babil kulesi

1 /
varolmayan şövalye varolmayan şövalye
babil kulesi adına ilk kez kutsal kitaplarda tevrat'ın tekvin kısmının ll inci bölümünde rastlarız.

"ve bütün dünyanın dili bir ve sözü birdi. ve vaki oldu ki, doğuya göçtükleri zaman şinar diyarında (sümer) bir ova buldular. ve birbirlerine dediler: gelin, kerpiç yapalım ve onları iyice pişirelim ve onların taş yerine kerpiçleri ve harç yerine ziftleri vardı. ve dediler: bütün yeryüzü üzerine dağıtmayalım diye gelin kendimize bir şehir ve başı göklere erişecek bir kule inşa edelim ve kendimize nam yapalım".

anlatıldığına göre bu kule eski şhinar (sümer) diyarında kavimlerin bir araya gelerek inşa ettikleri ve insanoğlunun tanrıları bulmak için gök yüzüne çıkmak iddiası içinde bir nevi merdiven, sütun inşası amacını taşır. kutsal kitaba göre bu küstahlığa kızan tanrı, birlik halinde olan, tek dili konuşan ve aralarında anlaşan bu meraklı kullarının dil birliğini bozmuş,aralarına nifak ve bölücülüğü sokmuştur.


(bkz: babil balığı)
noctis noctis
genesis 11:1-8
1 başlangıçta dünyadaki bütün insanlar aynı dili konuşur, aynı sözleri kullanırlardı.
2 doğuya göçerlerken şinar bölgesinde bir ova buldular ve oraya yerleştiler.
3 birbirlerine, "gelin tuğla yapıp iyice pişirelim" dediler. taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.
4 sonra, "kendimize bir kent kuralım" dediler, "göklere erişecek bir kule dikip ün salalım. böylece yeryüzüne dağılmayız."
5 rab insanların yaptığı kenti ve kuleyi görmek için aşağıya indi
6 ve şöyle dedi: "tek bir halk olup aynı dili konuşarak bunu yapmaya başladıklarına göre düşündüklerini gerçekleştirecek, hiçbir engel tanımayacaklar.
7 gelin, aşağı inip dillerini karıştıralım ki birbirlerini anlamasınlar."
8 böylece rab onları yeryüzüne dağıtarak kentin yapımını durdurdu.
baruch baruch
cumartesi 16:00, pazar 14:00 da ntv radyoda yayınlanan; müzigin biyografi,sanat ve siyasetle bütünleştirilip insana radyonun önemini yeniden hatırlatan ntv'nin kaliteli yapımlarından biri.
çingeneler konulu olan bir bölümüde vardıki insan büyülenerek dinledikten sonra neden kayda almadığına pişman oluyor...
saçmaladı yine bu saçmaladı yine bu
"insanlar tanrı’yı o kadar çok merak ediyorlarmış ki, onu görebilmek için arşı delen bir kule yapmaya karar vermişler. inşaat tez zamanda yükselmiş. bütün işçiler uyumla, şevkle çalışmaktaymış. ama tam da göğün yedinci katının sınırları zorlanırken, tanrı her işçiye ayrı bir dil vermiş. artık kimse kimseyi anlayamadığı için inşaat durmuş.

zira tanrı görülmek istemiyormuş."
(bkz: mahrem)
(bkz: elif şafak)
(bkz: nazar sözlüğü)
khanin khanin
hollandalı maurits cornelis escher'in çizdiği 1928 tarihli eseri. üç boyutlu modern görünümlü bir babil kulesi çizimiyle karşılaşırsınız. kulenin en üzerinde görülen kişinin ellerini açarak sanki "tanrım burada neler oluyor" diye haykırdığı duyulur.
yardırthem yardırthem
marduka yaklaşmak için yapılmış kule. 90m yksekliğinde olduğu rivayet edilir. zirvede ayinelerin düzenlendiği bir platform yer alır. babil'de ölüm istanbul da aşk'ın kapağında gözlenebilir.
yedicücesiolmayanbirpamukprenses yedicücesiolmayanbirpamukprenses
dillerin ayrılmasına sebep olan kuledir tevratta da anlatıldığı gibi insanlar tanrıya ulaşmak için bir kule inşa ederler elbetteki bu bir kibirdir ve tanrı insanı birbirini anlayamamakla cezalandırır. birbirini anlayamayan, dilleri başkalaşmış insanlar anlaşamadıkları için kule hiçbir zaman tamamlanamaz dillerin ayrılmasının dinsel kaynaklı açıklaması budur.
serafin serafin
pek çok efsanede ve kutsal kitaplarda adı geçen babil kulesi, yeryüzündeki ulusların ve onların konuşmakta olduğu binlerce dilin nasıl ortaya çıktığıyla ilgili bir inanış unsurudur: insanlar, tanrıya ulaşmak ve ona daha yakın olabilmek için, uyum içerisinde ve büyük bir istekle göğe yükselen bir kule inşa etmeye girişmişlerdir. kule, çok geçmeden yükselmeye başlamış ve bunu gören tanrı, kuleyi inşa eden her insana ayrı bir dil vermiş, onları dünyanın dört bir tarafına savurmuştur. insanlar birbirleriyle anlaşamadıkları için kulenin yapımı da durmuş ve dünya üzerinde çok sayıda ulus ve bu uluslara ait binlerce dil türemiştir
babil kelimesi

