çocuklar var bu ülkede. ama aynı zamanda harçlıklarından biriktirdiği paralarla gemicik alabilen evlatlar da var bu ülkede.

allah a ya da tanrı ya ne derseniz diyin; farklı bir yoldan inanıyor diye linç edilen, öldürülen insanlar ve tanrıya en doğru ben inanıyorum diyerek okyanus ötesinden bir ülkenin kaderini etkileyen insanlar davar bu dünyada.
eğer eşitlik mümkünse birimizin değil, hepimizin araması lazım onu. çünkü tek başına eşitlik olmaz, kitlelerin içinde eşitlik olur. ama bu da yetmez çünkü kitleler de eşit olmalıdır ki eşitlikten bahsedebilelim.
carmin carmin
21 martta kazlıçeşmede anladım ki bu acıkca belli oluyor türk vatandaşlar türkiyeli olan kürt insanlarına anlamsız bakışlarla bakıyor kürtler bayramlarını coşkulu bir biçimde kutlarken sanki onların olmayan newrozu(baharın gelişini müjdeleyen bayram)siyasi bir olaymış gibi uzaktan seyretiler evet amacından sapmıştır zaman zaman ama alışılmadık durumlar değil dir ezilen halkın hem halay hem de sloganlarıyla keyiflendiğim bir ortamdır newroz.
skynyrd skynyrd
bıktım şu sözlükteki ayrımcılıktan. biri dindarına laf sokar, biri ateistine küfür eder. size ne olum size ne amk. kişinin kendi içerisinde yaşadığı bir olay size nasıl bu kadar koyabilir yahu.. kürtse kürt türkse türk hayret ya. bıktım harbiden, adam gibi şeyler yazın da okuyalım bilgimiz artsın vizyonumuz gelişsin.
istikamet tayini ile meşgul istikamet tayini ile meşgul
kendi görüşüne uyanları övmek, ters fikirlileri yermektir.

ayrımcılık en nahoş davranışlardandır. daha zenci ayrımcılığından yeni kurtulmuş dünya' da potansiyel terörist sayılan ülkeler varken. dünyalıyım diyemeyen çoğunluğun dünya' ya armağınıdır. herkes mezara gidecek kimse farklı bir yere gitmeyecek. bu kadar basittir.


sözlükte önce insan demeyi bilmeyenleri görmek korkunç. tarihe not düşülen bir paylaşım yerinde daha paylaşımcı insanların varlığını hayal edenleri hayal kırıklığına uğratabilir.
belirsiz belirsiz
her şeyden önce fonksiyonel.

bir kadın taciz ediliyor. edeni dindar görünümlü ise bunun, halihazırda aşağılanan bir ırkın insanı ise ırkı üzerinden eleştiriyor. burada şart ilgili ayrımcılığın nazarında kabul görmesi ve toplumda geçerli-giderli olması. görenler durur mu, durmaz. fonksiyonu çağırır ve kadınlığı üzerinden eleştirir.
1 /