babamın 34000000 tl dolandırılması

vishera vishera
başlığı başka nasıl açabilirim bilmiyorum o yüzden durumu en iyi anlattığı için bunu seçtim.

babam samsunda beyaz eşya mağazası olan küçük bir esnaftı. 1 yıl önce çalıştığı büyük bir şirket yaklaşık 8.000 tl lik borca karşılık 34.000.000 tl evet yanlış duymadınız otuz dört milyon tl haciz ihbarnamesi gönderdi. ilamsız takip de olduğu için bunu gönderirken herhangi bir belge de sunmadı karşı taraf. olay da burada başlıyor. ben bu ihbarnameyi görmedim. görsem direkt el atıp cevap vermesini sağlardım babamın. babam da insanlara güvenen birisi. bu şirket babama senin buna cevap vermene gerek yok. biz senin borcunu biliyoruz zaten diyip cevap süresinin kaçırmasını engellediler. bunun sonucunda babamın, küçük bir esnafın 34.000.000 tl borcu olmuş oldu. babamın üstüne kayıtlı 3 araba ve 1 ev var. başka bişey yok. bunların hepsine şuanda haciz konulmuş durumda. ayrıca yine aynı kişiler tarafından bankalara 340.000.000 tl evet yine yanlış duymadınız üç yüz kırk milyontl lik haciz ihbarnamesi gönderilmiş durumda. evimize her hafta bankalardan icra geliyor. 9 yaşında 3.sınıfa giden bir kardeşim var ve bu çocuğun psikolojisini düşünün. ayrıca bu şirket bunu sadece bize değil çalıştığı birçok kişiye de yapmış durumda.

menfi tespit davası açmayı denedik. önce karşımıza dava tutarı çıktı. 600.000 tl gibi bir para. ödeyemeyeceğimiz için adli yardım talebinde bulunduk ve babamın bu tutarı ödemekte zorlanmayacağı gerekçesi ile mahkeme tarafından kabul edilmedi. bir üst mahkemeye gittik ve adli yardım talebi kesin olarak kabul edildi. bu sefer ilk duruşmada mahkeme bu davanın açılamayacağına kanaat getirerek reddetti. şimdi soruyorum. tek yapılması gereken defter kayıtlarının, muhasebe kayıtlarının incelenmesi ve böyle bir borcun olup olmadığına bakılması. bu kadar basit bir olay neden yapılamıyor, neden reddediliyor? verdiği vergi belli, kazandığı para belli olan bir esnafın nasıl 34.000.000 tl borcu olur hiç mi vicdanınız yok sayın mahkeme heyeti? belgelerle her şey açık. babamın borcu 8000 tl ve ortada 34000000 tl gibi bir borç yok. babamın tarafına cevap vermesine gerek olmadığına gönderilen mailler, borcun miktarı belli. ne yapmamız gerekiyor?

ben artık ne yapacağımı bilemiyorum. babam 50 yaşını devirdi ve bu stresi kaldıramıyor. kardeşim eve gelen haciz görevlilerine oyuncaklarımı da alacak mısınız gibisinden cümleler kuruyor. biz 4 kişilik küçük bir aileyiz. ancak şuanda samsunun en zenginlerinde bile anca olan bir para ile borçlu durumda gözüküyoruz. diyeceksiniz ki baban neden cevap vermemiş. haklısınız ben de aynı şeyi diyorum ancak bu kadar kolay mı birine borçlu kalabilmek? insanların iyi niyetini kullanarak kandırmak türk hukuk sisteminde bu kadar kolay mı? o zaman ben de herkese haciz ihbarnamesi göndereyim aralarından birisi cevap vermezse alacaklı olayım. bu mudur sistem?

tek istediğim birinin bize yardım etmesi. bir ailenin, bir esnafın, bir çocuğun hayatını böyle çökertmek bu kadar kolay olmamalı. tek istediğim adaletin sağlanması. çünkü artık babamın ne kadar zamanı kaldığını inanın bilmiyorum. stresten 1 senede saçları beyazladı, almadığı kiloları aldı. pandemide gelir kaybına zaten değinmiyorum. lütfen birileri bu adaletsizliğe dur desin. lütfen paylaşabildiğiniz her yerde paylaşın. belki birileri görür ve bir çözüm yolu sunar.

teşekkür ederim.
nautilus nautilus
bir insanın bir şirkete 34 milyon tl borcu olması pek rastlanan durum değildir. bu borç hayatın akışına aykırı değil mi merak ettim.
812 superfast 812 superfast
sözlükte saçma sapan gold digger tiplerin her hukuki sorusuna koşarak cevap veren sözlüğümüzün muthiş avukatlarının yardım etmesi gereken bi durum. bir kere de pro bono gidin ne olacak?
bona fide bona fide
öncelikle dolandırılma falan yok. herkes kendi hatasını başkasının dolandırıcılığı olarak süsleyerek anlatmayı çok kolay buluyor şu günlerde, ilginç.