bâbil, akad dilindeki bāb-ilû kelimesinden teşekkül etmiştir ve 'tanrının kapısı' anlamına gelmektedir; zira akad diliyle benzerlikler gösteren arapçada da bâb kelimesi 'kapı' anlamındadır. kelime, türkçeye de buradan geçmiştir. ayrıca, kur'an'da ve hristiyanlar tarafından da kutsal kabul edilen, tevrat ve zebur'u kapsayan museviliğe ait tanah'ta da bâbil'den bahsedilir.

kelimenin batı dillerindeki karşılığı babylon ise, yine akad dilindeki bāb-ilû kelimesinin yunanca söylenişinden ibarettir. ibranice bavel okunuşunun babel şekline dönüşmesinden türeyen kelime, "eski antlaşma" olarak da bilinen ve hristiyanlarca da kutsal kabul edilen eski ahit'te 'kargaşa, anarşi' şeklinde açıklanır.

babil şehri

babil, m.ö. 23. yüzyıl civarında aşağı mezopotamya'da (şu anki güney ırak civarında) sümer ve akad toprakları üzerine kurulmuş olan babil (babylon) ülkesinin antik başkentidir. babil, en parlak dönemini kral hammurabi1 zamanında yaşamıştır.

şehir, ilk defa m.ö. 539 yılında pers imparatoru büyük kiros tarafından ele geçirilir. sonrasında pers imparatorluğu, büyük iskender'in hâkimiyeti altına girer ve doğal olarak babil'i de büyük iskender yönetir. büyük iskender'in ölümünden sonra babil'i işgal eden selevkoslar ise babil'de yaşayanları başka bölgelere tecrit ettirirler ve babil, tarih sahnesinden silinir.

babil'den günümüze kalan ve üzerinde sümerlilerin geliştirdiği dilde yazılmış yazılar bulunan bir tablet vardır. tablet, sargon dönemine aittir. ayrıca babil, dünyanın yedi harikasından biri sayılan ve m.ö. 7. yüzyılda kral nebukadnezar tarafından karısı için yaptırıldığına inanılan asma bahçelerine sahiptir.

babil döneminde sanat, mimarî, astronomi, matematik, tıp ve felsefe gibi alanlarda büyük bir gelişme gözlemlenir: babilliler, günümüzde zaman (60 saniye '1 dakika', 60 dakika '1 saat') ve derece hesaplamaları (360 derece daire) için kullanılan 60'lık sistemi geliştirmişler, tapınaklar üzerine dikilen ve günümüzdeki modern gözetleme kulelerine ilham kaynağı olan gözetleme kulelerini inşa etmişlerdir.
babil kulesi'nin ortaya çıkışı

kulenin ortaya çıkışıyla ilgili anlatı, eski ahit'in ilk kitabı genesis (yaratılış=tevrat)'te şu şekilde geçer (genesis: bölüm 11/1-9):
1. başlangıçta dünyadaki bütün insanlar aynı dili konuşur, aynı sözleri kullanırlardı.
2. doğuya göçerlerken şinar bölgesinde bir ova buldular ve oraya yerleştiler.
3. birbirlerine, 'gelin tuğla yapıp iyice pişirelim.' dediler. taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.
4. sonra, 'kendimize bir kent kuralım.' dediler, 'göklere erişecek bir kule dikip ün salalım. böylece yeryüzüne dağılmayız.'
5. tanrı, insanların yaptığı kenti ve kuleyi görmek için aşağıya indi
6. ve şöyle dedi: 'tek bir halk olup aynı dili konuşarak bunu yapmaya başladıklarına göre düşündüklerini gerçekleştirecek, hiçbir engel tanımayacaklar.
7. gelin, aşağı inip dillerini karıştıralım ki birbirlerini anlamasınlar.' 8. böylece tanrı, onları yeryüzüne dağıtarak kentin yapımını durdurdu.
9. bu nedenle kente babil adı verildi; çünkü tanrı, bütün insanların dilini orada karıştırdı ve onları yeryüzünün dört bucağına dağıttı.

