badass

ninkasi ninkasi
kahinatı karizmasıyla yok edebilecek insanlara badass denir bana göre. mesela film dünyasından şu arkadaşlar gelsin:

+mace windu: star wars (samuel l. jackson olmak yetiyor "madafakin sit ona madafakin shiip, yo!")
+marv: sin city (mickey rourke'a yorum bile gerekmez)
+t-800: terminator 2 ("hasta la vista, baby" diyen adam badass olmasın da ne olsun)
+drill sergeant hartman: full metal jacket (zigerler)
+john shaft: shaft (semyuıl el ceksın faktörü)
+tony montana: scarface
+tommy devito: goodfellas ("funny how? how i am i funny? am i a clown to you?" badassliğin tavan yapması durumu)

+tarantino filmlerinin ağırlığı:
+jules winnfield: pulp fiction ("say what again, say what one more god damn time, i dare you i double dare you motherfucker!!!")
+vic vega: reservoir dogs
+aldo the apache: inglorious basterds
+bill: kill bill

ve tabii ki de efsaneyi unutursak arkamızdan ağlar:

+tyler durden: fight club.

o zaman film dünyasının en badass karakterlerini samuel l. jackson canlandırıyor diyebilir miyiz?? bence deriz!

şimdii, geçelim çizgi roman dünyasına! aklıma tonlarca badass geliyor ancak açılışı günde 4 paket sigara içen iblis avcısıyla yapıyorum! ama bilin ki bu bir sıralama değil, sadece en süperlerin içinde bulunduğu bir liste, o kadar:

+john constantine (böyle bir adamın badass olmamasını bekleyemezsiniz)
+spawn (filmini izlediğimizde bile kendisine saygı duyduğumuz baş tacı)
+deathstroke (cutthroat mercenary tribi)
+luke cage (in da haauuuss, yo!)
+mystique (kendisiyle bir gece için servet ödeyecek arkadaşlarım var*)
+nova (biraz açıklama ister sanırım: skrull'lardan marvel evrenini kurtarmış abilerimizden biridir, çizgi romanlarını okuyunuz, okutturunuz)
+hellboy
+saint of killers(kendisine "there is more than killing to you" denmiştir, ama aldanmayın sakın! preacher'da bu arada kendisi)
+rorschach(i'm not trapped in here with you. you're trapped in here with me!!)
+emma frost ("cool" kelimesinin kadın karşılığı, soyadından da belli değil mi zaten?)
+gambit (erkeklerin "kız olsam verirdim" dediği çizgi roman karakteri. dikkatinizi çekiyorum, çizgi roman karakteri.)
+cable(bilin bakalım kimin kankası? tabii ki de marvel evreninin en badass karakterinin kankası!)

ve en son ise baba'yı anıyoruz... sevgili wade wilson, nam-ı diğer deadpool! dünyanın en konuşkan, en rahatsız edici, en tehlikeli ve iğrenç suratına rağmen çizgi roman okuyan kadınların aşık olduğu tek karakter! o bir dev, o bir efsane. deadpool.


edit: wolverine yok, o listede wolverine yok.. acı yok wilson, acı yok!
sıvaz regal sıvaz regal
kendisiyle tanışmamın çok ilginç bir hikayesi olan yazardır.

çanakkale savaşı sırasında ben anzak cephesindeydim. ne için, kim için savaşacağımızı bile bilmeden oraya getirilmiştik.

cephemizde kumanyalarımızı açmış yerken çalıların arkasında bi çıtırtı duydum ve sessiz sedasız sesin olduğu yere doğru intikal ettim. bu arkadaş çömelmiş sıçıyordu. silahımı doğrultup "napıyorsun lan burda hayvan herif?? yemek yiyoruz burda, buraya sıçılır mı?" dedim. ellerini kaldırıp "ateş etme tamam teslim oluyorum" dedi. sonra cebinden çıkardığı üzerinde starbucks yazılı bi poşet verdi bana. "ketılda bi su kaynat, bunu içine dök ve karıştır sonra iç" dedi.

hali, tavrı düşmandan öte bir dost gibiydi. o an boşu boşuna burada olduğumu anladım.

götünü sol eliyle yıkadığı için sağ eliyle uzattığı poşeti gönül rahatlığıyla aldım. ben de ona barbunya pilaki ve sarma konservesi verdim.

eski iki dost gibi sarılıp kucaklaştık. sonra "ağrı kesici var mı? dedi.

- hayırdır devrem neren ağrıyor?
+ benim değil devrem bizim bölükte bi seyid onbaşı var. 250 kiloluk topu kaldırdı, yapma etme dedik ama dinlemedi. belini ağrıttı, revirde yatıyor.

cebimden bi minoset verdim ve öylece arkasına baka baka gitti.

yıllar sonra sözlükte böylesine kahraman bir askerle tekrar buluşmak beni çok duygulandırdı.