başı bağlı olmak

füçır füçır
ilk önce diyaloğu yazayım. 2 arkadaşımla kalabalık bir caddede turluyoruz.

- olm çok şanslısınız lan. misal ben istesem dahi şu etraftaki cıvıl cıvıl kızlara bakamam, onlara kur yapamam, yatağıma alamam.

+ nedenmiş kanka?

- çünkü başım bağlı olm. halbuki siz öyle misiniz? hür, başıboş, serkeş martılar gibisiniz. istediğiniz geminin güvertesine konar, vapurlarda yolculardan simit isteyebilirsiniz. verir vermez ama istersiniz. isterseniz şu kıza seni öpebilir miyim der, isteseniz şu kızla sevişebilirsiniz. ama ben yapamam çünkü başım bağlı. öyle imreniyorum ki size.

+ haklısın balım, bundan önce, başının bağlı olmadığı zamanlarda, burda attığımız 2000 turda hep bir geminin güvertesine kondun, istediğin kızla özgürce seviştin ve şimdi başın bağlı ve elini eteğini çektin bu işlerden.

- ... (cevab veremedim)

* ağır konuştun.

işte başı bağlı olmak böyle bir şey. bir kişiye kendini sözle, ruhla veya bir akitle bağlamak.

ama arkadaşın sakince verdiği ayarın tadına doyulamazdı.
mubarhack adam mubarhack adam
başı bağlı olmak aslında karşı cinsle belli bir ilişkinin başlamasından sonra başka insanların onun bir eşinin olduğunu anlaması için daha sınırlı ve dikkatli davranmasıydı artık ise bu kavram evinden çıkmayan, zorla kapanan ama gizliden her b*ku yapan bir sisteme dönüştü.