basel

1 /
adınıunuttuğumkızılsaçlıkadın adınıunuttuğumkızılsaçlıkadın
memlekette bir çay ocağından başlayan sohbet bizi basel e kadar götürdü. ilk olarak easyjetten 1.5 ay kadar önce 83 euro ya biletimizi aldık ve basel hakkında hiçbirşey bilmeden sabiha gökçen'den kalkan uçağımıza bindik. buraya kadar hiçbir sorunla karşılaşmadık. sadece havaalanında online bilet geçmediği için check-in yaptırmak zorunda kaldık. internetten hostellere baktığımızda en ucuzun baselde basel back pack adlı hostel olduğunu bulduk. ve isviçre'ye iner inmez basel havaalanında kalkan 50 nolu otobüse binerek tren istasyonuna inip bakc pack'i aramaya koyulduk. ilk önce bulamasak da ümitsizliğe düşmedik bir taksiye atlayıp 18 frank karşılığında hosteli bulduk. ama sonradan öğrendik 15 nolu tranvay tam otelin önünden geçiyormuş. beklediğimizden daha fazlasını bulduk hostelde. çamaşır makinesinden ocağa kadar her şey vardı ve kesinlikle temizdi. hosteldeki kel abi bize ücretsiz dolaşım hakkı sağlayan bir kart verdi ve otelin bir aşağı sokağından geçen 16 nolu tranvaya binip marketplatz dedikleri şehir merkezine doğru yola koyulduk. gerçekten tarih kokan bir şehir basel ve oldukça iyi korunmuş. şehir merkezinden aşağı doğru indiğimizde ren nehrinin güzel manzarasıyla karşılaştık ve 1952 yılında yapılan köprü de coop dan aldığımız 1.50 franklık kola ve ay çöreğiyle bize eşlik etti. şehir ulaşım açısından harika. heryere tranvay var. şehirin kılcal damarlarına ise otobüs gidiyor. biraz gezdikten sonra yine karnımız acıktı ve türk görme umuduyla dönercilerden birine girdik. türkçe konuştuk. yalnız buradaki pkklı dönerciler eğer güneydoğu illerinden gelmediyseniz tuvalet için bile para almaya kalkışıyorlar zaten şehri biraz gezdikçe gördüğünüz "şehit namir", "apocu gençlik" yazıları bu adamların hiç de iyi ayak olmadığını gösteriyor. türkler her yerde bu şehirde ama baseldeki türk nüfusunu genelde pkklılar oluşturuyor. iftira felan atmıyorum gidince görecekseniz. baselin gezme ömrü 1 gün. burayı gezdikten sonra isterseniz schifflande den kalkan otobüslerle alsas loren bölgesine gidebilirsiniz. alsas bölgesinde st.louis kasabasının girişinde la kapadokya dönercisi var. sahibi aksaraylı ve gerçekten çok babacan bir adam. aç olmasanız bile gidin sohbet edin isa dayıyla dertlerini dinleyin ve açsanız da lezzetli dönerinden kesinlikle yemelisiniz. basel’de en çok hoşuma giden köyleri olmuştu. şehir merkezinden 16 nolu tranvaya binin ve lörendach yönünde riehen dorf da inin. harika köyleri var. yeşilin gerçekten her tonu var ve mükemmel korunmuş bir doğayı karşınızda bulacaksanız . alışveriş için ise 14 nolu tranvaya binip st.jakop da inin. elektronik eşyalar gerçekten türkiye’ye göre çok uygun. sonrasında ise basel hayvanat bahçesine uğrayıp gezinizi tamamlayabilirsiniz. sonrasında ise 31 franka zürihe doğru tren istasyonundan yola çıkın yada milanoya fark etmez ordan heryere tren var.
not : çikolata almak için marketplatz de mercure var. orayı tavsiye ederim ve yemek için coop dan başkasına gitmeyin. gerçekten çok ucuz.
mandrake mandrake
buram buram sanayi kokan sıradan bir orta avrupa şehridir. pek bir özelliği yoktur, vakit ve para harcamaya değmez. bern ve zürih'in yanında esamesi okunmaz.
1 /