anlatı, dillerin ve ulusların kökenine ait bir açıklama getirir. diğer taraftan, yunan mitolojisinde olduğu gibi, tanrı ve insanlar arasındaki çekişmeye de göndermede bulunur. zira, yunan mitolojisinde de hilekarlığının cezası olarak sysyphos, tanrılar tarafından büyük bir kayayı dik bir tepenin doruğuna yuvarlamaya mahkum edilmiş; yani tanrılar tarafından cezalandırılmıştı.

kulenin yapısı

brueghel'in2 çizimlerinde de rastlanabileceği gibi, aslında yedi katlı bir ziggurat3 olan babil kulesi'nin her katı, tanrıya ulaşılan yolda bir aşamayı simgeler:
1. katı taşı,
2. katı ateşi,
3. katı bitkiyi,
4. katı hayvanı,
5. katı insanoğlunu,
6. katı güneşi ve gökyüzünü,
7. katı ise melekleri sembolize etmektedir.

kulenin yüksekliğiyle ilgili bilgilere ise sıkça rastlanılmaz ve yaratılış kitabı da bu konuyla ilgili olarak herhangi bir şey aktarmaz; fakat geleneksel inanışta, 2500 metre uzunlukta olduğundan bahsedilir.

kulenin yıkılışı

yaratılış kitabında, kulenin yıkılışından bahsedilmese de abydenus, josephus gibi tarihçiler, tanrının şiddetli bir rüzgârla kuleyi darmadağın ettiğini belirtirler. bazı anlatılardaysa kulenin yıkılışının rüzgarla değil, selle gerçekleştiği aktarılır.

sonuç

kısacası babil kulesi, insanların tarihî dönemlerde dil olgusunun kökenine ve ulusların çeşitliliğine yönelik sorularına cevap veren bir inanıştır. farazî temellere dayanan bu inanış, ulusların ve onların dillerinin çeşitliliğini izâh etmeye çalışır. inanış, kutsal kitaplara da yansımış ve çeşitli efsane, destan gibi anlatılarda yerini almıştır.
aslına bakılırsa, yunan mitolojisinde çok sık karşılaştığımız motiflerden biri olan 'tanrıların insanoğlunu cezalandırması'na babil kulesi'nde de rastlamak mümkündür: tanrı, kendisine ulaşmak isteyen ve bir bakıma kendisine baş kaldıran insanoğlunu, birbirlerini anlamayacak hâle getirererek cezalandırır ve onlara gücünü hatırlatır. bu da anlatıya dinî bir nitelik kazandırır ve anlatının, skolastik düşüncenin egemen olduğu zamanlarda, kilise veya din adamları tarafından dinî duyguları pekiştirmesi amacıyla ortaya çıkarılmış olabileceği fikrini uyandırır.

1 m.ö. 1810-1750 yılları arasında yaşayan ve kanunları ile ünlü olan babil kralı. babil'i, devlet iken imparatorluk hâline getirmiştir.
2 pieter brueghel: 16. yüzyılda rönesans döneminde yaşayan hollandalı ressam. babil kulesi ile ilgili önemli birkaç portresi vardır.
3 mezopotamya'da tapınaklara verilen isim.

alıntıdır kaynak: babil kulesi: dillerin kökenine ait eski bir inanış " isa sarı - kişisel ağ sayfası pek çok efsanede ve kutsal kitaplarda adı geçen babil kulesi, yeryüzündeki ulusların ve onların konuşmakta olduğu binlerce dilin nasıl ortaya çıktı... isa sarı - kişisel ağ sayfası
ncaabetween2people ncaabetween2people
tanrının "böl ve yönet" taktiğini tam teşekküllü olarak ilk kez uyguladığı örnek. babil kulesi fiyaskosundan sonra, yükselerek başını arşa değdirmeye çalışan insanlar, bundan vazgeçip "o zaman yükselerek arşa değer belki başım" diyerek yazmaya başlamışlardır kendi dillerinde.
1 /