aytaç ünsal

3 /
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"canımla, bedenimle savunuyorum şimdi sizi, büyük evimizi. ancak böyle baş edebiliriz adaletsizliklerle. düşünün; ailemize bir çete dadanmış, evimize el koymuşlar. nasıl başımızdan defedeceğiz onları? sayımız azsa daha çok bedel öderiz; ama kalabalık olursak ödeyeceğimiz bedel de az olur. ama her koşulda bedel ödemeyi göze almadan adalete ulaşamayız."

gazeteduvar'ın 9 temmuz 2020'de yayımladığı mektubu böyle devam ediyor.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"biliyorum bize zarar gelecek diye üzülüyorsunuz. üzülmeyin, ben sizi savunduğum için çok mutluyum. sesimize ses olursanız, yanımızda olursanız başarabiliriz. fakat her hâlükârda, ölsem de, sizin her gün ödediğiniz bedeller yanında bu nedir ki? bir canın, bizim canımızın lafı mı olur? çok daha önemlisi tanıştık ya, artık birbirimizi asla bırakmayalım olur mu? kocaman bir aileyiz ve bizi asla yenemeyecekler. hiç merak etmeyin."

gazeteduvar'ın 9 temmuz 2020'de yayımladığı mektubu böyle sona eriyor.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
avukat aytaç ünsal'ın annesi, avukat nermin ünsal bianet'e yaptığı açıklamada, oğlunun tutulduğu hastanenin pandemi hastanesi olduğunu, sağlık bakanlığı'nın 'riskli' olarak belirlediği hastanelerden olduğunu söyledi.

nermin ünsal hastanedeki ilk gün tanık olduklarını şöyle anlattı:

"aytaç'ı silivri'deki koğuşundan da sürükleyerek çıkarmışlar. bulunduğu ambulans hastaneye acil kapısından girdi. ambulanstan da onu iki güvenlik görevlisi adeta bir patates çuvalı gibi çıkardı, sedyeye pat diye attı. ben de peşlerinden acil servise girdim. içeride 30 kadar jandarma personeli vardı. üst düzey olduğunu düşündüğüm bir emniyet görevlisi geldi, 'içişleri bakanının talimatı var müdahale edeceğiz.' dedi. ardından gelen doktor ise, 'oğlunuz müdahale istemiyor, o istemeden olmaz.' dedi. iki saat acil serviste sedyede tutuldu. bizi içeri almadılar ama bu arada onlarca hasta ve yakını girip çıktı acile. sonra da bizi geriye çekip aytaç'ı sedyeyle, çarpa çarpa servise götürdüler."
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
aytaç ünsal hastanenin mahkum odasında tutuluyor. annesi nermin ünsal bu odanın koşullarının hapishaneden daha kötü olduğunu bianet'e anlattı:

"pencereler sabitlenmiş durumda, hava girişi yok, kapı önünde 10 jandarma ve bir gardiyan bekliyor. aytaç'ı en son hapishanede gördüğümde yüzü canlıydı gözleri parlıyordu. bugün ise hastanede, gözlerinin feri sönmüş yüzü sapsarı. tecritte tutuluyor. hapishanede havalandırması vardı. burada öyle bir şey de yok. odasının tepesinde beyaz ışıklar gece hiç sönmemiş, bunu çözene kadar dört gece uyuyamadı. gece de jandarmalar ve gardiyan sürekli odasına giriyor. ışıkları mücadele sonucunda söndürttüm. bağışıklığı hızla çöküyor açlıktan değilse de koronadan öldürecekler. halka, muhalefet partilerine, sanatçılara, aydınlara, avukatlara sesleniyorum. bu iki avukat adalet için ölürlerken onların seslerini duymalarını, sahip çıkmalarını hukuksuzluklara dur demelerini istiyorum."
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"yerlerde sürüklenerek karga tulumba taşınarak hastaneye kaçırıldım. şimdi bir sedyenin üzerinde acildeyim. tepemde beyaz ışıklar, sağ tarafımda iğnesiyle bir serum. içeri jandarmalar doluyor. aklıma mustafa geliyor, koçak mustafa bir dağ keçisi gibi dayanmıştı bütün işkencelere. bizden de aynı cevabı alacaklar."

k. s. s. eğitim araştırma hastanesi'nden bianet'e yazdığı mektuptan.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"ben bunları düşünürken dışarıdan bağırışlar geliyor. göremiyorum ama çok net duyuyorum. çok yakındalar çünkü, hemen tanıyorum. annemin sesi bu. 'hayır, hayır!' diyor. sonra daha ayrıntılı dinlemeye başladım. karşısındaki erkek sesi; 'içişleri bakanımızın talimatı var, müdahale edilecek.' diyor. 'asla kabul etmiyorum, çocuğuma işkence yapmanıza izin vermeyeceğim.' diye cevap veriyor annem. polis olduğunu anladığım kişi; 'devlete güvenmiyor musunuz?' diye soruyor. 'bu kadar yaşadığım şeyden sonra güvenmiyorum. ne polisine ne askerine ne mahkemesine güveniyorum.' cevabını alıyor."

k. s. s. eğitim araştırma hastanesi'nden bianet'e yazdığı mektuptan.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"ve annem bir solukta konuşmaya başlıyor, 'tek oğlum. ben onu sokakta bulmadım. zorla müdahale etmeyeceksiniz. onun iradesine saygı duyacaksınız. ölümse ölüm. iradesi dışında hiçbir şeye izin vermeyeceğim.' hararetleniyor, heyecanlanıyor. karşısında kalabalık olan 'küçük adamlar' daha da küçülüyor."

k. s. s. eğitim araştırma hastanesi'nden bianet'e yazdığı mektuptan.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"tartışma devam ediyor, bir yandan da beni görmek istiyorlar. soğuk bir 'olmaz' cevabıyla karşılaşıyorlar. konuşmalar sürerken bir anda gök gürlüyor sanki, 'lanet olsun, hepinize lanet olsun!' haykırışı inletiyor ortalığı. babam bu ve o da çok öfkeli."

k. s. s. eğitim araştırma hastanesi'nden bianet'e yazdığı mektuptan.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"adli tıp kurumu'nun 'hapishanede kalamazlar' raporundan sonra doğal olarak tahliye olacağımı düşünmüşlerdi. hayaller kurdular, bayramı yanımda geçireceklerini düşündüler. hayalleri karartıldı. bayramı zehir ettiler onlara. bundandır ki taşıyor öfkeleri. kapının önünde yavruları için çarpınıyorlar. ikisi de benim kahramanım. çocuklarını sevdiklerini gösteriyorlar, onurlarına sahip çıkıyorlar. koşulsuz mücadele ediyorlar. öyle lafta kalmaz, evladını emniyet müdürünün karşısında çatır çatır savunur bu sevgi."

k. s. s. eğitim araştırma hastanesi'nden bianet'e yazdığı mektuptan.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"tartışmalar devam ederken sedyemi hareket ettiriyorlar, annemin babamın önünden jet hızıyla kaçırılıyorum. onlara sesleniyorum, 'sizi çok seviyorum, beni merak etmeyin.' ben bağırdıkça sedye hızlanıyor. o kadar korkaklar ki panikliyorlar, sedye sağa sola çarpıyor."

k. s. s. eğitim araştırma hastanesi'nden bianet'e yazdığı mektuptan.
3 /