barış güney

telvin telvin
gerçekten çok yetenekli bir üstaddır. tekniği erdal erzincan ya da erol parlak'a benzemektedir. zaten bellidir ki arif sağ tarafından albümü yayınlanmıştır.
ayrıca ömer avcı ve cenk şanlıoğlu ve ertan tekin ile birlikte yeni bir tarz üzerinde denemeler yapıp, dinletiler vermektedirler. dinletileri tohum dan farklı ezgiler üzerine kuruludur.
ayrıca en son feryal öney'in albümünde bir bestesi, bağlaması ve düzenlemeleriyle yer almıştır.
iustinianus iustinianus
... f.bahçe altyapısındaydı ama yüreği beşiktaş için çarpıyordu. bonservisi de serbest bırakılmıştı hatta.. içindeki beşiktaş arzusu depreşmişti ve f.bahçe’den bir an evvel ayrılmak istiyordu. ille de beşiktaş! beşiktaş’ı, istemesine uyuz olaraktan, bonservis anlaşmasını bozaraktan "75 milyarı getir, nereye istiyorsan git" demişlerdi. o da, bir bankaya gitti, söylendiği kadar "tüketici" kredisi çekti. bonservisin parasını f.bahçe’ye ödedi. şimdi çok sevdiği beşiktaş’ta basketbol oynamakta ve bir yandan 75 milyarlık "tüketici" kredisinin de borçlarını ödemekte. sunucu sahneye davet ettiğinde "beşiktaşlı duruşunu" görmeliydiniz.
teşekkürler barış güney! ...
(alen markaryan'ın yazısından alıntıdır.)

daha bir sevdik kendisini.
kırmızı kara ağaç kırmızı kara ağaç
bir erdal erzincan hayranı olarak; kulağa çok tanıdık gelir ilk etapta sazı. tortulu bir ses rengi var. dinlenesi, dinledikçe sevilesidir.




''karadır kaşların eğmeli değil
elele kolkola değmeli değil'' türkünün bu kısmında, özellikle 'eğmeli değil' sözlerini söylerken daha bir erdal erzincan'ı andırıyor.