basit yaşamak

2 /
düttürü dünya düttürü dünya
çoğu zaman çevrenizdeki insanların sizi yeterince karmaşık yeterince öhm parıltılı olmadığınız için suçlamalarına yol açar.

hala 18 yaşında dinlediğiniz şeyleri dinlediğiniz için ,

aynı saç modelini bıkmadan usanmadan kullandığınız için ( temiz bir 6 yıldır filan),
aynı yerlere gidip aynı insanlarla görüşmekten keyif alıp,

yıllar yılı radikal bir değişikliğe gitmediğiniz için.
neyseniz o olduğunuz için ve hayattan çok büyük beklentileriniz olmadığı için sizi basit olmakla suçlarlar.
siz de tutup itiraz etmezsiniz.
pisikletçi pisikletçi
bence zeki insanın yapabildiğidir. daha doğrusu benim için zeki insan ne en zor problemi hızlıca çözebilen, ne sabahtan akşama kadar güldürebilen, ne de 3 üniversite bitirebilendir.. basit yaşayabiliyo musun?? bence zekanın başladığı nokta tam orası!
pikolata pikolata
keyfini çıkararak yaşamaktır. yorulmadan-yormadan. didişmeden, kemirmeden için içini. kimseyle uğraşmadan. hayatı idame ettirmek için uğraşılan şeyleri basite indirgemek, çok gözde büyütmemek, gereksiz hırslardan uzak olmak. herhangi birşeyi odak noktası yapmamak. zorundalıkları keyifli hale getirebilmek.

eve geldiğinde önce yemek yemek, sevdiğin bişeyler içmek. bişeyler izlemek yada çıkıp gezmek. uyumak. uyanmak. arkadaşlarla takılmak. insani ihtiyaçlar bütünü. arınmışlık hissi.

basit düşünmek / gereğinden fazla düşünmemek.
basit yaşamak..
absürt adam absürt adam
basit yaşam denildiğinde her zaman akla teknolojiden uzaklaşmak geliyor. bence yanılıyorlar, çoğu zaman teknoloji basit yaşamanın destekçilerindendir. örneğin eviniz bir sürü yazılı kağıtla, notlarla, kitaplarla, fotokopilerle dolu bu basitlik sayılabilir mi? onun yerine herşeyinizi pcnizde tabletinizde tutarak daha basit bir hayata geçiş yapabilirsiniz. tabi teknoloji manyağı olmamak kaydıyla. maalesef ki teknolojik gelişmeler ihtiyacımız olmayan şeyleri ihtiyacımızmış gibi hissetmemize neden oluyor. eğer teknoloji ile aranızı da basit tutabilirseniz basit bir hayat adına büyük bir adım atabilirsinzi
aylakaydan aylakaydan
basitliği hayat felsefesi edinen benim gibilerin her nefes alışında gerçekleştirdiği eylemdir. ara sıra kendimle çelişsem de, kopsam bağlanamasam da, basit yaşamak güzeldir. kafaya takmadan hiç bir nöro-psikolojik hastalık çekmeden, sado-mazoşist efkara kapılmadan inceden yaşama şeklidir.

hayat basitliktedir dostlar. girift bilmecelerin ardına saklanan cevaplar gibi olmamalıdır hayata verilecek cevaplar. işte bu kurguya oturtulduğunda zevk alınmaya başlanır hayatttan. en klasik örnekle orta halli bir insanla çok zengin bir insanın yaşayışı aynı değildir. basit olan nedense imrenilir.

sevgiliyle gidilen pahalı yerler sizin kendinize tanıdığınız ayrıcalıklar olabilir ara sıra. lakin en romantik anılar en basit buluşmalarda gerçekleşmez mi ? sahile karşı sarılıp oturmalar, çekirdek çitlemeler, derdin tasanın sıcacık çay motifiyle süslendiği anlar en akılda kalan zamanlardır.

haa aklıma gelmişken söyleyeyim, nerden aklıma geldi bilmiyorum ama basitliğe yorabilirsiniz. bir gün bursaya yolunuz düşerse, ki ben beş yılımı düşürdüm o şehre, ördekli hamamı kültür merkezinin yukarısındaki caminin karşısında, turşu suyu satan, az yukarısında da çıtır çıtır simitleri çıkaran bir taş fırın göreceksiniz. bir simitle ufak bir bardak turşu suyunu güzel bir bursa sabahı sessizlik senfonisini dinleyerek hayatın anlamını keşfedebilirsiniz.

selamlar. giriftliğin karmaşasından, basitliğin sadeliği ve çekiciliğine erişmek ümidiyle.
şovenist zürafa şovenist zürafa
entrika hastalığına tutulmamış olmaktır. net olmaktır. ne istediğini bilmektir. insanların yargılarına kanmamaktır. kim ne derse desin, umursamamaktır. her işin altından tek başına kalkabilme yeteneğine sahip olmaktır. minimalist bir çerçevede, düzenli disiplinli titiz bir çevrede, olağan akışı absürd şeylerle bozmama çabasıdır. sonuna kadar destekliyorum seni basit yaşayan insan
chopin in rüyası chopin in rüyası
oyunun basit şekilde oynanmasıdır. basit güzeldir, kolaydır ve sonuç alıcıdır. tıpkı futbolu en basit şekliyle oynamak gibi.

ancak insanoğlu o üstün kibriyle basit olanı değil zor ve karmaşık olanı seçer. basit olanı yakıştıramaz kendisine. illa ki, varyete yapacak, kalecinin dibinde olmasına rağmen şut atmak yerine dönüp defansı tekrar çalımlayacak!?

insanoğlunun ruhuna üfllenmiş kibir ve üstünlük duygusu basit olanı öteler. aslında basit ve güzel olanı öteleyen insan kendini öteleme çabasına girer, kendisiyle savaşmaya başlar. aslında bu imkansızdır, zira kimse kendisinin ötekisi olamaz ve kendisini yenemez.

bu anlamsız yarışa girenlerin tümü sonuçta kaybeder ve sonunda ağzından şu kelimeler dökülür: 'kendime yenildim '
2 /