bade işcil

6 /
amonochrom amonochrom
hep sinirli, mutsuzluğunu ve huzursuzluğunu bastırıyormuş gibi bir yüz ifadesi, dolayısıyla da kötü bir elektriği var.
oyunculuğu ise hiç bir zaman olmadı, yani başarı adına bundan daha iyisi olmaz.

bence iyi bir yaşam koçu çalışmayla biraz daha mesafe alabilirdi.
ayrıca yazılmış sanırım aşırı zayıflığı hiç sevimli durmuyor, nedense ilk dönemler fiziki açıdan beğeniyordum ama artık itici geliyor.

neyse özelden yazarsa detayları görüşebiliriz, düşündüm de hala beğeniyorum galiba ben.
di mi ama di mi ama
oyuncu olup olmadığı bile muamma olan birinden beklenilen açıklamayı yapmış kişidir. karşınızdaki cek nikılsın değil hani. büyük ihtimal; anca kendi hayatına ve karakterine çok yakın bir rol verilip fazla da bir oyunculuk beklememeniz gereken magazin ünlüsü sanırım. useyin bolt'a hızlı koşan adam rolü verip oyuncudan da sayabilirsiniz.

oyuncu var, oyuncu var anlayacağınız.
laleli esnafı laleli esnafı
"oyunculuk becerisi" meselesinden önce birkaç şey söyleyeyim;

söylediklerinde garip hiçbir yan olmayan dizi oyuncusu. yıllardır bu işi yapan ve muhtemelen şimdiye kadar kendisinin kazandığının yarısını bile kazanamamış birisi olarak diyebilirim ki; evet, tipi fakir kadını oynamaya müsait değil. müsait hale getirilemez mi? getirilebilir. ama buna gerek yok. ona da uygun olanı var çünkü.

profesyonel anlamda casting dediğimiz hadise böyle bir şey zaten arkadaşlar. kaş, göz, ağız, burun, dudak, gülüş, surat yapısı, fizik, kalça-göğüs ölçüleri, yüzünün kemikli olup olmayışı vs... hepsini içeriyor.

ve o iş sadece oyunculukla olmuyor. "ama oyunculuğuyla verecek o fakir kadını" diye konuşarak da olmuyor. herkesten maksimum faydayı alabilmek, fiziksel görüntü ve oyunculuk mahareti harmanlanabildiğinde mümkün oluyor her zaman. mesela deniz çakır çok iyi bir oyuncudur. hele tiyatroda, dizilerdeki halinden çok daha iyidir. ailenin saf salak kızını da çok iyi oynar. ama onun için en uygunu dominant, fettan, uyanık vs... karakterlerdir. tam oturur kendisine çünkü. ve bazı insanlar bazı rollerde çok avantajlıdır bu tip sebeplerle.

şimdi gelelim diğer meseleye. tüm bunlardan bağımsız olarak derseniz ki; zengin yahut fakir kadını oynamak, onca becerikli oyuncu dururken bade işçil'e mi kaldı? evet, aslında kalmadı. çünkü iyi bir oyuncu değil. adını sanını bilmediğiniz ve boşta gezen öyle tiyatro oyuncuları var ki fotoğrafları bile bade işçil'den, çağatay ulusoy'dan daha iyi oynar. ama bu işler artık böyle yürüyor maalesef. pazarlamayla yürüyor. medyatiklikle yürüyor. ilişkilerle yürüyor. (çok sosyalist geçinen, halk adamı takılan ama oyuncu seçmesine 200 kişi çağırıp sonra o kalabalığın en kötüsünü, sırf kuzeni olduğu için oyuna aldıran adamlar gördü bu gözler)

ve sadece dizilerde değil artık tiyatrolarda bile medyatik ismi olan, afişte adı yazdığında seyirci çekme potansiyeli yüksek olan insanlar tercih edilmeye başlanıyor. nitelikli tiyatrolar bile daha fazla kazanmak için bu yola başvuruyor. bakın, serdar biliş gibi bir insanın yönettiği, beyhan murphy gibi bir insanın koreografisini yaptığı alice müzikalinde kimler var. kabul etsek de etmesek de sistem böyle işliyor artık.

istanbul'un neredeyse yirmi milyona varacak güncel nüfusu içinde düzenli tiyatro seyircisi yirmi bin bile değil arkadaşlar. ( fırsat sitelerinde yarı fiyatına bilet alanları çıkarsak durum çok daha vahim ) avrupa'daki çeşitli ülkelerde ayakta alkışlandıktan sonra burada seyirci bulamadığı için 10 kere oynanmadan kalkan oyunlar bilirim. çok yetenekli insanlardan ziyade pazar magazininde gördüğü insanları izlemeyi seçen bu kitlenin ve bu kitlenin önüne sanat diye pespayelikleri süren, zamanla onların zevklerini belirlemeye başlayan yavşakların doğurduğudur bu sistem. suç bade işçil'de değil. yanlış yerde arıyorsunuz.
ah ya neymar ah ya neymar
ya şöyle körü körüne eleştiren duyarcı mallara o kadar ayar oluyorum ki.

kendisiyle alakalı tespitte son derece haklıdır. mesela ajda pekkan için de geçerlidir aynı şey. bu şekilde sarışın, renkli gözlü, beyaz tenli ciks kadınları fakir rolüne koy sırıtır arkadaş. mal mısınız nesiniz anlamadım ki.

ayrıca zayıf kadın iyidir hiç boşuna boklamayın. zaten sikim kadar boyunuz var tıknaz tıknaz gezip göz kanatıyorsunuz, bir de utanmadan nesli tükenmekte olan zayıf kadınlara sarmayın.
blackslimbright blackslimbright
söylediği aptalca, bu ülkede müjde ar gibi bir kadın kaç yıl önce kibar feyzoda köylü kadınını oynadı. çatır çatır da oynadı. senin oyunculuk portföyünde tek bir kaşar zengin kızı tipi varsa bu senin vasatlığın. aynısı kenan imirzalıoğlu için de geçerli, necati şaşmaz için de. bu adamların maço rolden başka oynayabileceği bir haltları yok.

laf buradan dönüp kıvanç tatlıtuğun cesaretine geliyor. adam "abi ben jönüm, her yerdr oynamam" tribine girmedi her yerde risk alıp kendini geliştirdi ve değişik roller aldı. gümüş, kelebeğin rüyası, ezel... yani demem o ki yapımcılar sana fakir kadın rolü getirmiyorsa onun altından kalkacak bir kafa olmadığını bildiğinden.
skadi skadi
tam da şey yapamıyorum ama bence bir kavram karmaşası yaşıyor kendisi.köylüyü oynamaya tipim müsait değil demek istemiş sanki aslında ama yani köylü eşit değildir fakir. bu kadın şimdi bana bir kent yoksulunu oynayamaz mı?siz yaşadığınız kentlerde, yürüdüğünüz sokaklarda insanların fakirliğini zenginliğini tiplerinden ayırt edebiliyor musunuz mesela?ben edemiyorum. etmeye de çalışmıyorum daha doğrusu o yüzden iyi niyetlidir kötü niyetlidir bilemiyorum ya da belki çarpıtmışlardır gerçekten kadının söylediklerini ama ben bu yaklaşımını bir miktar pejoratif buluyorum, daha doğrusu pejoratif değil de yani hayatı kendi nezih muhitlerinden ya da rutinlerinden ibaret zannetmek, işte bu bana biraz "el insaf" dedirtiyor.

ha yok ben illa da zengini oyanamalıyım diyorsa ne diyelim yani richie rich'in kadın anası rolünde başarılar kendisine
6 /