neyse konuya dönelim. amiyane tabirlerle anlatacağım. öncelikle icra ve iflas kanunu 89. madde uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesi; devlet tarafından bak kardeşim x şansının y şahsına borcu var. bundan dolayı da takip yapmış. senin de x şahsına borcun varmış. bu borcu sakın x şahsına ödeme. bizim dosyamıza yatır denilmesidir. bu ihbarname üç kere gönderilir. üçüne de itiraz edilmez ise, x şahsına olan borç kabul edilmiş sayılır. ihbarname gönderilen kişi de borçlu olarak dosyaya eklenir. her birinin itiraz süresi de uzundur. yani kolay bir prosedür ve süreç değil. birine bile itiraz edilse, dava açma yükü bunu iddia edene geçer ki; kimse bu davayı kolay açmaz. çünkü ispat çok zordur. yani yazarın başına gelen şey en zor gerçekleşecek olaydır ve kendi itiraz etmemesinden kaynaklanmış.

bugün avukatlar günü. bir avukata baştan danışarak, sıkıntılı mıdır bu kağıt diye sormak 5 dakikanızı almaz. çoğu buna cevap verirken para da almaz. işlem yaptırırsanız mesela itiraz dilekçesi yazdırmak gibi çok cüzi bir miktara bunu yaparlar. bu sizi dosyaya borçlu sıfatı ile kayıt edilmekten kurtarır. bu basit bilgiden sonra 3 haciz ihbarnamesine de itiraz etmeyip, bir avukatın bilgisinden faydalanmayıp, dolandırıldım demek nedir bunu sözlük yazarları değerlendirsin.

ha bu durum çözülmez bir sorun mudur? değildir. basit bir dava ile çözülebilir. ki adli yardım ile harcın, masrafın ve teminatın dahi devlet tarafından karşılandığından bahsetmiş yazar. ayrıca uzun süredir de eve haciz geldiğini falan söylüyor. sanırım süreyi falan kaçırdılar ve mahkeme davayı bu sebeple reddetti. tahminim yine bir avukat yardımından yararlanmadıkları yönünde. tabi bu benim kendi subjektif yorumum. gerekçeli kararı atarsa konu uzmanlık alanım olduğu için çok net yorumlar yapabilirim.

ayrıca; hakimler de dosyaya ve yasaya bakarak karar verir. yazarın anlatımı kendi dilinden olsa da, bunların hepsinin hukuki bir karşılığı var. ve o karşılıkların da, usul kuralları ve esasa ilişkin normlara uygun yapılması gerekiyor. yani dosyada yazarın anlattığı yahut sizin anladığınızdan çok farklı şeyler olmuş olabilir. hemen hakimlere atıp-tutmadan bunu da göz önünde bulundurun derim.
4
purge me purge me
akşamdan beri durup durup gülümsediğim başlık. en son öğrencilik zamanlarımda bir eleman foto atmıştı. walt disney, universal falan bunu dava etmiş korsan film yayınlamaktan. internet cafe sahibi bir kardeşimizdi. o ara trollük olmadığı için adam yalan söylüyor olamaz.

antetli kağıt ile foto paylaşmış "arkadaşlar napabilirim" diyor. ben de o sıralar teknik bölümler moderatörü gibi bi şeyim. önce ciddi ciddi cevaplar verdik konum gereği. sonra birisi "bu ne lan" yazmıştı. gece boyu adamın başlığında random güldük. başlık 200 mesaj falan olmuştu sabah sildim tabi.

pis bir olay tabi birden 34 milyonluk icra gelmesi ama çözülür. şurada ortam çok ciddi diye düşman sanmayın beni aman. hallolur yani. hangi borçlar ödenmiyor allah kolaylığını da verir. hocam bu nasıl bir konu ya lsdkjfs.

büyük geçmiş olsun. avukat arkadaşlar ne tavsiye edecek ben de merak içindeyim. konu madem sözlüğümüze kadar intikal etmiş, olay büyür ve yapanlar geri adım atar inşallah. hatta manevi tazminat davası açıp siz de 34 milyon isteyin. görüşüm bu.
jitemci astsubay jitemci astsubay
hangi beyaz eşya şirketi bu icrayı başlatan? sosyal medya, twitter, ekşi yardırın derslerini alıp geri çeksinler. insan bayisine böyle eziyet eder mi? show tv ana haber'e falan da yazın.