babanın doğum günü

1 /
kırılgan düşler kırılgan düşler
çocuktum daha, doğum günü nedir bilmezdim ya… çok mutlu, kalabalık bir doğum günü var hafızamda, ilk defa kutlanıyordu doğum günüm. kendi doğum günümü öğrendim, 2 gün sonra anneminkiydi onu öğrendim, bilmiyordum baba senin doğum gününü. derken büyüdüm biraz daha, 23 nisan bayramdı, bunu öğrettin bana ve doğum günündü bir gün sonrası, öğrendim.

hayatımdaki en özel günlerden biriydi aslında benim için. “babam”ın doğum günü. bilmezdi ya kendisi de çoğu zaman, hatırlamazdı. kutlardık doğum günün kardeşimle, sımsıkı sarılırdı bize, anlatılmaz içtenlikte bir sarılmaydı bu… güzel bir hediye alırdık, gözleri dolardı bu dağ gibi ama alçak gönüllü adamın. ilkokuldan sonra uzaktaydım evden yatılı okul sebepli, o yıllarda telefonda kutlardım mutlu olurdu hayatımın kahramanı, ben daha da mutlu olurdum…

bugün doğum günün baba. doğum günün kutlu olsun. bugün sensiz geçen 210. gün… bak evdeyim gene 3-4 haftalık aradan sonra. burada olsaydın da elini öpseydim, kutlasaydım doğum günün ve sen sımsıkı sarılsaydın bana gene olmaz mıydı?! mezarının başındaydım bugün, gördün mü acaba orda olduğumu?

doğum günün kutluyoruz baba, doğum günü kutluyoruz annem kardeşim ve ben, sen yoksun boynumuz bükük ama gülümseyen yüzün bize bakıyor hala köşeden. ve hala bize güç veriyorsun bir tebessümünle…

doğum günün kutlu olsun babam.
cadı şapkası cadı şapkası
ailede bir babaya yakışır şekilde en mütavazi kutlanan doğum günüdür. çocukları o kadar şebeklik yapsa da baba hiç ağırlığını bozmaz. hatta aile içi pasta kesme durumunda bile takım elbise ve kravat takılır. o derece resmidir.
anneanne anneanne
3 yıldır artık kutlayamadığımdır. hayattayken 29 ekimleri birlikte kutlardık, şimdi o yok, 29 ekimler de benim için yas olmaya başladı.

zaruri not: babam 29 ekim 1923 doğumluydu. böyle özel bir günde doğduğu için bilinmektedir. aksi halde ben de bilmezdim kanımca.
toucher le ciel toucher le ciel
geçen senenin 3 nisan'ını düşününce, bu sene hayatımıza bir adam eksik devam ettiğimizi fark ettiren, buruk bir mutluluk yaşatan doğumgünüdür.
kendi doğumgününden 8 gün sonra babasını kaybeden bir adam düşünün, geçen seneden sonraki her doğumgününde gülümsemesi yarım kalacak bir adam.
kırılgan düşler kırılgan düşler
doğum günün kutlu olsun babacım.
çok şey değişti yokluğunda. sensiz 3. yılımızdayız. öğütlediğin gibi dimdik ayaktayız. annem, kardeşim ve ben sırt sırta verdik... allah bozmasın, çok iyiyiz ama bir tarafımız hep buruk, hep yarım yokluğunda hayatımın kahramanı.

dedim ya baba çok şey değişti sensiz geçen yıllarda.
ben yüksek lisansımı bitirdim, daha sonra işimi değiştirdim. seninle mutluluğunu paylaşmak isterdim bunun... bir trafik kazası geçirdim babacım, bana bir şey olmadı ama araban artık kullanılabilir durumda değil! çok çok üzgünüm...

geçen hafta kızını nişanladık. sensiz çok yalnızdık babam. ama merak etme ben tanıyorum karşımızdaki insanları, çok iyi insanlar hepsi de. kardeşim mutlu olacak...

yeğenin fen lisesini kazandı ve başladı bu yıl. ben izmirdeyim diye özellikle izmir'i istiyordu. yaptı da ama ben işimi değiştirince eskişehire taşındım. o izmirde... ilgileniyorum onunla da, kontrolüm altında.

devlet işleri seninle oturup konuştuğumuz gibi... o zaman söylediklerin, öngördüklerimiz bir bir oluyor. sınavlarda organize kopya vakaları gerçekleşiyor. bir de orta doğuyu karıştırdılar baba. her gün yüzlerce insan ölüyor...

kısacası böyle babacım...
seni çok özledik.
doğum günün kutlu olsun.
kırılgan düşler kırılgan düşler
bazen çok absürt şeyler düşünüyorum baba!
televizyon izlerken mesela "yok artık bu da yapılmaz, hayatta yapmam ben bunu" dediğim şeyler gördüğüm oluyor. sonra duruyorum birden... düşünüyorum...
"babanı geri getirecek olsa, ya da en azından bir kez görebilecek olsan o'nu, sarılabilecek olsan, gene de yapmaz mıydın?" diyorum kendime...
öylece kalıyorum orada... bir bilsen ne dereler, ne uçurumlar geçiyorum!
bir şansım(ız) olsaydı keşke hayatımın kahramanı.

seni çok özledim!
doğum günün kutlu olsun...
arnavut kaldırımı arnavut kaldırımı
doğum günün kutlu olsun babam. artık yarıladın ömrünü. yaş 35 derler yolun yarısı diye ama bence yanılmış onu diyenler . seni tanımamışlar. bugün yolun yarısı olsun senin ömründe. yaş 65 yolun yarısı olsun senin için. hem daha yaşlanmadın ki . yeni yeni başladı beyazlar . boyun mu kısaldı son zamanlarda. sanki biraz öne eğildi boynun. yok kambur değilde ne bileyim işte öyle. uzun muydu boyun baba. yada 65 yaşında saçların nasıl olurdu acaba. beyaz mı olurdu yada kel mi bırakırdı yıllar seni. sesin kalınlaştı mı. hani derler ya tonton dede diye. sende tonton dede mi olurdun acaba olsan hala. senin ömrün yarılanıp bitmek için çok kısaydı. bak bugün doğum günün. şimdi yarılanmalıydı yürüdüğün yol. ben senin kırlaşmış saçlarını taramalıydım. boyun nasıldı hatırlamalıydım. sahi uzunmuydun baba. o zamanlar çok uzundun ama ben küçüktüm o zaman. kısaydım . şimdi sorsalar ne boyun var aklımda ne sesin. ama bugün yanımda olsaydın muhakkak uzun olurdun hala. saçların beyaz değilde gri olurdu artık. takma diş olmaz sana ama kendi dişlerin olurdu muhakkak ağzında. sesin ton ton dede sesi olmuştu. ama hala yakışıklı olduğuna eminim . yani hayallerimde. doğum günün kutlu olsun babam . doğum günün kutlu olsun en büyük yaram. öpüyorum seni öpemediğim binlerce günün özlemiyle...
1 /